Nedim Şener babası aslen nereli, kimdir, kaç yaşında, babası kim, kimin oğludur?

02.11.2022

Nedim Şener babası aslen nereli, kimdir, kaç yaşında, babası kim, kimin oğludur?

Nedim Şener’in kim olduğu, memleketinin nere olduğu, babası ve özel hayatı merak ediliyor.

İşte Nedim Şener’in kısa biyografisi:

Nedim Şener aslen Bolulu olsa da Almanya’da dünyaya geldi.

1966 Almanya’da doğan Nedim Şener, Gazeteciliğe 1992 yılında Dünya gazetesinde başladı.

1994 yılında çalışmaya başladığı Milliyet gazetesindeki işine Mayıs 2011’de son verildi.

Ocak 2010’dan Mart 2011’e kadar Posta gazetesinde köşe yazarlığı yaptı.

Yolsuzluk, terör finansmanlığı, Susurluk olayı, Hrant Dink suikastı, cemaat ve istihbarat konularında kitapları bulunuyor.

3 Mart 2011’de Oda TV’ye yönelik Ergenekon soruşturması kapsamında gazeteci Ahmet Şık ile birlikte gözaltına alınan Şener, tutuklandıktan sonra Silivri Cezaevi’ne konuldu.

Ergenekon terör örgütüne yardım ettiği gerekçesiyle yedi yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandı.

Nedim Şener aslen Bolu Mengenli’dir.

54 yaşındadır.

Asıl mesleği ise gazeteciliktir.

Şu anda Hürriyet Gazetesinde yazarlık, CNN Türk’te ise yorum yapmaktadır.

Nedim Şener kimin oğlu olduğu merakla sorulur. Nedim Şener’in annesi ile babası vefat etti.

Annesinin adını haberlere yansıdığı için biliyoruz. Adı Hüsniye Şener’di. Oğlunu cezaevinde ziyaret ettikten bir süre sonra vefat etti.

Babası ise daha önceki yıllarda hayatını kaybetmiş.

Nedim Şener, annesinin kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini köşe yazısında kaleme almış, onun ölümünden Ergenekon kumpasını kuranların sorumlu olduğunu savunmuştu.

Şener o yazısında şöyle demişti:

“Üç yıl önce de babamı kaybettiğimizde kendini iyice yalnız hissetti. Bir de oğlunun “terörist” diye hapse atılması onu iyice yıktı. Cezaevinde her çarşamba gününü bayrama çeviren eşim Vecide ile birkaç sefer Silivri’ye de geldi. Hapiste ilk karşılaşmamız camın arkasından yaptığımız kapalı görüştü. Yüreğinin sıkıntısından ağlıyor, duvarlara tutunarak ayakta duruyordu. Duruşmalarda hayli geniş bir çevre edinmiş. Herkese oğlunun “terörist” olamayacağını anlatıp durmuş.Telefonla sağı solu arayıp bir şeyler yapılmasını istemiş. Dualar etmiş. 12 Mart 2012 günü tahliye haberini televizyondan duyduğunda kriz ve kısmi felç geçirmiş. Ölümden en ciddi dönüşü o an yaşamış.

Ardından Almanya’ya döndü. Oradaki doktorlar “Senin bu raporlarla şu anda yaşamıyor olman lazım, nasıl buraya kadar gelmeyi başardınız?” diye sormuşlar. Kalp pili ile yaşatmaya çalıştılar. Ama ana yüreği işte buraya kadar dayandı. (…) (01.08.2012/Posta)

You cannot copy content of this page