Çarşamba , Nisan 8 2020
Ana Sayfa / PolisGelisim / POLİSİN İFADE ALMASI İLE İLGİLİ MADDELER

POLİSİN İFADE ALMASI İLE İLGİLİ MADDELER

Türk Hukuku “ifade alma” ve “sorgu” arasında önemli bir fark yaratmıştır: “İfade alma”, suçlanan kişinin kolluk kuvvetleri, ya da savcı önünde yaptığı açıklamalardır (CMK 2/1-g). “Sorgu” ise, böyle bir kişinin hakim önünde açıklamalarda bulunmasıdır (CMK 2/1-h).Burada şuna dikkat etmek gerekir.

Devletin şüphelenmediği kişiye soru sorması da mümkündür. Buna “bilgi toplama” denir.

İfade almada birinci aşama: ifade almak üzere davet.

1 – Cumhuriyet savcısının ifade almak üzere çağırı çıkarması.

CMK 145‘e göre, ifade ya da sorgu için çağrılan kişilere davetiye gönderilir. Kişinin bu davete uymaması olasıdır. “Davetiye ile çağrılan kişiye, çağrılma nedeni açıkça belirtilmek zorunda olduğu gibi, gelmezse zorla getirileceği” de bildirilir.

Gelmediği takdirde, ayrıca Kabahatler Kanunundaki emre aykırı davranış kabahatini işlemiş olur (KK 32).

Oysa uygulamada gönderilen çağrı yazılarında, ilgiliye hangi olayla ilgili çağrı yapıldığı yazılmamaktadır.

Hak kısıtlayan bu işlem; telefon masajı, e-mail gibi yöntemlerle yapılamaz. Mutlaka yazılı olmalıdır. CMK sadece tanıkların çağrılmasında telefon vs den faydalanmayı kabul etmişse de, çağrı kağıdına bağlanan sonuçların bu durumda uygulanmayacağını belirtmiştir.

2 – Kolluk savcıdan emir almadan kendiliğinden ifade alabilir mi?

Hayır bu mümkün değildir. Kanunun kabul ettiği sisteme göre, kolluğun yapacağı bütün araştırma ve soruşturma işlemleri için C. savcısından her bir işlem için tek tek yazılı emir alması gerekir. (CMK 161/2). Bu nedenle, kolluk “kendiliğinden” tanık dinleyemez, şüpheli veya sanık ifadesi alamaz.

Ancak 6638 sayılı yasa ile PVSK’nun 15 inci maddesine : “Polis, müşteki, mağdur veya tanık ifadelerini, ikamet ettikleri yerlerde veya işyerlerinde de alabilir. Bu fıkranın kapsamı ile uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı’nca belirlenir” fıkrası eklenmiştir.

CMK 161 inci madde gereğince, soruşturma evresinin sorumlusu C. savcısı olduğuna göre bu hüküm öncelikle CMK’ya aykırıdır.

Kaldı ki mağdur sıfatıyla da olsa bir kişinin ifadesinin alınması için (zorunlu tıbbi gerekler dışında) evine veya işyerine kolluğun gelmesi, toplumsal çevre açısından o kişi üzerinde olumsuz etki yapabilir.

Ayrıca önemli bir delil olan tanık ifadesi, üçüncü kişilerin muhakeme konusu olayla ilgili olarak beş duyuları vasıtasıyla sahip oldukları bilgileri, C. savcısı, hakim veya mahkemeye anlatmaları demek olduğundan (CMK 43/5), tanık ifadesini alma yetkisinin kolluğa verilmesi CMK’nın esasına aykırıdır.

Her ne kadar PVSK 15/1 de “Polis, yaptığı tahkikat esnasında ifadelerine müracaat lazım gelen kimseleri çağırır ve kendilerine lüzumu olan şeyleri sorar” denilmekte ise de, bunu “ BİLGİ ALMA” şeklinde anlamak gerekir.

PVSK MADDE 15 – Polis; yaptığı tahkikat esnasında ifadelerine müracaat lazım gelen kimseleri çağırır ve kendilerine lüzumu olan şeyleri sorar.(Ek: 16/6/1985 – 3233/5 md.; İptal: An. Mah.nin 26/11/1986 tarih ve 1985/8 E.,1986/27 K. sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra: 27/3/2015-6638/3 md.) Polis; müşteki, mağdur veya tanık ifadelerini, talepleri hâlinde ikamet ettikleri yerlerde veya işyerlerinde de alabilir. Bu fıkranın kapsamı ile uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığınca belirlenir.

YAKALAMA VE GÖZALTINA ALMA YÖNETMELİĞİ

İfadenin Esasları

MADDE 22 – İfade, kolluk kuvveti amir ve memurları tarafından aşağıda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde alınır:

A) İfade verenin kimliği tespit edilir. İfade veren kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmak zorundadır.

b) Yakalama ve yakalama süresinin uzatılmasına ilişkin emirden, yakalananın bir yakınına veya belirlediği bir kişiye Cumhuriyet Savcısının kararıyla gecikmeksizin haber verildiği veya verileceği bildirilir.

c) Kendisine isnat edilen suç anlatılır. İsnat edilen suç hakkında açıklamada bulunmamasınınkanuni hakkı olduğu hatırlatılır.

d) Müdafi tayin hakkının bulunduğu, müdafi tayin edebilecek durumda değilse baro tarafından kendisine müdafi tayin edilebileceği, arzu ederse müdafiin soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ifade alınırken yanında bulunabileceği, bunun için vekalet vermesinin gerekmediği bildirilir.

e) Talep ederse, bir müdafi görevlendirilmesi için baroya haber verilir. Müdafiin gelmesi için makul bir süre beklenir, müdafi gelmezse bu husus tutanağa kaydedilerek ifade alma işlemine başlanır.

f) Kendisi aleyhine var olan şüphe sebeplerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek imkanı verilir.

g) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını talep edebileceği hatırlatılır.

h) Şahsi halleri hakkında bilgi alınır.ı) İfade alma şüphelinin lehine olan delilleri açıklamasına engel olmayacak biçimdeyürütülür.

i) İfade bir tutanakla tespit edilir.

j) İfade alınan yer, tarih, şüphelinin açık kimliği, bu işlem sırasında hazır bulunanlarınkimlikleri, görevleri, bu işlemler yapılırken yukarıdaki esaslara uyulup uyulmadığı,uyulmamış ise sebepleri tutanağa geçirilir.

k) Tutanak, okunup anlaşıldıktan sonra hazır bulunanlarca imzalanır. İmzadan imtinaeden varsa bunun sebepleri tutanakta belirtilir.

Müdafi sadece hukuki yardımda bulunabilir, şüphelinin ifadesi alınırken şüpheliye sorulan soruya doğrudan cevap veremez, onun yerini aldığı izlenimi veren herhangi birmüdahalede bulunamaz. Hukuki yardım maddi olayı karartabilecek müdahalelerin yapılması anlamına gelmez.

Müdafi, şüpheliye bütün kanuni haklarını hatırlatabilir ve müdafiin her türlü müdahalesi tutanağa geçirilir.Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görevine giren suç nedeniyle ifadesi alınan kişiye birinci fıkranın (d) ve (e) bentleri uygulanmaz.

İfade Almada Yasak Yöntemler

MADDE 23 – İfade veren şüphelinin beyanları hür iradesine dayanmalıdır. Yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler, rızası olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Bu nedenle gözaltındaki kişiye;

a) Özgür iradeyi engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, zorla ilaç verme,yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddette bulunma, bazı araçlar uygulama gibi iradeyibozan bedeni veya ruhi müdahaleler yapılamaz

b) Kanuna aykırı bir menfaat vaat edilemez

Bu habere de bakabilirisiniz

Soruşturma İle İlgili İşlemler

Suçlar genelde alenî değil, gizli işlenir. Suçun işleniş şeklinin ve suçu işleyen kişilerin ortaya çıkarılmasında …

Bir cevap yazın