Perşembe , Şubat 20 2020
Ana Sayfa / İnsan Hakları

İnsan Hakları

Temel eşitlik; bütün insanların hayatlarının eşit ahlaki değere sahip olması anlamında, herkesin eşit doğduğu düşüncesidir.

İnsan haklarından doğan hukuki yükümlülük Devlete aittir.

Temel haklar; Anayasa kuralları tarafından düzenlenmiş insan haklarını ifade eder.

İnsanın olanakları; insanın akıl ve vicdan sahibi, düşünen bir varlık olması gibi özelliklerinden doğan insana özgü potansiyeline verilen addır.

İbn-i Sina; yönetilenlerin rızasının olmadığı bir iktidara karşı direnme, bu iktidarı devirme ve iktidar sahibini öldürme hakları olduğunu söyleyen İslam düşünürüdür.

Domokritos; eski Yunan düşünürlerinden olup devleti, toplumda iyi bir yaşam biçimi ve düzeni sağlamaya yönelik yasaları yapmak ve korumak amacıyla insanlar tarafından oluşturulmuş yapay bir kurum olarak tanımlamıştır.

Habeas Corpus ilkesi; keyfi gözaltı uygulamalarını önlemeyi amaçlayan ve açık yasal düzenlenişine ilk olarak İngiltere’de rastlanan bir ilkedir.

Birinci kuşak insan haklarının kabul görmesinin esas sürükleyicisi Burjuvazi olmuştur.

Doğrudan demokrasi; bütün vatandaşların aracısız olarak kendilerini yönettiği demokrasi türüdür.

Pozitif hukuk; geçerliliği bütün ülkede devlet tarafından sağlanan hukuka denir.

Kamu özgürlükleri; hukuk kurallarıyla düzenlenmiş dolayısıyla da devlet tarafından güvenceye bağlanmış özgürlükleri ifade eden kavramdır.

Doğal (Tabii) Hukuk; insanların doğal, vazgeçilmez ve ihlal edilmez haklara sahip olduğu ve siyasi iktidarın bu haklara saygı göstermekle yükümlü olduğu ilkesini içeren bir hukuk türüdür.

Kişi hak ve özgürlükleri; yaşam hakkı, kişi özgürlüğü, güvenliği, düşünce özgürlüğü gibi birinci kuşak insan haklarını ifade eden kavramdır.

Hak; kişiye çıkarlarını korumak, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hukuk düzeninin tanıdığı irade gücüdür.

Stoacılık; bütün insanların evrensel düzenin temel parçaları olarak evrensel akıldan pay aldığını, hepsinin Tanrının çocuğu ve kardeş olduğunu ve tek dünya devleti ile tek dünya vatandaşlığını savunan ilk çağ düşünce akımıdır.

Konfüçyüs; birliği sağlanmış güçlü bir siyasal iktidarın adaletsizlikleri yok edebileceğini, böylece kişisel ve ailesel yaşamda sükunetin geri geleceğini iddia eden düşünürdür.

Lao-Çe; yöneticilerin, insanların bireysel yaşamlarına müdahalede bulunmamaları gerektiğini ve bireysel hayata müdahale etmemenin tek yolunun da bu alanda hiçbir kanun yapmamak olduğunu söyleyen Çinli düşünürdür.

Etats Generaux; 1789 öncesi dönemde Fransa kralının vergi ve asker toplamak için onayını almak zorunda olduğu organdır.

Virginia insan hakları bildirisi; temel hakları yaşam, özgürlük, mülkiyet, mutluluk ve güvenlik arama ve bunlara erişebilme hakları olarak ayırmış ve bunların doğuştan haklar olduğunu ifade etmiştir.

1791 Fransız anayasası seçme ve seçilme hakkını AKTİF vatandaşlarına tanımıştır.

John Locke’nin yaşam-özgürlük-mülkiyet formülü temelinde şekillenen insan hakları “birinci kuşak” haklardır.

Modern devlet; sınırları belli toprak parçası üzerinden meşru güç kullanma ile hukuk yaratma ve uygulama yetkilerini tekeline almış devlet tipidir.

Birinci kuşak insan haklarının diğer adı “klasik” haklardır.

Yaşam hakkı; kamu makamlarının emri ile öldürülememe ve yaşama yönelik tehlikelere karşı kamu makamları tarafından korunma hakkıdır.

Evrensellik; insan haklarının bütün insanları kapsamasını ifade etmektedir.

Maddi eşitlik; insanların ekonomik imkanlar bakımından eşit olmasıdır.

Anayasa tarafından düzenlenmiş insan hakları, temel haklardır.

Özgürlük; herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya maruz kalmaksızın düşünme ve davranma durumuna denir.

Aquinumlu Thomas; kilise ve devlet iktidarının ayrı olması gerektiğini, siyasal iktidarın Tanrı kaynaklı olsa bile yöneticiye halk eliyle ulaştığını savunan orta çağ düşünürüdür.

Jean Jacques Rousseau; devletli toplumu, birey iradelerinden doğmuş olan genel iradenin yönetimi altında yaşayan, eşit hak ve yükümlülüklere sahip bireylerden oluşan bir yapı olarak kurgulamıştır.

İngiltere’de kral ve baronlar arasında imzalanmış olan ve insan haklarının şekillenmesinde ilk adımı oluşturan belge Magna Carta’dır.

Magna Carta’nın hükümlerini krala bir kez daha hatırlatmayı amaçlayan belge Petition of Rights (Haklar Dilekçesi) dir.

Mülkiyet hakkını “kutsal ve dokunulmaz” bir hak olarak tanımlamış olan belge Fransız insan ve vatandaş hakları bildirisidir.

Medeni ve siyasi haklar uluslararası sözleşmesi; ifade özgürlüğü bakımından savaş propagandası yasağı ile ulusal, ırksal ve dinsel nefretin savunulması yasağı sınırlamalarını açıkça anmıştır.

İkinci kuşak insan haklarının diğer adı da Sosyal Haklardır.

Formel eşitlik; toplumdaki bütün bireylerin haklar bakımından aynı statüde olduğunu ifade eder.

Üstünlük; insan haklarının, diğer haklara ve hukuk kurallarına göre öncelikle dikkate alınması gerektiği ifade eder.

Buda, Hindistan’daki kast sistemine karşı çıkmış ve insanlar arasında eşitliği savunmuştur.

Magna Carta, modern insan haklarının başlangıcı sayılabilir.

Fransa insan ve vatandaş hakları bildirisini ilan eden kurum, Fransız ulusal meclisidir.

4 Temmuz 1776 Bağımsızlık Bildirisi; insanların yaşam, özgürlük ve mutluluğa erişime haklarına da vurgu yapan ve Amerika’nın İngiltere monarşisinden koptuğunu açıklayan belgedir.

Genel oy; vatandaşların seçmen olabilme hakkını servet, eğitim, vergi, cinsiyet ve ırk gibi kayıtlamalara bağlamayan seçim ilkesidir.

Siyasal haklar; Fransız insan ve vatandaş hakları bildirisinde herkesi kapsayıcı şekilde düzenlenmemiş olan hak ve ilkedir.

İlkçağdaki toplum sözleşmesi kuramcıları Protagoras, Antiphon ve Alkidamas’tır.

Magna Carta’nın tetiklediği oluşum Parlamento’dur.

Fransız insan ve vatandaş hakları bildirisi; doğal hukukun pozitifleştirilmesine bir örnektir.

Modern insan hakları düşüncesinin yerleşmesinde etkili olan hukuk Doğal Hukuktur.

Hukuksal eşitlik; Virginia Haklar Bildirisi ile Fransız insan ve vatandaş hakları bildirisinde ifadesini bulan ve uygulaması 18. Yüzyılın tipik olgularından olan bir eşitlik türüdür.

Magna Carta, içerik ve etki bakımından Sened-i İttifak’a benzer.

AİHM içtihatları doğrultusunda olağanüstü hallerde gözaltı süresi en çok 7 gündür.

Bodin’in egemenkik kuramında mutlak egemenliğin sınırlarından birisi de Doğal Yasalardır.

John Locke, özgürlük felsefesi ve hakları kataloğu ile ilk insan hakları belgelerini belirgin şekilde etkileyerek şekillendiren düşünürdür.

Kadınlar, Yunan site devletlerinde hiçbir dönemde yurttaş olarak kabul edilmemiştir.

Hindistan’daki özgürlük ve eşitlik sorununa ilişkin görüşler, Kast sisteminin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Bütün insanlığa seslenerek herkesi kapsayıcı haklar formüle eden ilk insan hakları belgesi Virginia Haklar Bildirisidir.

Klasik hakların ortaya çıkışı MÜLKŞYETÇİ DEVLETLERİ haklarla ve genel olarak hukukla sınırlama ihtiyacının bir ürünüdür.

Hak; sahibine olumlu ya da olumsuz bir talepte bulunma hakkı verir.

Kolektif hakları; ancak bir topluluk halinde kullanılabilen haklar olarak tanımlanabilir.

İnsan hakları; hangi ulusal, etnik ya da dini topluluktan olursa olsun, herkesin sadece insan olmak nedeniyle sahip olduğu değeri korumaya dönük eylem potansiyelinin başkalarınca tanınmasını ve her tür dış müdahaleye karşı korunmasını gerektiren en üstün ahlaki iddia ve talep olarak tanımlanabilir.

İnsan hakları komitesi; Kişisel ve siyasi haklar sözleşmesinin düzenlediği hakların uygulamasını gözetmek ve taraf devletlerin u haklara saygı gösterip göstermediğini denetlemek amacıyla kurulmuştur.

İnsan hakları konseyi; Birleşmiş Milletlerin insan haklarını teşvik ve korumayı üstlenmiş ana kuruluşudur ve devletlerin, sivil toplum örgütlerinin ve diğer kuruluşların insan hakları konusundaki görüşlerini dile getirmeleri için bir forum görevi görür.

Uluslararası adalet divanı; BM çerçevesinde bireyler veya yönetim dışı kuruluşları yargılayan bir yargı organı değildir ve insan hakları mahkemesi de değildir. Hukuk kurallarının açıklanması niteliğinde kararlar verir.

Irk ayrımcılığının kaldırılması komitesi; Uluslararası her türlü ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına dair sözleşmenin uygulanmasını izlemek üzere kurulmuştur.

Kamu düzeni; insan haklarını sınırlama sebeplerindendir ve yollar, caddeler ve parklardaki güvenliği ifade eder.

Temel insan hakları bilgisi

İnsancıl hukuk; savaş hukukunun insan hakları kanadı olarak görülmektedir.

Sosyal hakların geniş kabul görmesi ve etkinliğinin artması Sosyal Devlet modeli sayesinde olmuştur.

Üçüncü kuşak insan haklarına Dayanışma hakları da denir.

Sofokles; eski Yunan düşünürüdür ve sınırlarını aşan otoritelere karşı yönetilenlerin direnme ve isyan hakkı olduğunu iddia eder.

Fransız insan ve vatandaş hakları bildirisi, siyasal hakları vatandaşlara tanımıştır.

Uluslararası çalışma örgütünün (ILO) amacı; çalışma yaşamına ilişkin evrensek kurallar geliştirmek ve bunların uygulanmasını denetlemektir.

Siyasal kültür; belirli bir zamanda ulusal politikalara ilişkin tutumlar, inançlar ve duyguların toplamıdır.

Protagoras; devletin ortaya çıkışını eşit bireyler arasında yapılmış bir antlaşma ile açıklayan ilk çağ düşünürüdür.

Sofizm; eski yunanda insanı merkezine alan, toplumsal-siyasal kurumların insan eseri olan ve insanın hizmetinde olması gereken yapılar olduğunu vurgulayan görüştür.

Karl Marx ve Friedrich Engels; radikal sosyalizmi geliştirmiş ve klasik özgürlük anlayışını eleştirmiştir.

Anayasanın cılız da olsa, sosyal hakları yönünden gelişiminin ilk örneğini Fransa vermiştir.

Sendika hakkı; çalışanların, çalışma koşullarını ve ücreti olabildiğince iyileştirecek şekilde düzenlemek üzere örgütlenebilmelerini güvence altına alan haktır.

Dayanışma hakları arasında yer alan ve 1982 anayasasında açıkça düzenlenen hak Çevre hakkıdır.

Ulusal azınlıklar yüksek komiserliği, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde kurulmuştur.

Azınlık hakları; İnsan hakları evrensel bildirisinde yoktur; ama Medeni ve siyasal haklar uluslararası sözleşmesinde vardır.

Siyasal realistler; uluslararası ilişkilerde esas aldıkları ulusal çıkar ölçütünü Güç ve Güvenlik bakımından tanımlar.

Çokkültürlülük; kültürel çeşitliliğin varlığını, farklı kültürlerin bir arasa bulunmasını ifade eder.

Seneca; bedensel köleliğin önemli olmadığını, önemli olanın kişinin içinde sağladığı özgürlük olduğunu savunan ve köleliği meşrulaştıran Romalı düşünürdür.

Serbest seçim; seçmenlerin hiçbir baskı ve zorlama altında kalmadan oy kullanabilmeleridir.

Fransa’da işçilerin örgütlenmesini yasaklamış olan düzenleme Le Chapelier yasasıdır.

Üçüncü kuşak insan hakları, büyük oranda 2. Dünya Savaşı sonrası dönemde ortaya çıkmıştır.

İç self-determinasyon; bir halkın bir devletten ayrılmaksızın toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişimini gözetmek üzere karar alma süreçlerine katılmasını ifade eder.

Klasik haklar, sosyal haklar ve dayanışma haklarına yer veren uluslararası hukuk belgesi, Afrika insan ve halkların şartı’dır.

Yirmibirinci yüzyılın başında gerçekleşen 11 Eylül saldırıları, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını zedeleyen önemli yasal düzenlemelerin yapılmasına sebep olmuştur.

Devlet aklı; devletin gerçek ve hayali çıkarlarını, bireylerin ve toplumun çıkarlarından ve her türlü ahlaksal değerden üstün tutan doktrindir.

Jean Bodin; egemenliğin, mutlak, sürekii ve bölünemez olduğunu belirtmekle birlikte, egemene, özel mülkiyete müdahale etmeme gibi sınırlamalar da getirmeye çalışan bir yeniçağ düşünürüdür.

Grev hakkı; “sosyal hakların devletin pozitif edimini gerektirmesi” kuralının istisnalarından birin oluşturur.

Self-determinasyon hakkı; bir halkın daha ziyade siyasi geleceğini kendisinin belirlemesidir.

Dayanışma haklarına öncülük ettiği savunulan toplum kesimlerden birisi de Azınlıklardır.

Uluslararası hukukta insan haklarını düzenleyen ilk belgenin konusu kölelik ve köle ticaretidir.

Birinci ve ikinci dünya savaşları arasındaki dönemde azınlık haklarını koruyan Millet Cemiyetidir.

Kültürel Rölativizm; insan haklarının evrenselliğini sorgulayan akımdır.

Çalışma hakkı ve konut hakkı başta olmak üzere birçok sosyal norma yer vererek, döneminin anayasaları arasında öne çıkan anayasa, 1919 Alman Cumhuriyeti anayasasıdır.

Yasaklayıcı önleme; bir hürriyetin kullanılması için gerekli iznin verilip verilmemesinde kamu otoritelerinin mutlak bir takdir yetkisine sahip olmasıdır.

Avrupa toplulukları adalet divanı; AB hukukunun her bir üye devlette aynı şekilde uygulanmasını ve yorumlanmasını sağlama görevini üstlenmiştir.

Yaşama hakkı, aynı zamanda öldürülmeme hakkını ifade eder.

Özel hayatın gizliliği, kişinin üstünün, özel kağıt ve eşyasının aranmaması ve bunlara el konulamaması ve konutuna girilememesi ile ilgilidir.

Konut dokunulmazlığı; ev sahibinin izni olmadığı müddetçe, hiç kimsenin onun evine girememesi anlamına gelir.