Kaplumbağa Terbiyecisi Hikayesi ve Kaplumbağa Terbiyecisi Anlamı
Kaplumbağa Terbiyecisi Hikayesi ve Kaplumbağa Terbiyecisi Anlamı
Kaplumbağa Terbiyecisi Tablosu ’nda, her türlü gereksiz ayrıntı giderilmiş, yalınlık sağlanmış ve sadelik ön plana çıkarılmıştır. Bu tablo sanatsal açıdan çok başarılı bir başyapıt olarak değerlendirilmektedir.Sanat eleştirmenleri tarafından bu tablo, sanatçının, geri kalmış bir toplumu uygarlaştırmaya çalışan yorgun bir aydının duruşunu anlatmaya çalıştığı şeklinde yorumlanmıştır.
Tabloda elinde bir ney olan erkek figürünün Osman Hamdi Beyin kendisi olduğuna dair algı güçlüdür. Buna dayanak olarak da sanatçının Doğu kültürünü yansıtan kıyafetler giyerek fotoğraf çektirdiğini ve daha sonra resimlerine başladığını gösterirler. Sanatçının resme Bursa Yeşil Cami’de başladığı ve atölyesinde tamamladığı rivayet edilir.Kırmızı kaftanlı derviş kıyafetiyle kamburu çıkmış bir adam, marul yemekle meşgul birkaç kaplumbağaya bakmaktadır. Adamın yüz ifadesinden yorgun ve karamsar olduğu yorumu çıkarılmaktadır. Sırtında yer alan nakkare ve mızrapla birlikte elinde bulunan ney ile birlikte kaplumbağaları terbiye etmeye çalışıyor.

Tarih 1959’u gösteriyor. Şişli’de polisler bir köşkü mühürlüyor. Burada yaşayan devrin armatörü Saim Birkök, en yakın arkadaşının oğlunu evlat edinip büyüttükten sonra, kumar borçlarına dayanamayarak üvey oğlunu vuruyor. Daha sonra 76 yaşında hapse girerek, yaptığı iyiliklerin cezasını çeker gibi bir sona doğru yol alıyor. Takvimler 1960 yılına geldiğinde Mustafa Cezar adından bir profesör, Şişli’deki mühürlü evde sanatsal değeri olan tablolar konusunda bir duyum alıyor. Doğru kendini köşkün sahibinin yanında buluyor ve hapishanede yatan Saim Birkök’ten tabloların resmini çekmek için izin alıyor.İşte burada gün yüzüne çıkıyor Kaplumbağa Terbiyecisi ilk kez. 1961 yılında kanser olduğu bilinen Saim Birkök ağır hasta olduğu için salınıyor. Kısa bir süre içinde de vefat ediyor. Vasiyetinde de tüm servetinin ve resimlerinin Birkök Vakfı kurularak buraya bırakılmasını istiyor.Daha sonra bir süre vakfın arşivinde yer alan resim, işler kötüye gidince vakıf yararına yapılan bir açık arttırmada satışa sunuluyor. Devrin ünlü iş adamı Erol Aksoy, İktisat Bankası koleksiyonu için 1 milyon dolara satın alır.
Babası İbrahim Ethem Bey’in bir dönem Osmanlı sadrazamlığı yaptığı Osman Hamdi Bey, yurt dışında daha kaliteli bir eğitim alarak ülkesine faydalı olması için Paris’e gönderildi. Burada hukuk eğitimi alan Osman Bey, resme olan ilgisi münasebetiyle Fransız yazarların çırağı bile olmuş bir süre.Daha sonra da Arkeoloji alanında dersler alarak geliştirmiş kendini. Her adımında ülkesine bir katkı sağlama amacı gütmüş her zaman. 12 yıl Paris macerasından sonra başlamış Osmanlı hikayesi…
Bu arada bir dönem Kadıköy Belediye Başkanlığı yapan Hamdi Bey, İmparatorluk Müzesi müdürlüğü görevinde de bulunmuş.