Burkina Faso ile ilgili bilgiler

Konum: Afrika kıtasının batı bölümünde yer alan, denize kıyısı bulunmayan bir kara ülkesidir. 

Komşuları: Mali, Nijer, Benin, Togo, Gana ve Fildişi Sahili oluşturmaktadır.

Başkenti: Vagadugu.

Etnik Grupları: %40 Mossi, %14 Bobolar, %9 Senufolar, %8 Gurmalar ve diğer gruplar.

Resmi dili: Fransızca.

Dini: %60,5 İslam, %23,2 Hristiyanlar, %15,3 Yerel Din.

Yönetim Şekli: Üniter Başkanlık Cumhuriyeti. (Devlet Başkanı ve Başbakan)

Para Birimi: Batı Afrika CFA Frankı.

Yüzölçümü: 274.200 km2

Nüfusu: 21.510.181 (2020)

Saat: Türkiye’den 2 saat geride.

Yemek: Poulet Telévise, tavukla yapılan bir yemek çeşididir. Domates çok kullanılır. Amber çiçeği çayı olan bisap ünlü içeceğidir.

Ekonomi: Fakir ve Gelişmemiş bir ülkedir.

Sağlık: Sağlık alt yapısı bulunmamaktadır.

Eğitim: 15 yaş ve üzeri okuma yazma bilenlerin oranı %28,7 seviyesinde.

Şehir Sayısı: 43 Şehir bulunmaktadır. (Bazıları: Ouagadougou, Bobo-Dioulassa, Koudougou, Banfora, Ouahigouya)

İklim: Tatil için en uygun zaman Ekim-Kasım ve Aralık aylarıdır.

Bağımsızlık: 5 Ağustos 1960

Tarihçe: (Yakın Tarih) Compaoré iktidara geldikten sonra Zongo ve Lingani ile birlikte Front populaire (Türkçe: Halk Cephesi) oluşumu ile birlikte ülkeyi yönetmeye başlamıştır. Bu oluşum ile birlikte rectification (Türkçe: İyileştirme) adını verdikleri yeni kalkınma hareketi ile devrimin ruhuna uygun olarak siyasi çıkmazlara son verilmesi ve siyasi hayatın normalleştirilmesi amaçlanmıştır. Ancak tüm bu yaşananlar ve sonrasında hayata geçirilmeye çalışılanlar ülkede normalleştirme sağlamamış, kısa süre içerisinde başarısızlıkla sonuçlanan üç darbe girişimi yaşanmış, yaşanan bu istikrarsızlık ve baskılar sonucunda da aralarında 1989 yılında vurularak öldürülen Zongo ve Lingani’nin de bulunduğu ölüm olaylarının da yaşandığı gelişmeler meydana gelmiştir. Dünya siyasi tarihinde 1990/91 döneminde yaşanana gelişmelere paralel olarak Burkina Faso’da da resmi bir demokrasiye geçilme adımları atılmış, Compaoré oluşturduğu yeni anayasayı 1991 yılında referanduma sunmuş ve referandum sonucu da kabul edilmiştir. Yeni anayasa sonrası gerçekleştirilen ilk genel seçimlerin muhalefet partileri tarafından boykot edilmesi sonucu seçimlere katılım oranı %27 ile çok düşük gerçekleşmiş ve bunun sonucunda da Compaoré seçim sonuçlarını meşrulaştıramamıştır. İlerleyen yıllarda ülkenin para birimi olan Batı Afrika CFA Frangı gerçekleştirilen devalüasyona rağmen sosyal ve ekonomik istikrar sağlanmış, ülke genelinde sakin bir süreç yaşanmıştır. 1998 yılında gerçekleştirilen yeni genel seçimlerde Compaoré devlet başkanlığı görevi için bir kez daha yetki almış ancak bu süreç araştırmacı gazeteci Nobert Zongo’nun öldürülmesi neticesinde son bulmuştur ve ülke genelinde zaman zaman şiddete dönüşen protestolar gerçekleştirilmiştir. 2002 yılında gerçekleştirilen parlamento seçimlerinde iktidarda bulunan CDP mecliste birçok sandalyesini muhalefet partilerine kaptırmıştır. Compaoré tüm bu yaşananların ışığında birçok tartışmalara neden olan ve görev süresi ile ilgili düzenlemeyi içeren yeni anayasa değişikliği ile 2005 yılında yeniden devlet başkanlığı makamına oturmuştur.

Ülke içerisinde yaşanan bu gelişmelerin yanı sıra Burkina Faso ülke dışında diğer ülkeler ile de dönem dönem sorunlar yaşamıştır. Özellikle Liberya ve Sierra Leone’de yaşanan iç savaşlarda Burkina Faso’nun özellikle mühimmat ve elmas ticaretinde önemli rol aldığı ve bu ticaretten önemli gelir elde ettiği suçlamaların maruz kalmış, diğer ülke iç işlerinde muhalefeti ve ayrımcı grupları destekleyerek istikrarsızlık oluşturmakla itham edilmiştir. Bu tür suçlamaların yanı sıra Burkina Faso Afrika kıtasında oluşan birçok krizde arabulucu ve barış elçisi olarak görev almıştır.

Burkina Faso özellikle Fildişi Sahili’nde yaşanan iç savaş esnasında ülke tarihinin en zor dış siyasi krizi ile karşı karşıya kalmış ve Fildişi Sahili tarafından resmen ayrılıkçı gruplara destek olmak ile suçlanmıştır. Bu suçlamalar ışığında Burkina Faso hükûmeti de özellikle Fildişi Sahili’nin kuzey bölgelerinde yaşayan ve sayıları milyonlar ile ifade edilen ve şiddete maruz kalan Burkina Faso vatandaşlarını korumak için askeri bir müdahalenin masada olduğunu da ifade ederek, yaşanan olayın dışında olmadığını ifade etmeye çalışmıştır. Tüm bu yaşananların sonucunda iki ülke ilişkilerinin normalleşmesi ve Ouagadougou Antlaşması ile de Fildişi Sahili’nde yaşanan iç savaşa son verilmesi Burkina Faso ve Compaoré’nin diploması başarısı olarak ifade edilmektedir.

Compaoré iç siyasette de yeni bir anayasa değişikliği planları yaparak görev süresini beşinci bir dönemi kapsayacak şekilde uzatma girişimlerinde bulunarak muhalefetin büyük tepkisini çekmiş, gelişmeler neticesinde 2014 yılı başlarında ülke genelinde büyük gösteriler gerçekleştirilmiştir. 2014 Ekim sonunda gerçekleştirilen protestolar şiddet olaylarına dönüşmüştür. Yeni anayasanın oylanacağı günden bir gün önce sendikalar ve muhalefet ülke genelinde gerçekleştirilecek bir grev çağrısı yapmış, olayların dinmemesi üzerine de oylamanın yapılacağı 30 Ekim 2014 tarihin de ordu yönetime el koyarak parlamentoyu fesh ederek ülkenin idaresini ele aldığını açıklamıştır. Yaşanan bu olaydan bir gün sonra devlet başkanı Compaoré görevi bıraktığını ve yeni seçimlerin 90 gün içerisinde gerçekleştirileceğini açıklamış, bu açıklamadan kısa bir süre önce de ordu komutanı Nabéré Honoré Traoré ise yeni anayasal düzen on iki ay içinde yeniden kurulana kadar geçici bir hükumetin görev başında olacağını bildirmiştir. Bu açıklama ile birlikte Traoré anayasaya uygun olarak devlet başkanlığı görevini de kendisinin yürüteceğini ifade etmiştir. Bu açıklamaların yanı sıra devlet başkanlığı muhafız alayı albayı Yacouba Isac Zida geçici hükûmet kurma görevinin kendisinde olduğunu açıklayarak Traoré’nin açıklamalarının geçerli olmadığını ifade etmiştir. Ordu yönetimi 1 Kasım tarihinde yaptığı açıklama ile Zida’nın arkasında olduklarını bildirmiş, yönetime talip olan Traoré’de bildiriyi imzalayanlar arasında yer almıştır. Bu sürede görevi bırakan devlet başkanı Compaoré ise ülkeyi terk ederek Fildişi Sahili’ne kaçmıştır.

17 Eylül 2015 tarihinde askeri kaynaklar ülkede yapılan radyo ve televizyon duyuruları ile yönetime el koyduklarını açıklamışlardır. Geçici hükumetin başında yer alan başbakan Zida ile geçici devlet başkanı Kafando’nun tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirilmiştir. Darbeyi gerçekleştiren ve kendilerine Demokrasi İçin Ulusal Konseyi olarak adlandırılan grubun 27 yıllık iktidarının sonrasında 2014 yılında görevden uzaklaşmak zorunda kalan Compaoré’ye bağlı bir grup olduğu ifade edilmiştir. Darbeci grubun önderliğini Tuğgeneral Gilbert Diendéré üstlenmiştir. Yaşanan bu darbe girişimi sonrasında hem Birleşmiş Milletler hem de Avrupa Birliği açıklama yaparak darbenin bir an önce sonlandırılarak uluslararası alanda kabul edilen bir önceki geçici hükumete görevin devredilmesi gerektiği bildirilmiştir. Yönetimi darbe ile ele geçiren ordu 18 Eylül 2015 tarihinde yaptığı açıklamada tutuklanan devlet başkanı ve başbakan olmak üzere tüm hükûmet üyelerinin serbest bırakıldığını açıklamıştır.

Yaşanan bu olayların arkasında 11 Ekim 2015 tarihi için planlanan yeni seçimlere Compaoré’ye yakınlığı ile bilinen adayların adaylığının kabul edilmemesi ile birlikte 1.200 kişilik devlet başkanlığı koruma muhafız alayının ortadan kaldırılacağının geçici hükûmet tarafından yakında zamanda açıklamasının olduğu ifade edilmektedir. (Kaynak: Wikipedia.org)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın