Polis 3. Bölge İlleri

AFYONKARAHİSAR İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 14.314 km²
Nüfusu: 812.416 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 57
Şehir Nüfusu: 371.868 (2000)
Köy Nüfusu: 440.548 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %9,47
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %19,42
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %1,78
İl Trafik No: 03
İl Telefon Kodu: 272

Afyon’ un İlçeleri: Başmakçı, Bayat, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, Emirdağ, Evciler, Hocalar, İhsaniye, İscehisar, Kızılören, Sandıklı, Sincanlı, Sultandağı ve Şuhut’ tur.

Coğrafyası: Afyon, Anadolu’ nun batı yarısında bir kavşak noktası olup, doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan doğal bir kapı konumundadır.

İklimi: Kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir step iklimi görülür, İlkbahar ve sonbaharda ise yağışlar yağmur biçiminde artar.

Tarihçesi: Afyonkarahisar ili adını şehrin güneyinde bulunan kaleden ve afyon bitkisinden almıştır. M.Ö. 7000 yılından başlayarak günümüze kadar ilin sınırları içerisinde Kalkolitikten, Eski Tunç Devri’ ne geçiş kültürlerinden sonra Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı medeniyetleri konumlanmıştır. Selçuklu Türkleri’ nin 1071 yılında Anadolu’ yu fethinden sonra Afyonkarahisar Türk egemenliğine geçti. Bu tarihten itibaren Afyonkarahisar, sırasıyla Selçuklu Devleti, Sahipoğulları Beyliği, Germiyanoğulları Beyliği altında yaşadıktan sonra 1428′ de Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı.

Ne Yenir: Afyon ili, zengin bir mutfağa sahiptir. Özellikle hamur işleri, haşhaşlı ve kaymaklı yiyecekler yöreye has özellikler taşır. Başlıca yemekleri arasında bulgur yemekleri, sakala çarpan çorbası,çullama köfte, ilibada dolması, sulu köfte, sırt dolması, göce tarhanası, nohut çöreği, göce köftesi ve tarhanası, özbek pilavı, Afyon salatası, şakşuka yer alır. Afyon kaymağı, lokum ve şekerlemeleri yörede en çok bilinen tatlılardır.

Ne Alınır: Geleneksel motiflerle yapılan el sanatları çok gelişmiştir. Keçecilik, koşumculuk, at arabacılığı, demircilik ve bakırcılık, yemenicilik, mermercilik, kilimcilik, hasır ve boyra örücülüğü ilin önemli el sanatları arasında yer alır.




ÇANKIRI İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Genel Bilgiler
Yüzölçümü: 8.454 km²
Nüfus: 279.129 (1990)
İl Trafik No: 18

Hakkında Bilgi
Yılın yarısında karlarla kaplı yüce dağları, topraklarının üçte birini kaplayan ormanları, kamp, karavan, yaya ve atlı yürüyüş, bisiklet, fotoğrafçılık ve avcılık gibi pek çok turizm çeşidine elverişli yaylaları, zengin termal kaynakları ve içmeleri, yüzyıllardır yaşatılan kültürel değerleri, sevecen insanları ve geleneksel konukseverliği ile doğayla baş başa kalmak ve şehir hayatından uzaklaşmak isteyenler için idealdir.

İLÇELER:

Çankırı ilinin ilçeleri; Atkaracalar, Bayramören, Çerkeş, Eldivan, Eskipazar, Ilgaz, Kızılırmak, Korgun, Kurşunlu, Orta, Ovacık, Şabanözü ve Yapraklı’dır.

Yapraklı: Çankırı’ya 32 km uzaklıkta bulunan Yapraklı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde panayırıyla ünlüydü. İlçe sınırları içersinde bulunan Büyükyayla 1600-1700 metre yükseklikte bir turizm ve doğa cenneti gibidir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: İstanbul’u Doğu Anadolu ve Karadeniz’e başlayan E-80 karayolu Çankırı ilinden geçmektedir. Otobüs terminali kent merkezindedir. Otogar Tel : (+90-376) 213 12 17

Demiryolu: Demiryolu ile Ankara ve Zonguldak illerine ulaşım imkanı bulunmaktadır. Gar kent merkezindedir. İstasyon Tel : (+90-376) 213 13 19

Havayolu: Çankırı iline, Ankara Esenboğa havalimanı(130 km) vasıtasıyla havayolundan ulaşım imkanı bulunmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Cami ve Türbeler

Çankırı’da buluna türbeler Emir Karatekin Bey Türbesi ve Hacı Murad-ı Veli Türbesidir.

Taş Mescit: (Cemaleddin Ferruh Darülhadisi) Çankırı’da Selçuklu Dönemi’nden kalma en önemli yapıdır. İki ayrı yapıdan oluşan eserin şifahane kısmı, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrevoğlu I. Alaadin Keykubat zamanında Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından Miladi 1235 yılında yaptırılmıştır. Şifahaneye 1242 yılında bir de darulhadis kısmı ilave edilmiştir.

Yapının plastik sanatlar bakımından önemi ise, üzerinde yer alan iki adet figürlü parçadan meydana gelmektedir. Bunlardan biri sürekli yayınlara konu olmuş ve üzerinde durulmuştur. 100×25 cm ebatlarındaki bu kabartmanın özelliği, gövdeleri birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifidir. Ejderlerin başları birbirine karşılıklı gelecek şekilde biçimlendirilmiştir. Günümüzde “Tıp Sembolü” olarak kullanılan kabartmanın orjinali kaybolmuş olup aslına uygun olarak yaptırılan yenisi yerine konulmuştur.

Halk arasında su içen yılan olarak da isimlendirilen ikinci parça diğerinin aksine alçak kabartma şeklinde olmayıp başlı başına bir heykel görünümündedir. Darulhadis’te kullanılan gözenekli taştan yapılmış olan parça kupa şeklinde olup gövdesine bir yılan sarılmakta ve üst kısmında uzantı yaparak sonuçlanmaktadır. Bu motif ise günümüzde “Eczacılık Sembolü” olarak kullanılmakta ve halen Çankırı Müzesi’nde sergilenmektedir.

Büyük Camii: (Ulu-Sultan Süleyman Camisi) Mimar Sinan Dönemi eserlerinden olan cami, Büyük Osmanlı Hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Sadık Kalfa tarafından inşa edilmiştir.

Medreseler

Osmanlı Döneminde, ülkenin her tarafında olduğu gibi Çankırı’da da okumaya ve ilme büyük önem verilmiş ve birçok medrese kurulmuştur. Bugün Büyük Camii’nin doğusunda bulunan Çivitçioğlu Medresesi ile Buğday Pazarı Camii bahçesindeki Buğday Pazarı Medresesi XVII. yüzyıldan günümüze kadar ulaşan eserlerdendir.




EDİRNE İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 8 YILDIR.

Yüzölçümü: 6.074 km²
Nüfusu: 396.462 (2007)
Nüfus Yoğunluğu: 65
Şehir Nüfusu: 259.809 (2007)
Köy Nüfusu: 136.653 (2007)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %-0,49
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %9,29
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-12,30
İl Trafik No: 22
İl Telefon Kodu: 284

Hakkında Bilgi
Edirne’ nin İlçeleri: Enez, Havsa, İpsala, Keşan, Lalapaşa, Meriç, Süloğlu ve Uzunköprü’ dür.

Coğrafyası: Marmara Bölgesi’ nin Trakya bölümünde bulunan Edirne’ nin denizden yüksekliği 41 metredir. Edirne genel olarak geniş düzlüklerle, basık tepelerin yer almış bulunduğu coğrafi konuma sahiptir.

İklimi: Karasal bir iklime sahiptir. Kışlar, Akdeniz iklimi etkisini gösterdiği zamanlarda ılık ve yağışlı, kara iklimi etkisini gösterdiğinde de sert ve yağışlı geçmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, bahar dönemi yağışlıdır. İlde en sıcak aylar, Haziran, Temmuz, Ağustos en soğuk aylar ise Aralık ve Ocaktır. Yaz ayları ortalama sıcaklığı ise 23,4 C dir.

Tarihçesi: Edirne’ nin en eski halkı, Traklar soyundan Odrisler’ in yörede, Meriç ve Tunca ırmaklarının birleştiği bugünkü Edirne’ nin bulunduğu yerde bir kent kurdukları bilinmektedir. Odrisler’ den sonra yöreye egemen olan Makedonyalılar Dönemi’ nde kent, büyük bir olasılıkla Odris yada Odrisia adının değişmesi sonucu, Orestia/Orestas olarak anılmaya başlanmıştır.

İS. II. yy’ da Roma İmparatoru Hadrianus, (117-138) Orestia Kasabası’ nın stratejik önemi nedeniyle buraya kent statüsü verdi ve kendi adını koydu. Böylece, Roma Dönemi’ nde kent Hadrianopolis / Hadrianupolis / Adrianupolis / Adrianapolis adlarıyla anıldı. Adrianopolis zamanla Adrianople / Adrianopel olarak değişti.

Osmanlı dönemi başlarında Edrinus / Edrune / Edrinabolu / Endriye diye anıldı. XVI. yy başlarında kentin Edirne olarak adlandırıldığı görülür. Edirne 1361 yılında I. Murat tarafından fethedilmiş ve İstanbul’ un alınışına kadar 92 yıl boyunca Osmanlı Devleti’ nin başkenti olmuştur.

Ne Yenir: Edirne’ ye özgü yiyeceklerin başında Edirne’ nin meşhur tava ciğeri gelmektedir. Edirne’ yi ziyaret edenler Edirne’ nin tava ciğerini yemeden kentten ayrılmazlar.

Ne Alınır: Edirne’ de Tarihi Alipaşa kapalı çarşısının otantik ortamında alış-veriş yapabilirsiniz. Özellikle Edirne‘ ye özgü ürünlerin satıldığı Selimiye arastasında Edirne’ nin meşhur Deva-i Misk tatlısını, peynir şekerini , misk sabununu; Arasta çarşısındaki sahaflardan ise her türlü kitap ihtiyacınızı ve Edirne’ nin en işlek caddesi olan Saraçlar Caddesi’ nde Edirne’ ye özgü bir ürün olan badem ezmesini ve El Sanatları Mağazası’ ndan Edirne’ ye özgü el sanatları ürünlerinden satın alabilirsiniz.




KARABÜK İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 1.376km²
Nüfus: İlçe 142.569, kent 94.818 (1985)
İl Trafik No: 78

Hakkında Bilgi
Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Karabük, Tarihi Safranbolu evleri ve antik kentleri ile bir turizm cennetidir.

Karabük, Türk Ulusunun tarihinde, sanayileşmeyi simgeleyen kent olmanın haklı gururunu taşımaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Ulu Önder Atatürk’ün sanayileşme yolunda aldığı devrim kararı üzerine, Türkiye’nin ilk entegre demir-çelik tesisinin yeri  için, maden kömürü havzasına ve sahile yakınlığı, demiryolu güzergahında bulunuşu ve stratejik uygunluğu nedeni ile Karabük seçilmiştir.

İLÇELER:

Karabük ilinin ilçleri; Eflani, Eskipazar, Ovacık, Safranbolu ve Yenice’dir.

Yenice : Karabük’e 35 km. mesafede olan Yenice’nin tarihi, bölgenin eski tarihi geçmişine benzer olup, Selçuklular döneminden itibaren önemli bir yerleşim yeri olmuştur.

Yenice Ormanları, tropik bölgeler dışında, dünyanın ender bölgelerinde görülebilecek, bir çoğu anıtsal boy ve kalınlığa ulaşmış ağaç türleri ile gerçek bir ağaç müzesidir. Bu ormanlarda barınan hayvanların çeşitliliği, yaban hayatı yönünden Yenice’ye ayrı bir değer kazandırır. Ormanların bazı bölümleri “Tabiatı Koruma Alanı” ilan edilmiştir. Gökpınar mevkiindeki 4 Hektarlık bir alan, 40 çeşit ağaç türü ve çok sayıda hayvanı ile birlikte Arberatum olarak tescil edilmiştir.

Ormanların yanı sıra, ilçe sınırlarındaki yaylalar, mağaralar, kanyonlar, şifalı olduğu bilinen su kaynakları, orman içine tesis edilmiş bulunan dinlenme mekanları tabiat parkları, ilçenin diğer değerlerini oluşturmaktadır.

Eskipazar : Karabük’ün güneyinde, il Merkezine 36 km uzaklıkta bulunan Eskipazar’da Proto-Hititler’ den kalma çevrede pek çok kaya mezarı ve tümülüs bulunmaktadır. Bu dönemden kalma, ilçeye 3 km. uzaklıkta kalıntıları bulunan antik kent, en az 4 medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Üzerinde pek çok tapınak ve yazıtların bulunduğu Asar Kalesi, Asar Tepesindeki Kaya tünelleri, Roma Döneminden kalma kaya mezarları, ormanları ve soğuk suyu ile ünlü Çetiören Mesire Yeri, Bayındır İçmecesi ve Soğanlı çayında yetişen tatlı su balığı, Eskipazar’ın ilgi çeken değerleridir.




KARAMAN İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 8.845 km²
Nüfusu: 243.210 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 27
Şehir Nüfusu: 139.912 (2000)
Köy Nüfusu: 103.298 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %12,24
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %27,70
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-5,49
İl Trafik No: 70
İl Telefon Kodu: 338

Hakkında Bilgi
Karaman’ ın İlçeleri: Ayrancı, Ermenek, Kazımkarabekir’ dir.

Coğrafyası: İç Anadolu bölgesinin güneyinde yer alır. Kuzeyinde Konya, güneyde Mersin doğuda Ereğli, Silifke, batıda Antalya ile komşudur. Deniz seviyesinden yüksekliği 1033 metredir. Karaman genelde ova görünümündedir. Son yıllarda yapılan gölet ve sulama kanalları ile tarıma daha bir canlılık getirmiştir. Ovada tahıl türleri ve sanayi bitkileri yetiştirilir.

İklimi: Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Yıllık yağış ortalaması 350 mm. dir.

Tarihçesi: Karaman kentinin ilk kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber yapılan arkeolojik kazılar neticesinde, önemli bir yerleşim bölgesi, ticaret ve kültür merkezi olduğuna dair belgeler bulunmuştur. Karaman ve çevresinin MÖ 8.000 yıllarında yerleşik iskana sahip olduğu ortaya konulmuştur. İl; Hititler zamanında bir askeri ve ticaret merkezi olmuş daha sonra Frigya ve Lidya’ lıların egemenliğine geçmiş, MÖ 322′ de Yunan Kralı Perdikkos ve Filippos’ un işgaline ve talanına uğramıştır. Karamanoğulları, Anadolu Selçuklu Devletinin zayıflamasından ve yıkılmasından sonra bağımsızlıklarını ilan edip Karamanoğlu Devletini kurmuşlardır. Karamanoğulları devletinin başkenti olan Larende, Cumhuriyetin ilanından sonra Konya iline bağlı olarak Karaman adını almıştır.

Ne Yenir: Arabaşı, Toyga, paça, aşlık gibi çorba çeşitleri, cibe,batırık, yaprak ve köy dolmaları, keşkek ve bulamaç yörenin geleneksel yemekleri arasında sayılabilir.

Ne Alınır: Ağaç oyma işçiliği, marangozluk, mobilyacılık oldukça yaygındır. Ayrıca, bayanlar arasında nakış ve oya işçiliği de çok yaygındır. Dolayısıyla, halı (Taşkale, Şirvan, Koraş halısı) ve el sanatı ürünleri alınabilir.




KASTAMONU İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 13.108 km²
Nüfus: 423.611 (1990)
İl Trafik No: 37

Hakkında Bilgi
Eski bir yerleşim merkezi olan Kastamonu il merkezi ve ilçelerinde bir çok eski eser ziyarete açıktır. Belli başlıları Araç, Taşköprü, Küre, Abana ilçeleri sit alanı kapsamındadır. Taşköprü’de Zımbıllı Tepe (Pompeipolis), İnebolu’da Abeş Kalesi, Geriş Tepesi, Çatalzeytin’de Ginolu Koyu, Cide İlçesinde Gideros Koyu arkeolojik sit alanıdır.

İLÇELER:

Kastamonu ilinin ilçeleri; Abana, Ağlı, Araç, Azdavay, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, Daday, Devrekani, Doğanyurt, Hanönü, İhsangazi, İnebolu, Küre, Pınarbaşı, Seydiler, Şenpazar, Taşköprü ve Tosya’dır.

Araç: İl merkezine 44 km uzaklıkta bulunan ilçe Kastamonu – Karabük karayolu üzerindedir.

Cide: İl merkezine uzaklığı 146 km.dir. 12 km kumsalı olan Cide, konumu gereği tarih boyunca İpek Yolu üzerinde önemli bir liman olma özelliğini sürdürmüştür.

Daday: İl merkezine uzaklığı 32 km. dir. Atatürk 23 – 31 Ağustos 1925’te “Şapka ve Kıyafet İnkılabı” dolayısıyla Kastamonu’ya geldiğinde ilçeyi ziyaret etmiş ve Köpekçioğlu Konağında misafir edilmiştir.

Devrekani: İl merkezine uzaklığı 29 km.dir. Eski bir yerleşim merkezi olan Devrekani höyük ve harabeleri, çeşme ve camileri ile arkeolojik yönden zengindir. 23 – 31 Ağustos 1925 Kastamonu ziyaretlerinde Atatürk 28 Ağustosta ilçeyi ziyaret etmiş, Bozkocatepe – Kurukavak Köyünde ormanlık bir alanda bulunan Müftüoğlu Mehmet Bey’in çiftliğinde misafir edilmiştir.

Hanönü: İl merkezine uzaklığı 69 km. dir. Kastamonu’ nun en önemli yatırlarından, türbesi şehir merkezinde bulunan Şeyh Şaban-ı Veli İlçenin Çındar Köyünde M.1471 yılında doğmuştur. İlçede Mayıs ayı ilk haftasında “Şeyh Şaban-ı Veli Anma Haftası” Ekim ayının ilk haftası Panayır düzenlenmektedir.

İhsangazi: İl merkezine uzaklığı 37 km. dir. İlçenin İsalar Mahallesinde bulunan Haraçoğlu Camii ve Türbesi tarihi ziyaret yeridir.

İnebolu: İl merkezine 97 km uzaklıktadır. İlçe merkezi kentsel sit alanıdır. 347 tescilli yapı bulunmaktadır. Abeş Tepesi ve Geriş Tepesi Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillidir.

Küre: İl merkezine uzaklığı 61 km.dir. İlçede bulunan Doğanlar Kalesi M.Ö. 1700 – 1100 yıllarında yapılmıştır. Küre orman içi yayla turizmi için elverişli ve tabii güzellikleri olan bir ilçedir. Yaralıgöz Dağı eteklerindeki kanyon görülmeye değerdir.

Pınarbaşı: İl merkezine 92 km uzaklıktadır. Ilıca köyünde bulunan Roma Dönemi “Ayazma” da ılık su hala mevcuttur. Aynı köyde Devrekani Çayı üzerinde şelale görülmeye değer yerlerdir. İlçenin Sümenler Köyü sınırları içinde Sorkun yaylası yakınında bulunan dağlık alanda Ilgarini Mağarası turizm için önemli bir potansiyel arz etmektedir.




KIRKLARELİ İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 8 YILDIR.

Yüzölçümü: 6.278 km²
Nüfusu: 333.256 (2007)
Nüfus Yoğunluğu: 53
Şehir Nüfusu: 212.390 (2007)
Köy Nüfusu: 120.866 (2007)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %5,94
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %23,52
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-13,87
İl Trafik No: 39
İl Telefon Kodu: 288

Hakkında Bilgi
Kırklareli’ nin İlçeleri: Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar ve Vize’ dir.

Coğrafyası: Kırklareli ülkemizin ormanları bol illerinden biridir. Yaban hayatı çok zengin olan Kırklareli, önemli av merkezlerindendir. Yıldız dağlarının yoğun ormanlarla kaplı yükseltileri büyük av hayvanlarının, ovalar ise kanatlı av hayvanlarının yaşama alanlarıdır.

İlde kara avcılığı yanında, Karadeniz’ de balık avcılığı da yapılmaktadır. Mevsimine göre her türlü balık avlanabilmektedir. Ayrıca, akarsu ve derelerde olta balıkçılığı da yapılmaktadır. En çok alabalık, miryana, sazan avlanmaktadır.

İklimi: Kırklareli iklimi yörelere göre farklılık göstermektedir. Kırklareli merkezinde karasal iklim hakimdir. Yıldız Dağları’ nın kuzeye bakan kesimlerinde Karadeniz iklimi görülür. Buna bağlı olarak yazlar serin, kışlar ise soğuktur. Denizden uzak iç kesimlerde ise karasal iklim görülmektedir. Yazlar sıcak, kışlar soğuk ve zaman zaman kar yağışlı geçmektedir.

Tarihçesi: Neolitik çağdan itibaren (M.Ö. 6000) Kalkolitik, Tunç ve Demir Çağları’ nda yoğun olarak insanların yaşadığı, ele geçen belgelerden anlaşılmaktadır. Bölgede Troklar, Persler, Makedonyalılar, Galatlar, Biritanya Krallığı, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlıların hakimiyetinde kurulmuştur.

Ne Yenir: Et ve süt ürünlerinin yanı sıra sebze ve meyve de beslenmede önemli bir yer tutar. Kaşar peyniri ve ay çiçeği üretimi yaygındır. Yörede, bağcılığa bağlı olarak içki yapımı gelişmiştir.

Keşkek, zerde, kaymakçına, plaska, sulu kaçamak, kuru kaçamak, ısırgan böreği, külür, kapama, çoban böreği ısırgan otu çorbası yöreye özgü yemeklerdir.

Ne Alınır: Peynir, el sanatları ve geleneksel ahşap ev eşyalarının yanı sıra dokuma ürünleri alınabilir.




KİLİS İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 1.243 km²
Nüfus: İlçe 101.818 (1985)
İl Trafik No: 79

Hakkında Bilgi
Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir sınır Şehri olan Kilis, tarihi höyükleri, kaleleri camileri ve kebapları ile görülmesi gereken bir ildir.

İlçeler: Kilis (merkez), Elbeyli, Musabeyli, Polateli

NASIL GİDİLİR?

Karayolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Otogar Tel : (+90-348) 813 28 33

Havayolu: En yakın hava limanı Gaziantep Havalimanıdır. Gaziantep Havaalanı Kilis’e 40 km. uzaklıktadır.

GEZİLECEK YERLER

Ravanda Kalesi: Kale Kilis’in 24 km. kuzeyinde bulunan Polateli ilçesine bağlı Ravanda Köyünün yanındadır. Etrafı açık, ufuklara hakim bir dağın sivri tepesine kurulmuştur.Dağın tepesi oyulmak suretiyle yapılan kalenin bugün ayakta kalan kısmı, iç kaledir.

Oylum Höyük: Anadolu, Suriye, Mezopotamya arasında yer alan oldukça büyük bir höyüktür. Stratejik bir konumda bulunan höyük, hemen her dönemde iskan görmüştür. Bakırtaş (Kalkolitik) Çağı’ndan Helenistik Döneme kadar kesin iskan gösteren Oylum Höyükte yapılan kazılar sonunda bölgenin tarihinin yanı sıra Ön Asya’nın da tarihi aydınlanmaktadır. İlde bunun dışında bir çok höyük bulunmaktadır.

Akpınar: Kalkerli bir toprak parçasının ortasından pırıl pırıl suların aktığı mesire yeridir Akpınar. Dört yanı zeytinlikler bağ ve meyve bahçeleriyle çevrilmiş, çimenden halılarla kaplı bu eşsiz tabiat güzelliği bahar ve yaz aylarında Kilislilerin akınına uğrar.

Söğütlüdere: İlkbahar ve yaz aylarında eğlence ve piknik yeri olarak kullanılan Söğütlüdere’ nin Kilis yaşamında ayrıcalıklı bir yeri vardır. Kuzey yamaçlarından Zoppun Deresi ve Akpınar kaynaklarından akıp gelen suların, yeşilliğe bürüdüğü Söğütlüdere, özellikle hafta sonlarında Kiliselilerin mutfak kültürüne özgü kebap ve yemek çeşitleriyle mükemmel bir ziyafet sofrası için önemli bir mekandır.

COĞRAFYA

Gaziantep platosunun güneybatısında yer alan Kilis’te yaklaşık 7600 hektarlık saha ormanlarla kaplıdır. Zeytin ve bağcılık başlıca tarım ürünleridir. Ayrıca bitki örtüsünde kızılçam, kermez meşesi, palamut meşesi, pınar meşesi, tespih ağacı, ardıç, sakız ağacı, melengiç, antepfıstığı ve sumak yer alır.

Kilis av hayvanları bakımından zengin bir potansiyele sahiptir.

İklim genel karakterleri itibariyle Akdeniz İklimi içinde yer alır. Yazın sıcak ve kurak, kışın soğuk ve yağışlı geçer.

TARİHÇE

Orta Tunç Çağı’na kadar uzanan eski bir yerleşim merkezi olan Kilis ve Çevresine Hurriler, Mintanni, Asur, Hitit, Pers, Makedonya, Roma ve Osmanlılar hakim olmuşlardır. Kilis 1995 yılında il olmuştur.

NE YENİR?

Geleneksel kültürü yansıtan yöresel yemeklerin tadı ve görüntüsü ile oldukça etkileyicidir. Kilis’te yapılan kebap çeşitleri özel baharatlarla tatlandırılarak dumanı üstünde servis yapılmaktadır.

Göl üzerinde bulunan restoranlarda yemek yemenin lezzetine ve pekmezin tadına doyulmaz

NE ALINIR?

Alışveriş merkezleri Kilis’e ait kültürel dokuyu yansıtan pek çok hediyelik eşyayı kapsamaktadır. Ayrıca yöreye ait pekmez çeşitlerinden katı veya sıvı pekmez alınabilir.




KÜTAHYA İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 11.977 km²
Nüfusu: 656.903 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 55
Şehir Nüfusu: 318.869 (2000)
Köy Nüfusu: 338.034 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %12,81
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %27,10
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %0,97
İl Trafik No: 43
İl Telefon Kodu: 274

Hakkında Bilgi
Kütahya’ nın İlçeleri: Altıntaş, Aslanapa, Çavdarhisar, Domaniç, Dumlupınar, Emet, Gediz, Pazarlar, Şaphane, Hisarcık, Simav ve Tavşanlı’ dır.

Coğrafyası: Kütahya İli özellikle kuzey, batı ve güneyi ormanlar bakımından çok zengindir. Domaniç ve Kütahya Merkez de kızılçam ve karaçam ormanları, İlin iç kesimlerinde mazı meşesi, saçlı meşe ve Lübnan meşesinden oluşan meşe ormanları, Emet ve Tavşanlı da ardıç ve karaçam ormanları, Gediz ve Simav’ da kestane, at kestanesi ve kızılçam ormanları yaygındır. Kütahya endemik türler açısından da önemli zenginliklere sahiptir.

Kütahya, av hayvanları bakımından zengin bir bölgede yer almaktadır. İlde Avrupa ve Türkiye’ nin en büyük ve nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan toy kuşları koruma altına alınmıştır. Murat dağında da Geyik Koruma ve Üretme İstasyonu oluşturulmuştur.

İklimi: Kütahya iklimi, Ege, Marmara ve İç Anadolu iklimleri arasında bir “geçiş iklimi” niteliği taşımaktadır. Kütahya, sıcaklık bakımından daha çok İç Anadolu ikliminin, yağış rejimi bakımından ise Marmara ikliminin etkisi altındadır.

Tarihçesi: Kütahya, M.Ö. 3000 yıllarında kurulmuş medeniyetlerin ve kültürlerin harman olduğu Kütahya’ nın antik çağda ilk ev sahipleri Friglerdir. Kütahya daha sonra Roma, Bizans, Germiyanoğulları , Osmanlı egemenliğine girmiştir.

Kütahya’ da egemen olan bütün uygarlıklara ilişkin çok sayıda eser bulunmaktadır. Özellikle Frig Vadisi adı verilen ilin doğusundaki Türkmen Dağı eteklerindeki alan, bu eserler açısından çok zengindir.

Roma döneminde piskoposluk merkezi olan Kütahya’ da bu döneme ait en önemli eser Aizanoi Antik Kenti’ dir. Aizanoi, Anadolu’ nun en zengin antik kentlerinden birisidir. Dünyanın İlk Borsası Aizonai’ de kurulmuştur.

Anadolu’ da Türk Hakimiyeti başladığın da Kütahya ve çevresi Germiyanoğulları Beyliğine verilmiştir. Kütahya iki kez Germiyanoğulları Beyliğine başkentlik yapmış ve bu dönemde yapılan pek çok eser günümüze kadar ulaşmıştır. Kütahya ve çevresi Osmanlı Devletine Devlet Hatun’ un çeyizi olarak verilmiş ve bu nedenle şehzadeler Şehri olarak anılmıştır.

Kütahya Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Anadolu Beylerbeyliği’ ne merkezlik etmiştir. Osmanlı dönemi eserleri korunmuş haldedir.

Ne Yenir: Yörenin ünlü yemekleri arasında çorbalardan; Sıkıcık Çorbası, Oğmaç Çorbası ve Tutmaç Çorbası, sebze yemeklerinden; Ilıbada Dolması, Kabak Kabuğu Kavurması ve Soğan Dolması, hamur işlerinden; Cimcik, Tosunum, Gökçimen Hamursuzu, et yemeklerinden; Küpeti, Göveç ve Tirit, tatlılardan; Güllaç, Cendere ve Ev Baklavası sayılabilir.

Ne Alınır: Çinileri ve porselenleri dünyaca ünlü Kütahya’ da el sanatları da hala üretimini sürdürmektedir. Tabakçılık, urgancılık, hasırcılık, ağdacılık, yemenicilik, semercilik, nalbantlık,saraçlık gibi yok olmak üzere olan el sanatlarının son temsilcileri Simav ilçesinde bulunmaktadır. Çini ve porselen eşyaların yanı sıra, dokuma ve el işlemeleri hediyelik olarak satın alınabilir.




RİZE İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 3.920 km²
Nüfus: 348.776 (1990)
İl Trafik No: 53

Hakkında Bilgi
Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Rize, bölgenin en karakteristik özelliklerini gösterir. Anadolu’nun diğer bölgelerinden coğrafi yapısıyla olduğu gibi kültürel yapısı ile de ayrılır. Dik yamaçlı vadileri, doruklara ulaşılabilir dağları, buzul gölleri, zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri ve kaleleri, coşkun akan dereleri ile çok özel bir turizm beldesidir.

İLÇELER: Rize ilinin ilçeleri; Ardeşen, Çamlıheşin, Çayeli, Derepazarı, Fındıklı, Güneysu, Hemşin, İkizdere, İyidere, Kalkandere ve Pazar’dır.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler

Atatürk Evi Müzesi (Mehmet Mataracı Konağı): Atatürk’e ait bazı eşyalar yanında, bölgeden çıkarılan etnografik eserlerin de sergilendiği Mehmet Mataracı Konağı’nın (Atatürk Evi Müzesi) kuzeyinde geniş bir bahçesi vardır. 19. yüzyıl sonları sivil mimarisi özelliklerini taşıyan yapı, iç sofalı planlı üç katlı bir evdir. İkinci katta, kuzeydoğudaki oda, Atatürk’ün kaldığı odadır. Ulu Önder Atatürk 17 Eylül 1924 yılında Rize’yi ziyaret ettiği sırada Mataracı Mehmet Efendi’nin evinde misafir edilmiş ve bu odada kalmıştır.

Zemin katta Rize il merkezinden toplanan kitabeler ve mezar taşları, birinci katta ise bazı ahşap oymalı mimari parçalar, dokuma araç gereçleri, etnografik eserler sergilenmektedir. İkinci katta ise Atatürk zamanından kalan eşyalar, Atatürk’e ait giysiler, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk’e ait fotoğraflar bulunmaktadır. Müze Tel : (+90-464) 213 04 29

Rize Müzesi (Sarı Ev): Sarı Ev olarak bilinen ve 19. yüzyıl sivil mimari örneği olan yapı, 1998 yılında müze olarak açılmıştır. Müzede etnografik eserler sergilenmektedir.

Etnografya Müzesi: Adres: Müftü Mah. Kirazlık Sok. No:2 – Rize Tel: (464) 213 04 29

Kaleler

Rize Kalesi: Rize kent merkezinin güneybatısında yer alan kale, iç kale ve aşağı kaleden oluşmaktadır. İlk yapım tarihi konusunda kesin bilgiler bulunmamaktadır. İç kale M.S. 6. yüzyılda yeniden inşa edilmiş, 14. yüzyıl başlarında da Cenevizliler tarafından aşağı surlar yapılmıştır. Kale, Osmanlı döneminde onarılarak kullanılmıştır. Kısmen düzgün, kısmen moloz taşla yapılmış olan iç kale surları 1,5 m. kalındığındadır ve yarım daire planlı beş kuleye sahiptir.

Zamanında iç kaleden kuzeydoğu ve kuzeybatıya uzanan ve denize ulaşan aşağı kaleden günümüze batı surlarının bir bölümü ve bazı kuleler kalmıştır.

Zil Kalesi: Ortaçağın sonlarında yapıldığı tahmin edilen kale Çamlıhemşin ilçesindedir. Çam ormanları ile kaplı bir vadiye hâkim bir noktada bir kaya kütlesinin üstüne moloz taşlardan inşa edilmiştir. Duvarları 1,5-2 m. kalınlıktadır. Kalenin doğusu, güneyi ve kuzeyi doğal uçurum olup, yalnızca batı ve kısmen kuzeyde yüksek surlar bulunmaktadır.

Kale-i Bala: Çamlıhemşin ilçesinin 40 km. güneyindedir. 150 m. yüksekliğinde bir tepenin üstünde kurulu kalenin MÖ. 200 yıllarında yapıldığı sanılmaktadır.

Kız Kalesi Pazar ilçesinin batı girişinde denizin içerisine bir kaya üzerine inşa edilmiş olup, Bizans döneminden (M.S. 8. yüzyıl) kalmadır. Bu yapı, günümüzde tek bir gözetleme kulesiyle ayakta durmaktadır.

Zeleki Kalesi Çayeli ilçesinin doğusunda yer alan kale, 12. yüzyılda Bizans döneminde inşa edilmiştir. Bu gün harap durumdadır.




YOZGAT İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 14.072 km²
Nüfusu: 682.919 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 49
Şehir Nüfusu: 315.156 (2000)
Köy Nüfusu: 367.763 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %16,55
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %40,61
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-0,27
İl Trafik No: 66
İl Telefon Kodu: 354

Hakkında Bilgi
Yozgat’ ın İlçeleri: Akdağmadeni, Aydıncık, Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri, Saraykent, Sarıkaya, Sorgun, Şefaatli, Yenifakılı ve Yerköy’ dür.

Coğrafyası: İç Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri arasında bir geçiş alanı oluşturan Yozgat topraklarında zengin bir yaban hayatı vardır. Özellikle Merkez İlçe, Akdağmadeni, Karanlık Dere, Çekerek ve Çayıralan yöreleri kanatlı ve kanatsız av hayvanları bakımından oldukça zengindir.

İklimi: Yozgat’ da İç Anadolu’ nun karasal iklimi egemendir. İl alanının önemli bir bölümünü kaplayan Bozok platosu, güney ve kuzey Anadolu taş sistemleriyle deniz etkilerine kapatılmıştır. Bu nedenle yazla kış ve geceyle gündüz arasında ısı farkları yüksektir. Bu sert iklim koşulları Yeşilırmak havzasına giren Çekerek Vadisi’ nde biraz yumuşamaktadır. Bu kesimlerde az da olsa Karadeniz iklimi etkileri görülür.

Tarihçesi: Anadolu’ nun en eski yerleşim yerlerindendir. Yozgat’ ta sırası ile MÖ 1650-1460 Eski Hitit Krallığı dönemi, MÖ 1460-1170 Hitit İmparatorluğu dönemi, MÖ 1170-676 Frigler Dönemi, MÖ 676-600 Kimmerler Dönemi, MÖ 600-546 Lidyalılar dönemi, MÖ 546-334 Kimmerler dönemi, MÖ 334-285 İskender ve Diadoglar dönemi, MÖ 285-85 Galatlar dönemi, MÖ 85/MS 395 Roma İmparatorluğu dönemi, 395-1075 Bizanslılar dönemi, 1075-1318 Anadolu Selçukluları dönemi, 1318-1398 Beylikler dönemi, 1408-1923 Osmanlı İmparatorluğu dönemi yaşanmıştır.

Ne Yenir: Yöre beslenmesi büyük ölçüde buğday ürünlerine, unlu yiyeceklere dayanmaktadır. Bulgur, yarma ve düğürcük hemen hemen her türlü yemeklerde ve çorbalarda kullanılır. En önemli yemekleri, Arabaşı, Madımak, Testi Kebabı ve Yozgat Tandır Kebabıdır.




ZONGULDAK İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 8.629 Km²
Nüfus: 1.073.560 (1990)
İl Trafik No: 67

Hakkında Bilgi
Zengin tarihi bir geçmişi olan göz alabildiğince yeşili, bin yıllık mağaraları, doğal ve tarihi güzellikleriyle Zonguldak görülmeye değer bir ildir.

İLÇELER: Zonguldak ilinin ilçeleri; Alaplı, Çaycuma, Devrek, Ereğli ve Gökçebey’ dir.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu: Zonguldak otobüs terminali kente 1 km uzaklıkta olup, ulaşım taksi, dolmuş ya da belediye otobüsleriyle sağlanmaktadır. Otogar Tel : (+90-372) 2571311

Demiryolu: Zonguldak garına ulaşım taksi, dolmuş ya da belediye otobüsleri sağlanmakta olup, kent merkezine uzaklığı yaklaşık 1 km’ dir.

Denizyolu: Zonguldak limanından, yalnızca Mayıs-Eylül aylarında İstanbul-Hopa arasında yolcu taşımacılığı yapan feribot seferleri düzenlenmektedir.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler

Ereğli Müzesi
Adres: Atatürk Kültür Sitesi Ereğli – Zonguldak
Tel: (372) 312 03 62

Halil Paşa Konağı

Zemin + 3 katlı, orta sofalı plan tipinde ve kargir olan yapı, 19. yüzyıl sonlarına doğru kentin ileri gelenlerinden Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılmış ve antik spoli malzemelerden de yararlanılarak ilgi çekici hale getirilmiştir. Bir dönem ortaokul ve Kız Meslek Lisesi olarak da kullanılan yapı, 1988 yılında Kültür Bakanlığı’na tahsis edilmiş ve 1989 yılında başlanan restorasyonu 1998 Mart ayında bitirilmiştir.

1988 yılı Eylül ayından itibaren Atatürk Kültür Merkezi’nde faaliyetlerini sürdüren Ereğli Müze Müdürlüğü, 17.3.1998 tarihinde restorasyonu tamamlanan Halil Paşa Konağı’na taşınmıştır.

Teşhir-tanzim çalışmaları tamamlanan binanın zemin katı idarî bölüm olarak kullanılmaktadır. Müzenin birinci katında, Ereğli ve çevresinde toplanan Grek, Roma, Bizans dönemlerini yansıtan mermer mezar stelleri, pişmiş toprak amphoralar, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar ve takılar, çeşitli madeni eserler ve pişmiş topraktan yapılmış kaplar, kandiller, dokuma ağırlıkları ve figürinlerden oluşan arkeolojik eserler ile Lidya, Grek, Roma, Bizans, Abbasi, Emevi, Sasani, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı sikkeleri koleksiyonlarından oluşan eserler teşhir edilmektedir. İkinci katta çeşitli erkek ve kadın giysileri ile yöreye özgü bir dokuma olan “Elpek” kumaşı ve ipliği, dokuma aletleri, mendil, bohça, örtü gibi dokuma türleri, silahlar, takılar, mühürler tütünle ilgili eşyalar, tespih, saat, mutfak eşyaları, ölçü ve tartı aletleri ve yazma eserlerden oluşan yöresel etnografik eserler sergilenmektedir. Üçüncü kat, dönemine uygun döşenmiş müze-ev olarak düzenlenmiştir. Müze bahçesinde ise, çeşitli dönemlere ait lahitler, sütun başlıkları, sütun kaideleri, sütunlar, yazıtlı bir taş, mimarî parçalar ve bir anıt mezardan oluşan taş eserler sergilenmektedir.

Plajlar

80 km’lik kıyı şeridi boyunca çok sayıda doğal plaj ve kumsal bulunmaktadır. Doğu yönünden itibaren Sazköy, Filyos, Türkali, Göbü, Hisararkası, Uzunkum, Kapuz, Karakum, Değirmenağzı, Ilıksu, Kireçlik, Armutçuk, Karadeniz Ereğli, Mevreke, Alaplı ve Kocaman mevkiileri yaz boyunca yöre halkının akın ettiği kumsallardır

Mesire Yerleri

Merkezde Ulutan Baraj Gölü, Ereğli’de Kızılcapınar Baraj Gölü ve Gülüç Baraj Gölü, Çatalağzı beldesinde bulunan Dereköy Göleti ile Karapınar beldesinde bulunan Çobanoğlu Göleti (18 ha) içme suyu ya da sanayi amaçlı yapay göllerdir. Bu göllerin çevresi yöre halkınca günübirlik dinlenme alanları olarak kullanılmaktadır. Merkez Kokaksu mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu beldesinde Değirmenağzı ve Ereğli’de Güneşli Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup, trekking amaçlı olarak kullanılmaktadır

Mağaralar

Cehennemağzı Mağarası, Gökgöl, Kızılelma, İnağzı ve Cumayanı Mağaraları görülmeye değerdir.

Koruma Alanları

Zonguldak – Çitdere Tabiatı Koruma Alanı

Konumu: Batı Karadeniz Bölgesinde, Zonguldak ili, Yenice ilçesi, Şekermeşe ve Dibekyanı mevkiinde yer almaktadır. Saha 72.15 Ha. dır.

Ulaşım: Sahaya Zonguldak-Ankara devlet karayolu Yeniçe sapağından ayrılan 45 km.lik yol ile ulaşılabilir.

Özellikleri: Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği, Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana) nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı, aralarındaki nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerinde yer aldığı eşsiz yaban hayvanları topluluğuna sahip olması özelliklerini oluşturmaktadır.

Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana), kayın (Fogus orientalis), gürgen (Carpinos betilus), göknar (Abies bornmülleriana), dişbudak (Fraxinus excelsior), akçaağaç (Acer platano-ides),karaçam ((Pinus nigra), sarıçam (Pinus sylvestris), porsuk (taxsus baccata), ıhlamur (Tilia tomentosa),kayacık (Ostrya carpinifoliç), karaaağaç (Ulmus campestris), kuşburnu (Rosa canina), Üvez(Sorbus aucuparia) sahada bulunan ağaç türleridir.

Başlıca hayvan türleri ise; geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki, sansar, başak, yaban kedisi, tavşan, çulluk, tahta güvercin, alakarga, atmaca, ispinoz ve kara tavuktur.

Sportif Etkinlikler

Avcılık: İlimiz av ve yaban hayatı anlamında da çeşitlilik ve zenginlik göstermektedir. Özellikle Merkez, Devrek, Gökçebey ve Karadeniz Ereğli civarında bulunan orman alanlarında ayı, domuz kurt, tilki, porsuk- çakal- dağ keçisi, sincap, karaca, tavşan, gibi yaban hayvanları ve yaban ördeği, yaban güvercini, çulluk, bakal gibi kuş türleri avlanmaktadır. Akarsularda sazan, alabalık, karabalık ve mercan, denizde ise istavrit, hamsi, mezgit, palamut, barbunya gibi balıklar avlanmaktadır. Yaban hayatına yönelik avlanma daha çok hobi ya da boş zaman faaliyeti olarak yapılmakta iken, denizlerde yapılan avlanma ise ticari amaçlı olarak gerçekleştirilmektedir.

Bisiklet Turları: Ereğli çevresinde bisikletli doğa gezileri düzenlenmektedir. Ereğli-Armutçuk Gökçeler yönünde hem bisiklet gezisi için uygun eğime sahip yol hem de yol güzergahı boyunca tarihsel değerleri ve doğal güzellikleri görme ve izleme olanağı bulunmaktadır.

Olta Balıkçılığı : Başta Karadeniz olmak üzere, Ulutan Baraj Gölü, Kızılcapınar Baraj Gölü ile Filyos Irmağı, Devrek Çayı, Gülüç Çayı ve Alaplı Çayı olta balıkçılarının rağbet ettiği başlıca yerlerdir. Ayrıca Bostandüzü, Ilıksu mevkiilerinde bulunan dereler de olta balıkçılığı yapılmaktadır.

Dağ Doğa Yürüyüşü: Alaplı’da Bacaklı Yayla, Bölüklü Yayla ve Kız Kulağı Yaylası, Merkezde Göldağı, Esenlik, Beycuma Yayla Mevkii, Devrek’de Bostandüzü, Dirgine Vadisi ve Yedigöller, Gökçebey’de Pamukdüzü Mevkii dağ doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin en fazla ilgi gösterdiği noktalardır. Ayrıca, Harmankaya, Güneşli ve Değirmenağzı şelalelerinin bulunduğu doğal güzergah da, trekking amaçlı gezilerde ilk akla gelen yerlerdir.

Yatçılık: Her yıl Ataköy Marina tarafından düzenlenen Uluslararası Karadeniz Yat Rallisi (Kayra) kapsamında, ralliye katılan yatlar Zonguldak ve Ereğli limanlarına

COĞRAFYA

Oldukça engebeli bir arazi üzerine kurulmuş olan kent topraklarının önemli bir bölümünü, akarsu vadileriyle yer yer derin bir biçimde parçalanmış alanlar ve orta yükseklikteki dağlar oluşturur.

Bol yağışlı bir iklime sahip olan Zonguldak, akarsular bakımından da oldukça zengindir. Filyos Irmağı, Devrek Irmağı, Alaplı Irmağı, Gülüç Çayı ve Üzülmez Dereleri ilin en önemli akarsularıdır. Karadeniz Ereğlisi’ nde Kızılcapınar ve Gülüç, Merkez’de Ulutan baraj gölleri ile Karapınar’da

Çobanoğlu, Çatalağzı’da ise Dereköy göleti ilin yapay gölleridir.

İl topraklarının % 52’si ormanlarla kaplıdır. Yörenin yüksekliklerinde iğne yapraklı, daha aşağılarda yayvan yapraklı, akarsu kenarlarında ise kavak, söğüt gibi ağaçlar bulunmaktadır. Bu ana yeşil dokuyu bol çeşitli orman altı bitki türleri tamamlamaktadır. Zonguldak’ da Karadeniz iklimi görülmektedir. Mayıs – Ağustos ayları arasındaki ortalama deniz sıcaklığı 20 C’ dir.

TARİHÇE

Zonguldak ve çevresi; Hitit, Frig, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmend, Candaroğulları ve Osmanlı dönemleri yaşamıştır. Zonguldak şehir merkezi, maden kömürünün bulunması sonucu 1849 yılında yerleşim yeri olarak kurulmaya başlanmıştır.

NE YENİR?

Yöre mutfağı ağırlıklı olarak unlu (buğday ve mısır unu) mamullerden yapılan yemek türlerinden oluşmaktadır. Su böreği, kabaklı börek, bazlama, cizleme, gözleme, kömeç ekmeği, pide türleri, tarhana çorbası, uğmaç çorbası, göce çorbası, malayı yöresel yemekler arasında sayabiliriz. Ereğli pidesi ve Osmanlı çileği, Çaycuma yoğurdu, Devrek çöreği ve simdi ile Zonguldak ormanlarında yetişen kuzu kestanesi yörenin adıyla özdeşleşmiş yiyecekleridir.

NE ALINIR?

Devrek Bastonu, elpek bezi, madenci heykelcikleri tercih edilen hediyelik eşyalardır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın