Kolluk Kuvvetleri Personelinin 375 Sayılı KHK Kapsamında görevine son verilmesi

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında; ”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle yani 9.7.2021 tarihine kadar; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;

-27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

-18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

– 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

– 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununa tabi personelden Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

– Milli Savunma Bakanına bağlı personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

– Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. ” hükümlerine yer verilmiştir.

Tabiki hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak kamu görevinden çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için kamu personelinin, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara “üyeliği”, “mensubiyeti” veya “iltisakı” yahut bunlarla “irtibatı” olduğunun somut bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. İdare takdir yetkisini keyfi bir şekilde hareket ederek hukuka aykırı kullanamaz.

Bu konu ile ilgili kullanıcılarımızdan gelen mailler doğrultusunda görülen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 2019 yılında verdiği benzer konuda verdiği bir kararda; “Ulaşılan bilgi ve kanaatin, somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması, tahmine, tasavvura ve önyargıya dayalı olmaması, aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerekir. Aksi durumda soyut ve gerçek dışı ithamlarla bazı kişilerin önemli hak kayıplarına yol açılabileceği, bunun idarenin son derece haklı nedenlere dayalı güvenlik tedbirleri hakkında toplumda tereddütlere neden olabileceği, bu durumun ise en çok yine kendisi ile mücadele edilen yasa dışı mihraklarca istismar edilebileceği ortadadır.” ifadesine yer verilmiştir. Yine bu khk islemi ile ilgili olarak savunma zarfı ile savunması alınan bir çok personel konu hakkında yine bize mailler atmaktadırlar, aşağıdaki yazımızda detaylı bir anlatım mevcuttur.

375 sayılı KHK ile Kamu görevinden çıkarılma işleminde FETÖ/ PDY terör örgütü üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle hakkında inceleme ve soruşturma yürütülen kişilerin değerlendirme kriterleri genel olarak Örgütün iletişim programları (By Lock, Eagle, Kakao vb.) – Bank Asya’da artan hesap -Okul/Yurt/Dershane/Dernek/Vakıf/Sendika vb. Kaydı – Bağış – Gazete ve dergi abonelikleri -Tanık beyanları -Adli süreç – SGK Kaydı şeklindedir.

Konu hakkında yorumlarınızı yazınız altında paylaşabilirsiniz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın