Zorunlu Müdafilik Nedir ?

Anayasamızın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” hükmü, Anayasamızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde ise “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun da sanık ve katılanının, haklarını daha iyi savunabilmesi için avukat yardımı almasını düzenleyen maddeler kabul edilmektedir.

CMK’YA GÖRE  SORGU AŞAMASINDA AVUKATLIK YARDIMINDAN NASIL YARALANILIR*

        Kanun gerekçesinde de açıklandığı üzere “Sorguya çekilecek veya ifadesi alınacak şüpheli veya sanığın yararlandığı ikinci temel savunma hakkı, avukat bulundurabilmektir”.Bu hakkın şüpheli veya sanığa kullandırılması; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 147.Md.sin  1/c fıkrasında “İfade ve sorgunun tarzı ile ilgili” bölümünde  düzenlenmiştir.Bu maddeye göre Sanık veya şüphelinin müdafi seçme  hakkından bilgisi olmaması durumunda da, ifadeyi alan görevli tarafından, “Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirileceği” bildirilmesi gerekir.

        Sanık ve şüphelinin,sorgu ve ya ifade verme aşamasında sorgu yapan veya ifadeyi alan görevliye “İfadesini avukat nezaretinde vereceğini belirtmesi, avukatı varsa avukatının belirterek çağrılmasını, avukat tutacak imkanı yoksa da barodan görevlendirilecek avukat nezaretinde ifadesini vereceğini belirtmesi  yeterlidir. Sanık veya şüpheli avukat talep etmesi için,hangi konuda suçlandığı önemli değildir.Avukat bulundurulması için talep esastır.                         

           Yakalanan kişi veya sanık 18 yaşını bitirmemiş ise veya sağır veya dilsiz veya kendisinin savunamayacak kadar malül olursa, istemine bakılmaksızın, kendisine, baro tarafından bir müdafii tayin edilir.

       Uygulamada; sorgu veya ifade alınırken 5271 Sayılı kanunun 147nci maddesinde belirtilen tüm diğer hakları ile birlikte “Şüphelinin avukat isteyip istemediğinin sorulduğu” kimlik bilgilerinin  altında ifade alınmadan önce yazılıp hazır edilmektedir. Yeni suç işleyen şüpheli bu hakkının mahiyetini bilmediğinden genelde talep etmemektedir. Avukat talep etme  hakkından daha çok suç işlemeyi alışkanlık haline getirmiş maddenin anlamını bilen şüpheli ve sanıklar yararlanmaktadır.

       Şüpheli ve sanık Sorgu Tutanağının altını imzaladığı zaman, kimlik bilgileri bölümü ile ifadesinin arasında yer  alan haklarının neler olduğu ve bunların hatırlatıldı hakkındaki yazıyı da   imzalamış olmaktadır.Sanık ve şüphelinin haklarını daha iyi anlamaları sağlamak amacıyla,şüpheli ve ya sanıkların haklarının ifade ve sorgu tutanaklarından ayrı bir tutanakla belirlenmesi ve sanık ve şüphelinin açık iradesinin belirlenebilmesi için “Barodan avukat istemediğine dair beyanın” kendi el yazısıyla alınması bu hakkın kullanılması açısından daha anlamlı ve faydalı olacağı açıktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın