Malazgirt Meydan Muharebesi sebep sonuçları

Romanos Diyogenis, Türklerin Anadolu’daki taarruzlarına son vermek için Sultan’ın Suriye’de bulunmasından istifade edip Sultan’ı harbe zorlayarak Türkmenleri Anadolu’dan atmak için bir muahede hazırlayıp kabul ettirmeyi düşünüyordu. 100.000’i piyade olan geri kalanı süvari olan 200.000 kişilik bir ordu hazırladı.

Alp Arslan Halep önlerinden Mısır’a hareket etmek üzereyken İmparator’dan gelen elçi, Müslümanların elinde iken Rumlar tarafından geri alınmış şehirlerin geri verilmesini teklif etmiş ama Sultan’ı bu sulh teklifi ile aldatan İmparator aynı zamanda İmparator Sakarya’yı geçerek Kayseri, Sivas üzerinden Şebinkarahisar oradan da Erzurum’a kadar gelmiştir. Bizans ordusundaki çoğu komutan Sivas’ta kalınmasını tavsiye etse de İmparator ileri yürümek istedi. Rumeli orduları kumandanı Nikefor Briyennios’da eğer ileri gidilecekse muharebeyi Pasin Sahrasında kabul etmenin uygun olacağını söyler.

ma İmparator’un niyeti İran’a kadar ilerlemekti. Ahlat yolunun güvenliğini sağlayarak Malazgirt’i muhasara etmiş ve buradaki aman dileyen bütün Türkleri de öldürtmüştür. İmparator Sultan Alp Arslan’ın İran’a döndüğü haberini alınca Ahlat’ı zapt edip Van Gölü sahillerindeki şehirleri alıp Azerbaycan’a girmeyi kararlaştırdı. İmparator 24 Ağustos’ta Sultan’ın geldiği haberini alınca bunun kesin olup olmadığın öğrenmek için ileri bir ordu gönderdi, bu ordu Türk ordusu tarafından dağıtıldı, İmparator destek olarak Basilas’ı gönderse de o da yenilerek esir edildi. Bu olayları haber alan İmparator Malazgirt’ten Zeho Ovası’na geldi ve buradaki bütün hâkim tepelerin Sultan’ın askerleri tarafından tutulduğunu gördü.

Sultan Alp Arlan Halep’te iken Mısır’a geçecekken İmparator’un ilerlediği haberini alınca onun İran’a girmesini önlemek için ordusunun bir kısmını Suriye’de bırakıp geri dönmüştür. Yanında bulunan sadece Horasan ordusu ve Anadolu gazası ile uğraşan komutan ve şehzadelerin ordusuydu, Bu ordulara ek olarak 4.000 Türk Memlûk’ü, 40.000 Güzide Türk atlısı, 10.000 gönüllü bulunmaktaydı. Sayısı 55-60 binden oluşan bu ordu sayı olarak Bizans ordusundan az olsa da kıymet ve güç bakımından üstündür.

nadolu gazasında buluna Selçuklu şehzadeler Türk emir ve beyleri de ordularıyla birlikte Sultan Alp Arslan’ın maiyetinde toplandılar. Sultan Alp Arslan öncelikle kan dökülmesini, engellemek için Emir Savtekin’i İmparator’a elçi olarak gönderip barış teklifinde bulunmuştur. İmparator müzakereye yanaşmayıp ancak Sultan’ın Ahlat’a çekilirse barış hakkında konuşabileceklerini söylemiştir. Bunun üzerine İmparator bütün askerleri özellikle Rumeli Oğuzları Peçeneklere yemin ettirmiştir.

Malazgirt Meydan Muharebesi 1071 yılının Ağustosu’nun 26.Cuma günü öğlen vakti başlamıştır. Bizans ordusu sağ cenaha Kapadoklu Alyates, sol cenaha Nikefor Briyennios ve merkeze de İmparator’un geçmesiyle teşkilatlanmıştır. Türk ordusundaki teşkilatlanmaya dair kaynaklarda pek bilgi yoktur. Bütün kaynaklar Türk ordusunu Alp Arslan’ın idare ettiğini nakletmesine rağmen yalnızca Patrik Mikhail’in Süryani Vekayinamesi orduyu Süleyman Şah’ın idare ettiği ve muvaffak olduğunu nakletmiştir. Alp Arlan ordunun başında durarak cesaretle savaşmış ve örnek olmuştur. Savaştan önce Alp Arslan şehit olduğu takdirde olduğu yere gömülmesi ve oğlu Melikşah ’ın kendi yerine geçmesin vasiyet etmiştir.

Sultan Alp Arslan ordusunun bir kısmını Zeho Ovasında pusu kurmakla görevlendirmiştir. Türk ordusu Sultan’ın emri ile harp ederek geri çekiliyor, geri çekilirken de ok atışlarında bulunuyor ve kendilerini takip eden Bizans ordusunu pusuya çekiyordu. Bu arada Peçeneklerin Türk ordusu tarafına geçmesi Bizans ordusunda karışıklıklara sebep oldu, İmparator geri çekilme emri verse de Sultan Alp Arslan Bizans ordusunun pusuya yaklaştığını görünce pusudaki askerlere hücum emri verdi ve Bizans ordusu kısa zamanda dağılmaya başladı.

Kaçan Bizans ordusunu takip eden Türk askerleri onları telef etti. İmparator’da kaçarken Gevher-ayin’in bir kölesi tarafından yakalanarak Sultan’a götürüldü. Başta esir edilen kişinin İmparator olup olmadığı konusunda tereddütte kalınsa da sonradan İmparator’a elçi olarak giden Savtekin’in yanındaki subaylardan Şadi bu kişinin İmparator olduğuna şahitlik etmiş ve öncesinde esir edilmiş Bizans komutanlarından Basilas’ın İmparator’a hürmete davranması tereddütleri ortadan kaldırmıştır.

Sultan Alp Arslan Malazgirt Zaferi sonrasında esir edilen İmparator’a esir gibi değil misafir bir hükümdar gibi muamelede bulunmuştur. Aralarında bir antlaşma yapılmış, bu antlaşma gereğince; İmparator, zamanın İslam devletinin elinde olan ve Bizans tarafından alınmış olan tekrardan Türk ordusunun eline geçen şehirleri Türk Sultan’ına terk edecek, kurtuluş fidyesi verecek ve kızlarından birini Sultan’ın oğullarından birine nikâhlayacaktır. Bu antlaşma ile Kızılırmak’tan itibaren Anadolu’nun doğusu Türklere bırakılmıştır. Antlaşmadan sonra İmparator serbest bırakılmış ve Türk müfrezesi refakatinde memleketine gönderilmiştir.

Malazgirt Zaferi dünya tarihinde dönüm noktası olan olaylardan biridir. Bu olay Türkmenlerin Anadolu’ya yerleşmesini sağlamış, buradaki yerlilerle kaynaşıp onları Müslüman ettikten sonra güçlü bir teşkilat kurmaları ve sonrasında ülkenin sınırlarını aşarak Balkanlar, Macaristan, Suriye, Kuzey Afrika, Karadeniz Havzasını alıp Roma’dan sonra dünyanın en büyük ve devamlı İmparatorluğunun kurulmasına sebep olmuştur. İslam tarihçileri bu zaferi Anadolu’da İslamiyet’i yayması itibariyle Kadisiye ve Yarmuk muharebeleri ile eşit tutmuşlardır. Bu zafer sadece Türk ve Müslümanların olduğu memleketlerde değil Avrupa’da ses getirmiş. Hıristiyanların telaşa düşmesi ile Papa VII. Gregoire 1074’de Haçlı Seferler için çağrı yapmaya başlamıştır.

Sultan Alp Arslan Malazgirt Zaferinden sonra maiyetinden Emir Saltuk’u Erzurum ve havalisi, Emir Artuk Bey’i Mardin, Amid, Malatya, Harput ve civarı, Emir Danişmend’i Kayseri, Sivas, Tokat, Niksar ve Amasya, Emir Çavuldur’u Maraş ve Saros çevresi, Emir Mengücük’ü Erzincan, Kemah Şarki Karahisar bölgelerinin fethi ile görevlendirmiş ve buraya yerleşmelerini emretmiştir. Cenabi Anadolu fethine ise Kutalmış oğullarını memur etmiştir. Bu bilgileri veren Ebu Hamid’in kaynağı kesin bilgiler içermez. Çünkü bunun birçok sebebi vardır. İlk olarak Sultan Alp Arslan’ın emirleri arasında Emir Saltuk diye biri yoktu ve Emir Saltuk 1145’de Anadolu’da bir beylik kuran kişidir. İkinci olarak Emir Artuk Anadolu fethine katılıp başarı kazanmış ama sonrasında Suriye’ye inerek oradan Kudüs’e geçmiş ve Kudüs Emiri olmuştur ondan sonra oğulları Mardin’e gelerek beylik kurmuşlardır. Üçüncü olarak Emir Çavuldur’un Maraş ve Saros’a hâkim olduğu doğru değildir o bölgeye Melikşah döneminde Emir Boldacı fetihler yapmıştır. Son olarak Emir Danişmend’in Anadolu fethine 1071’de iştirak ettiği bilgisi de doğru değildir, Orta Anadolu Artuk ve Tutak Beyler tarafından fethedilmiştir. Patrik Mikhail Emir Danişmend’in bu bölgeye 1085’de geldiğini nakletmiştir.

YAZAN: EDA ÇELİK-ALİMSÖZLÜK

KAYNAK: TÜRKİYE TARİHİ SELÇUKLULAR DEVRİ – MÜKRİMİN HALİL YİNANÇ

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın