Polis Tayinleri 2. Grup İlleri ve Çalışma Şartları

AKSARAY İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 7.570 km²
Nüfusu: 396.084 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 52
Şehir Nüfusu: 200.216 (2000)
Köy Nüfusu: 195.868 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %18,08
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %32,80
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %4,98
İl Trafik No: 68
İl Telefon Kodu: 382

Aksaray’ ın İlçeleri: Ağaçören, Eskil, Gülağaç, Güzelyurt, Ortaköy ve Sarıyahşi’ dir.

Coğrafyası: Aksaray, kuzeyden Kırşehir, doğudan Nevşehir, güney doğudan Niğde, kuzey batıdan Ankara ve batı ve güneyden Konya illeri ile çevrilidir.

Türkiye’ nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölünün güneydoğusunda yer alan Aksaray ilinin yeryüzü şekillerini, Hasan Dağı, Melendiz Dağları ve Ekecik Dağı gibi eski volkanik dağlar ile bu dağlardan püsküren lavların meydana getirdiği platolar ve ovalar oluşturmaktadır.

İklimi: Aksaray İlinde İç Anadolu iklimi olan karasal iklim özellikleri görülmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve genellikle karlı geçmektedir.

Tarihçesi: Kapadokya Bölgesi içinde yer alan Aksaray İli, MÖ. 8.000′ den itibaren iskan edilmiştir. Aşıklı Höyük, Akeramik Neolitik Döneme ait Anadolu’ daki ilk köy yerleşimlerinden birisidir. Tarihi süreç içerisinde Aksaray çeşitli medeniyetlere beşiklik yapmıştır. MÖ. 3000-2000 yılları arasında Asur Ticaret Kolonileri Devrinde en önemli ticaret merkezlerinden birisi kent merkezi yakınlarındaki Acemhöyük’ tür. İlde daha sonra Hitit, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri yaşanmıştır.




AMASYA İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 5.690 km²
Nüfusu: 328.674 (2007)
Nüfus Yoğunluğu: 58
Şehir Nüfusu: 201.331 (2007)
Köy Nüfusu: 127.343 (2007)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %1,65
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %19,15
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-15,52
İl Trafik No: 05
İl Telefon Kodu: 358

Amasya’ nın İlçeleri: Göynücek, Gümüşhacıköy, Hamamözü, Merzifon, Suluova, Taşova’ dır.

Coğrafyası: Amasya, doğuda Tokat, güneyde Yozgat, batıda Çorum, kuzeyde Samsun İlleri ile çevrilidir. Yeşilırmağın Orta Karadeniz Dağları (Canik) arasında oluşturduğu vadi üzerinde kurulmuştur.

Akdağ, Tavşan Dağı, İnegöl Dağı, Kocacık Tepesi, Kırklar Dağı, Ferhat Dağı önemli dağlarıdır. Sulama amaçlı gölet ve barajlar ile sulanan verimli ovalara sahiptir. Borabay Gölü en önemli gölüdür. Yeşilırmak ve göletlerde yayın, sazan, turna, levrek, pullu gibi balık türleri bulunmaktadır.

İklimi: İlde Karadeniz iklimi – kara iklimi arasında bir geçiş iklimi hüküm sürer. Yazları kara iklimi kadar kurak, Karadeniz iklimi kadar yağışlı değildir. Kışları ise Karadeniz iklimi kadar ılıman, kara iklimi kadar sert değildir.

Tarihçesi: İlk yerleşimin MÖ. 5.500 yıllarına kadar uzandığı belirlenen Amasya; Antik Çağdan günümüze kadar geçen zaman içerisinde Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. 1386 yılında Osmanlı topraklarına katılan Amasya, Osmanlı padişah ve şehzadelerinin gösterdikleri özel ilgi nedenleriyle “şehzadeler şehri” olarak da ün yapmıştır.




BARTIN İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR.

Yüzölçümü: 2.140 Km²
Nüfus: 205.834 (1990)
İl Trafik No: 74

Bartın, Batı Karadeniz’de doğal güzelliği, plajları, tarihi yapıları, mağaralarıyla ilgi çeken bir ildir.

İLÇELER: Bartın ilinin ilçeleri; Amasra, Kuruçaşile ve Ulus’tur.

Amasra: Şehir merkezi, Bartın’ın kuzeyinde dik yamaçları Karadeniz’le buluşturan yedi tepe, beş yarımada ve iki ada üzerinde kurulmuştur.İlçe’ de önemli gelir kaynaklarından biri turizm sektörüdür. Eşsiz doğal yapısı, 3000 yıllık tarihi dokusu 1940’ lı yıllardan beri Amasra’ yı turizm cazibe merkezi yapmıştır. Son yıllar da turizm alt yapı sorumlularının da giderildiği Amasra, yaz – kış turistlerin akınına uğramaktadır.

Kuruçaşile: Şehir Merkezi, Bartın’ın kuzey doğusunda zeytin ve sandal burunları ile sınırlanan koylar üzerinde kurulmuştur.Karaman Meydan köyleri arasında fok balıklarına mahsus 10x10x10 ebadında kıyı mağarası vardır.

Ulus: Bartın’ın güneydoğu yönünde, Ulus ve Eldeş çaylarının birleştiği bir vadide kurulmuştur. Ulukaya Köyü yakınında şelale ve kanyon oluşmuştur.




BİLECİK İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 4.302 km²
Nüfusu: 203.777 (2007)
Nüfus Yoğunluğu: 47
Şehir Nüfusu: 145.126 (2007)
Köy Nüfusu: 58.651 (2007)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %10,02
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %31,82
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-19,87
İl Trafik No: 11
İl Telefon Kodu: 228

Bilecik’ in İlçeleri: Bozüyük, Gölpazarı, İnhisar, Osmaneli, Pazaryeri, Söğüt ve Yenipazar’ dır.

Coğrafyası: Bilecik ilinin en önemli akarsuyu Sakarya Irmağı olup, bir doğal göl, bir de baraj gölü bulunmaktadır.

İlin orman zenginliği av hayvanları bakımından da zenginleşmesini sağlamıştır. Bin metreye kadar yükseklerde orman örtüsü genellikle meşe, otsu bitkiler ve makilerden oluşmaktadır. 1000 metre ve daha yükseklerde ise karaçam, kayın, kızılçam, kestane, köknar türündeki yüksek boylu ağaçlar sıralanır.

İklimi: Bilecik’ de İç Anadolu Bölgesi’ nin sert ve az yağışlı karasal iklimi ile Akdeniz ve Karadeniz kıyılarının ılık ve yağışlı ılıman iklimleri arasında geçiş iklimi görülür.

Tarihçesi: Kentin Antik Çağdaki hayatı, tarih kaynaklarında Bilecik’ i de içine alan Bitinya (Bithynia) bölgesinin genel tarihi içinde gösterilir. Bitinya bölgesinin bilinen tarihi M.Ö. 1950’ lerde burada yaşayan Trakya kavimlerinden Thynler’ le başlar.




BOLU İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 8.320 km²
Nüfusu: 270.654 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 33
Şehir Nüfusu: 142.685 (2000)
Köy Nüfusu: 127.969 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %2,90
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %28,26
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-19,40
İl Trafik No: 14
İl Telefon Kodu: 374

Bolu’ nun İlçeleri: Dörtdivan, Gerede, Göynük, Kıbrısçık, Mengen, Mudurnu, Seben ve Yeniçağa’ dır.

Coğrafyası: Topraklarının yarıdan fazlası ormanlarla kaplı olan Bolu’ nun yüzey şekillerinde dağlar, platolar ve ovalar önemli yer tutar. Önemli dağları güneyde Bolu Dağları , Abant Dağları , kuzeyde Sünnice Dağları , Çele Doruğu , Gerede’ nin kuzeyinde Arkot ve Göl Dağları’ dır. En güneyde ilk iki sıradan daha yüksek olan ve genel olarak Köroğlu Dağları adı verilen volkanik dağlar uzanır.

Yöre, yağış zenginliği ve eğimlerin çokluğu nedeniyle irili ufaklı doğal ve baraj gölleri açısından zengindir. İldeki göllerden bazıları, Abant, Yedigöller, Gölcük, Yeniçağa, Çubuk, Sünnet, Karagöl, Karamurat, Sülük, Gölköy, Aladağ ve Saraycık’ tır.

İklimi: Bolu genellikle Karadeniz iklim tipinin içinde yer almaktadır. Bunun yanında güney bölümlerinde İç Anadolu iklim tipi de görülmektedir.

Tarihçesi: Yazılı belgeler, arkeolojik eserler ve tarihî kaynaklara göre, Bolu’ nun tarihi, Bithynialılar ile başlamaktadır. Sırasıyla Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar Bolu ve çevresine hakim olmuşlardır.

Bolu yöresine Osmanlı akını ilk kez Osman Gazi tarafından başlatılmış, Bolu yöresinin tümüyle fethedilmesi ise Orhan Gazi döneminin ilk yıllarına (1324-1326) rastlamıştır. Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yapılan Millî Mücadele sonunda Bolu, 10 Ekim 1923′ de yeni düzenlemeler çerçevesinde vilayet haline getirilerek yeni bir yönetime kavuştu.

Ne Yenir: Bolu’ nun fındık şekeri, çikolatası, çam balı, kaymağı, tereyağı ünlü tatlılarıdır. Kabaklı gözleme yöreye özgü hamur işidir.

Mudurnu’ nun saray helvası, köpük helvası, Göynük’ ün şeker fasulyesi Seben’ in elması, üzümü, Mengen’ in peyniri yörenin tadılmaya değer yiyecekleridir.

Ne Alınır: Bolu’ nun çam kolonyası, fındık şekeri, Bolu çikolatası, çam balı, kaymağı, tereyağı, kabaklı gözlemesi; Mudurnu’ nun saray helvası, köpük helvası, ipek oyaları; Gerede’ nin deri ve bakır eşyaları; Göynük’ ün şeker fasulyesi, el dokumaları; Seben’ in elması, üzümü; Mengen’ in peyniri; Kıbrısçık’ ın pirinci, el dokuması torbaları ve kilimleri, hediyelik olarak satın alınabilir.




BURDUR İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 6.840 km²
Nüfusu: 256.803 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 38
Şehir Nüfusu: 139.897 (2000)
Köy Nüfusu: 116.906 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %0,74
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %8,02
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-7,32
İl Trafik No: 15
İl Telefon Kodu: 248

Burdur’ un İlçeleri: Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni ve Yeşilova’ dır.

Coğrafyası: Burdur, Akdeniz Bölgesi’ nin iç kısmında ve Göller Yöresi adı verilen bölgede yer almaktadır. Güneyde Antalya, Batıda Denizli, Güneybatıda Muğla, Doğu ve Kuzeyde Isparta ve Afyon illeri ile çevrilidir. İlde çok sayıda göl ve orta boy akarsu bulunmaktadır. Türkiye’ nin önemli göllerinden olan Burdur Gölü her türlü su sporları için elverişlidir. İlin diğer bir gölü Salda Gölü’ dür.

İklimi: Burdur, kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir iklime sahiptir.

Tarihçesi: Çeşitli kaynaklar ve arkeolojik bulgular, antik dönemde Pisidia olarak adlandırılan bölgede yer alan Burdur ilinde Paleolitik Çağ’ dan bu yana yaşanıldığını göstermektedir. Yeşilova ilçesinin Başkuyu köyünde bulunan kaya resimlerinden anlaşıldığına göre Paleolitik Çağ’ da bu bölgede ilk insanın varlığı kesinlikle anlaşılmıştır.

İl merkezine bağlı Hacılar Köyünde yapılan kazılarda M.Ö. 7 bin yıllarına tarihlenen “Keramiksiz Neolitik” üzerinde lX-VI katlar (M.Ö.5400), insanın yeryüzünde hayvanı ehlileştirip, köyler kurarak çanak çömlek yapmasını öğrendiği, toplayıcılıktan üretime geçerek belli bir yere bağlandığı merkezlerin en önemlilerindendir. Burada ortaya çıkarılan ana tanrıça figürleri ile boyalı insan yüzlü çanak çömlekleri dünya arkeolojisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bölge, Frig, Roma, Bergama Krallığı ve Bizans dönemlerini yaşamıştır. Daha sonra Selçuklular, Hamitoğulları ve Osmanlılar bölgede hakim olmuşlardır.

Ne Yenir: Burdur il merkezi Yukarı Pazar Semtinde üretilen “ceviz ezmesi” olarak adlandırılan ceviz tatlısı ve Burdur’ a has “Burdur şiş” tadılmaya değerdir. Sagalassos Antik Kenti yolu üzerinde bulunan alabalık tesislerinde dinlenerek, yöreye has yoğurt ile alabalık yenebilir.

Ne Alınır: Bakırcılar çarşısında işlenerek süslenmiş bakır hediyelik eşyalardan alınabileceği gibi özel sipariş de verilebilir.




ÇORUM İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 8.454 km²
Nüfus: 279.129 (1990)
İl Trafik No: 18

Karadeniz Bölgesinin İç Anadolu’ya açılan kapısı olan Çorum İli , Anadolu kültür mozaiği içerisinde eşsiz bir konuma sahiptir.

Günümüzden 7 bin yıl öncesine ait kültürel verilere rastlanan Çorum’da, ilk organize devleti kuran Hititlerin ilk başkenti Hattuşa bulunmaktadır.

Hattuşa Anadolu’nun kalbinde, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış ülkemizdeki 9 değerden biridir. Hitit uygarlığı en az Mısır Uygarlığı kadar eski ve zengin bir uygarlıktır. Hititlerle Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Antlaşması metin tabletleri Boğazköy’de bulunmuştur.

Hititlerin diğer önemli kült (dini) merkezlerinden sayılan, arkeolojide Arinna olarak bilinen Alacahöyük Ören Yeri; 13 Kral Mezarı , Hatti Tunç Güneş Kursu ve Sfenksli Kapıları ile görülmeye değer tarihi bir yerdir. Ulu Önder Büyük Atatürk’ün bizzat direktifleriyle ilk milli kazılarımızın başlangıç noktası olması ile de önem arzeder.

Ortaköy İlçesindeki Şapinuva ören yeri de büyük bir Hitit kenti olup, hala sürmekte olan kazı çalışmalarında bol miktarda yazılı belge ortaya çıkarılmıştır.

Ayrıca, 1990 yılında başlatılan ve kongre dili Türkçe olan “Hititoloji Kongresi” her üç yılda bir düzenlenmekte olup, 6 yılda bir de Çorum’da gerçekleştirilmektedir. Bu kongreye dünyanın bir çok yerinden bilim adamı katılmaktadır.

Hitit uygarlığının yanısıra, her biri sanat şaheseri olan Selçuklu ve Osmanlı Dönemine ait; cami, köprü ve kalelerle süslü Çorum, yayları ve İncesu Kanyonu gibi doğal güzellikleri ile de görülmeye değer bir yerdir.

Meşhur leblebisi, Osmancık ve Kargı’da üretilen kaliteli pirinçleri dünyaca tanınmaktadır.




DÜZCE İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 8 YILDIR

Yüzölçümü: 1065 km2
Nüfus: 156.326 (2000)
İl Trafik No: 81

Düzce Batı Karadeniz’in tek antik kenti olarak ayakta kalan, günümüzün önemli idari, ekonomik ve sosyal gelişmelerle hep yükselme yolunda; bir çok alanda gelişimini sağlayacak alt yapısı mevcut; ancak 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Depremlerinden sonra kısa sürede yeniden kalkınabilmesi için; 09 Aralık 1999 tarihinde 81. İl oldu.

Yağmur ormanları olarak adlandırılan ormanları, birbirinden güzel yaylaları, Tabiat harikası Samandere ve Güzeldere Şelaleleri, Efteni Kuş Cenneti, Kaplıcaları, Yaylaları ve Akarsuları ve Batı Karadeniz Bölgesinin ayakta kalan tek Antik Kenti Prusias – Konuralp Müzesi ile görülmeye değer bir ildir.

İLÇELER:

Düzce ilinin ilçeleri; Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Gökyaka, Gümüşova, Kaynaşlı ve Yığılca’dır.

Akçakoca: Akçakoca, Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nün en batısındadır.

İlçenin 35 km uzunluğundaki kıyı şeridinde yer alan geniş ve kaliteli kumsalı, berrak ve temiz denizi, Ceneviz Kalesi, Fakıllı Mağarası ve hepsinden önemlisi halkının candan ve sıcak oluşu şehri aranan merkez haline getirmektedir.

Gölyaka: Gölyaka ilçesi Batı Karadeniz Bölgesi, batı sınırları içerisinde Düzce İlinin en batı ucunda yer almaktadır. Gölyaka su kaynakları yaylaları ve ormanlarıyla bir çekim merkezi olarak kendisini göstermektedir.

Cumayeri: Düzce’nin kuzeybatısında yer alan Cumayeri ilçesi Aralık 1999’da Düzce’nin il olmasıyla birlikte bu ile bağlanmıştır.

Çilimli: Çilimli Batı Karadeniz Bölgesinde yer almakta olup, doğusunda ve güneyinde Düzce ili, batısında Cumayeri ilçesi ve kuzeyinde Akçakoca ilçesi bulunmaktadır.Özellikle kış aylarında Düzce Ovası’nda görülen sis tabakasına Çilimli ve civarında rastalınmamakta bu nedenle yerleşim alanı olarak ideal bir konumdadır.

Gümüşova: İlçe Düzce iline 18 km. mesafede olup Düzce ovasının bitişiğindedir. Avlanmanın serbest olduğu dönemlerde ilçeden geçen Melen Çayı’nda balık avcılığı yapılmaktadır. İlçe fındık, çay, kayın ve ceviz gibi Karadeniz iklimine has bitki dokusuna sahiptir.

Kaynaşlı: Kaynaşlı, İstanbul-Ankara yolu üzerinde, Bolu Dağı’nın Düzce Ovası’yla birleştiği boğazda kurulmuştur.

12 Kasım 1999’da meydana gelen Düzce depreminde Kaynaşlı yerle bir olmuştur. Uzun fay kırıklarının ve çatlaklarının oluştuğu ilçede 313 kişi hayatını kaybetmiş, 544 kişide yaralanmıştır.12 Kasım depreminde Kuzey Anadolu Fayı kırığı Kaynaşlı’da son bulmuştur. Fayın ucunda bulunan Kaynaşlı bu nedenle 12 Kasım depreminden en fazla etkilenen yerleşim yeridir. Şehirde bulunan binaların %90’ından fazlası hasar almıştır.

Yığılca: Batıdan Düzce ili ve Akçakoca ilçesi, güneyden Kaynaşlı ilçesi ve Bolu ili, kuzeyden Zonguldak ilinin Alaplı ilçesi, doğudan Bolu ilinin Mengen ilçesi ile çevrili bulunmaktadır.




GİRESUN İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 6.934 km²
Nüfus: 499.087 (1990)
İl Trafik No: 28

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Giresun bir yarımada üzerine kurulmuştur. Giresun, Anadolu’nun kuzeydoğusunda, yeşille mavinin kucaklaştığı Karadeniz’in inci kentlerinden birisidir. Doğal ve tarihi değerler açısından turizme oldukça elverişli bulunan Giresun’un bakir ormanları, yaylaları ve akarsuları ilgi çekicidir.

İLÇELER:

Giresun ilinin ilçeleri; Alucra, Bulancak, Çamoluk, Çanakçı, Dereli, Doğankent, Espiye, Eynesil, Görele, Güce, Kesap, Piraziz, Şebinkarahisar, Tirebolu ve Yağlıdere’dir.

Alucra: İl merkezine 131 km. uzaklıktadır. Kamışlı Kilisesi, Sivri Tepesi, Gelin Kaya, İkizler Tepesi, Kızlar Kalesi gezilebilecek önemli yerlerdir. Yeşilyurt ve Aktepe köylerinde maden suyu kaynakları bulunmaktadır. Ayrıca Acısu ve Tepesidelik mağaraları meşhurdur. Yaylaları arasında Çakrak, Güllüce ve Akyatak yaylaları önemlidir. Alucra İlçesi yakınında bulunan Tümülüsler muhtemelen M.Ö.8. yüzyıldan kalmadır.

Bulancak: Giresun il merkezine Samsun yönünde 14 km. uzaklıkta bulunan bir sahil ilçesidir. İlçede Acısu, Kaya Kilisesi, Burunucu Cami ve Çeşmesi, Merkez Eski Camii ve Demircili Kemer Köprüsü görülebilir.

Çamoluk: İl merkezine uzaklığı yaklaşık 145 km.dir. İlçenin görülebilecek önemli yerleri Kaledere ve Hacıahmetoğlu köylerindeki kale kalıntılarıdır.

Çanakçı: İl merkezine 78 km. uzaklıktadır. İlçenin Kuşköyü Şenlikleri görülmeye değerdir. Kuşköy’de her yıl 25 Haziran’ da düzenlenen Kuşdili Festivali izlenmeye değerdir. Kuşköyü halkının kendi aralarında ıslıkla haberleşip anlaşmaları yerli ve yabancı turistlerce ve basın mensuplarınca büyük ilgi görmektedir.

Dereli: Giresun il merkezine 32 km. uzaklıktadır. Hisar Köyü’ndeki Meryemana Manastırı, Kuşluhan Kalesi, Akkaya Köyü’ndeki Çobankayası resimleri, Çal Köyü girişindeki Demirkapı mevkiinde yolun altından dar bir kapıdan girilen tarihi geçit ve bu alanda saray kalıntıları taş döşeli yollar ve yazılı kayalar görülebilir. Yine Kızıltaş Köyü’ndeki H. Mustafa Türbesi ve mezarı gezilebilir. Dereli ilçesinde Aksu deresi üzerine kurulmuş çok sayıda kemer köprü de ilgi çekicidir.

Doğankent: Tirebolu İlçesi’nden sahile 30 km. uzaklıkta Gümüşhane sınırında bulunur. Harşıt Çayı Vadisi üzerinde kurulan ilçede çok sayıda akarsuyun varlığı dikkat çekicidir. Dandı Köyü Kalesi ve olağanüstü doğasıyla görülmeye değer köşelerdir.

Espiye: Giresun il merkezine olan uzaklığı 33 km.dir. İlçede birinci derecede Arkeolojik Sit Alanı olarak ilan edilen Andoz Kalesi, ilçeye ayrı bir güzellik katmaktadır. Espiye Merkez Cami, Şahinyuva Köyü’ndeki kilise, Ağanın Köprüsü, Harova Köprüsü, Sınır Köprüsü ve Ericek Köprüsü adıyla anılan kemer köprüler dikkat çekicidir. Espiye’de ayrıca ilçeye 4 km. uzaklıkta Zefre mevkiinde Cenevizlilerden kaldığı söylenen bir tersane kalıntısı da bulunmaktadır.




ISPARTA İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 8 YILDIR

Yüzölçümü: 8.276 km²
Nüfusu: 513.681 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 62
Şehir Nüfusu: 301.561 (2000)
Köy Nüfusu: 212.120 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %16,67
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %27,17
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %3,43
İl Trafik No: 32
İl Telefon Kodu: 246

Isparta’ nın İlçeleri: Aksu, Atabey, Eğirdir, Gelendost, Gönen, Keçiborlu, Senirkent, Sütçüler, Şarkikaraağaç, Uluborlu,Yalvaç ve Yenişarbademli’ dir.

Coğrafyası: Akdeniz Bölgesi Göller Yöresi’ nde yer alan Isparta’ nın doğusunda Konya, batısında Burdur, güneyinde Antalya ve kuzeyinde Afyon illeri ile çevrilmiştir.

İlin en yüksek dağı, 2892 m. ile güneydoğuda bulunan Dedegöl Dağı’ dır. Diğer önemli dağları ise; Akdağ, Topraktepe, Barla Dağı, Sultan Dağları, Güllüce Dağı ve Davraz Dağı’ dır.

Akarsular genellikle göllere dökülmekte olup, sadece Aksu ve Köprü Suyu Antalya hudutları içerisinde Akdeniz’ e dökülmektedir. İlin en büyük gölü, yaklaşık 468 km² ile, Türkiye’ nin 4′ ncü büyük gölü olan Eğirdir Gölü’ dür. Bu gölün kuzey kesimine Hoyran Gölü denilmektedir. Beyşehir ile Burdur göllerinin bir bölümü de Isparta hudutları içerisindedir. Kovada-I ve Kovada-II Hidroelektrik Santrallerini çalıştıran Kovada Gölü ile Karatepe üzerinde yer alan ve bir krater gölü olan Gölcük de diğer önemli göllerdendir.

İklimi: Isparta’ nın yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. Çevredeki göllerin iklim üzerinde önemli etkisi vardır. Yağışların büyük bir bölümü kış ve ilkbahar aylarında düşmektedir.

Tarihçesi: Isparta yakın çevresi ile birlikte Pisidia yöresinin önemli yerleşim merkezlerinden birisidir. Yöredeki yerleşmenin tarihi paleolitik (Eskitaş) dönemine kadar dayanmaktadır. Pisidia bölgesi M.Ö. 2000’ lerde Luvi ve Arzava topluluklarının yerleşim alanı idi. Hititler de zamanında bölgeyi ele geçirmek istemişler, ancak yüzyıllar boyu uğraşmalarına karşılık Arzava ülkesi üzerinde kesin bir egemenlik kuramamışlardır.

Isparta Bizans döneminde 7. ve 9. yüzyılda yapılan idari taksimata göre bir eyalet olmuş ve dini merkez niteliği almıştır. 8. yüzyılda kısa bir süre Abbasi yönetimine giren kentin adı Arap kaynaklarında Sabart olarak geçmektedir. Kent 1204 yılında Selçuklular tarafından feth edilmiş ve Isparta’ da Türk-İslam dönemi başlamıştır. 1300 yılında Hamitoğulları egemenliğine giren kent, 1390 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Isparta 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile birlikte vilayet olmuştur.

Ne Yenir: Isparta’ nın ünlü, geleneksel tandır kebabının tadına merkezde çeşitli restoranlarda da bakılabilir. Eğirdir her türlü su ürününü lezzetli bir şekilde hizmete sunan bir ilçemizdir. Burada yapılan Sazan Dolmasının tadına doyum olmaz.

Ne Alınır: Isparta modern alışveriş merkezlerinin yanında geleneksel ürünlerin bulunabileceği satış merkezlerine de sahiptir. Özellikle gül ürünleri ve el dokuma halıları her mevsim satın alınabilir. Ayrıca Yalvaç ilçesinde geleneksel el sanat ürünleri, deri eşya ve keçe, geleneksel işlevlerin yanı sıra turistlik hediyelik eşya olarak da satılmaktadır.




KIRIKKALE İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 8 YILDIR

Yüzölçümü : 4.365 km²
Nüfus : 349.396 (1990)
İl Trafik No : 71

Kırıkkale Orta Anadolu, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kavşak noktası konumunda olması itibariyle önemli bir coğrafi konumda bulunmaktadır. Zengin tarihsel ve kültürel bir geçmişi olan yöre bir turizm kenti olma potansiyeli taşımaktadır.

İLÇELER

Kırıkkale ilinin ilçeleri; Bahşili, Balışeyh, Çelebi, Delice, Karakeçili, Keskin, Sulukyurt ve Yahşihan’dır.

Sulakyurt : İlçe 15.yüzyılda Kalecik nahiyesine bağlı bir köy olarak Şeyh Sami tarafından kurulmuştur. Küçükşami Cami Şeyh Türbesi, Sarıkız Türbesi, Tokuş Sultan Türbesi mevcuttur. Kalekışla Kalesi, Kalekışla Mağrası, Seydin Tepesi ile Gültepe höyüğü belli başlı kültür değerleridir

Karakeçili : İl merkezine uzaklığı 35 km. olup, İlçede 1995 tarihinden itibaren her yıl Karakeçili Uluslararası Kültür Şenliği yapılmaktadır.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu : Terminal Kent merkezine yaklaşık 78 km uzaklıktadır. Terminale belediye otobüsleri, dolmuş ve özel taksiler çalışmaktadır.

Demiryolu : İstanbul, Diyarbakır, Ankara, Doğu Ekspresi tarifeleri uygulanmaktadır. İstasyon Tel: (+90-318)224 28 58

GEZİLECEK YERLER

Camiler ve Türbeler

Hasandede Camii ve Türbesi: Kırıkkale-Merkez İlçeye bağlı, şehre 12 km. uzaklıkta olup, Camii ve Türbe yan yanadır. Hasandede Camii’nin hicri 1014 (1605) yılında yapıldığı bilinmektedir.

Yörede pek çok türbe bulunmaktadır.Bunlar ,Küçükkafşar Türbesi ,Tokuş Baba Türbesi (Delice ilçesi ,Çatallı köyü ile Kya köyü arası) ,Halil DedeTürbesi (Çelebi ilçesi ,Halil Dede köyüne 1km. uzaklıkta) gibi türbeler halk tarafından sürekli ziyaret edilmektedir.

Şeyh Şamil Camii ve Türbesi: Sulakyurt İlçe merkezinde bulunan cami Şeyh Şamil tarafından yapılmıştır. İlçenin kurucusu olan Şeyh Şamil’e ait türbe bu caminin yanında yüksekçe bir yerde bulunmaktadır.

Köprüler

Çeşnigir Köprüsü: Bilinen kaynaklara göre Çeşnigir Köprüsü ve yakınında bulunan Han Selçuklulara aittir. Köprü, XIII. Yüzyıldan kalma, bir Selçuklu eseridir.




KIRŞEHİR İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 6.570 km²
Nüfus: 256.862 (1990)
İl Trafik No: 40

Binlerce yıldır çeşitli uygarlıklara sahne olan Kırşehir ili, yalnız çeşitli tarihi eserleri, yeraltı şehirleri ile değil zengin termal kaynakları, Seyfe Gölü (Kuş Cenneti) gibi doğal güzellikleri ile de dikkat çekmektedir.

İLÇELER:

Kırşehir ilinin ilçeleri ; Akçakent, Akpınar, Boztepe, Çiçekdağı, Kaman ve Mucur’dur.

NASIL GİDİLİR?

Karayolu : Terminal, Kent merkezine yaklaşık 2 km. uzaklıktadır. Terminale belediye otobüsleri, dolmuş ve özel taksiler çalışmaktadır. Otogar Tel : (+90-386) 212 28 66 – 213 20 26

Demiryolu : Tren garı kent merkezine 1km uzaklıktadır.

GEZİLECEK YERLER

Müzeler

Kırşehir Müzesi
Adres: Kültür Merkezi İçi – Kırşehir
Tel: (386) 213 33 91

Örenyerleri

Mucur Yeraltı Şehri – Mucur İlçe Merkezi
D. İnlimurat Yeraltı Şehri – Merkez / D. İnlimurat Köyü

Çağırkan Kale Höyük: Kırşehir-Kaman karayolu üzerinde, Kaman ilçesine 9km.uzaklıktaki Çağırkan kasabasındadır.M.Ö.3000’den İslami Döneme kadar iskan görmüştür.

Merkez Kalehöyük: Şehir merkezinde bulunan Kalehöyük, milattan önceki dönemlerden itibaren günümüze kadar iskan görmüştür.

Hashöyük: İl merkezine 35 km uzaklıktaki Hashöyük’te yapılan kazılarda, Hitit Dönemine ait kalıntılar bulunmuştur.

Mucur Yeraltı Şehri: Mucur ilçe merkezinde bulunan yeraltı şehri, M.S. 3. ve 4.yy.larda kurulmuştur. Yerden 7-8 m. derinlikte olan bu şehirde 42 oda, dehlizler, ahırlar, ibadet yerleri, gizli yollar ve geçitler ve havalandırma bacaları bulunmaktadır.

Dulkadirli İnli Murat Yeraltı Şehri: İl merkezine 58 km. uzaklıktaki Dulkadirli İnli Murat köyündedir. M.S.4-5.yy.’larda yapıldığı sanılmaktadır. Üç ana mekan ve bu mekanlara açılan 10 odadan oluşmaktadır.

Cami, Türbe ve Kiliseler

Cacabey (Medresesi) Cami: İl merkezinde bulunan Medrese, 1271-1272 yıllarında yaptırılmıştır ve günümüzde cami olarak kullanılmaktadır.Selçuklu Döneminde astronomi yüksekokulu olarak hizmet vermiştir. Yapıdan ayrı olan minaresi de gözlem kulesi olarak kullanılmıştır.

Ahi Evran Camii ve Türbesi: 1482 yılında, Ahilik Teşkilatının kurucusu Ahi Evran adına yaptırılan Cami ve Türbe, il merkezinde bulunmaktadır.Türbeye, cami içinden bir merdivenle çıkılmaktadır.

Lala (Lale) Camii: İl merkezinde, Melik Gazi Kümbetinin hemen yanındadır. Caminin mimari tarzı, 13. yüzyılda kervansaray veya darphane olarak yaptırıldığı kanısını uyandırmaktadır.

Kümbetler: Melik Gazi Kümbeti: İl merkezinin güneydoğusunda bulunan kümbetin 13. yüzyılda yaptırıldığı tahmin edilmektedir.

Dikkate değer diğer kümbetler ise Kalender Baba Kümbeti ile Fatma Hatun kümbetleridir.




NEVŞEHİR İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 7 YILDIR

Yüzölçümü: 5.467 km²
Nüfus: 289.509 (1990)
İl Trafik No: 50

COĞRAFYA

Nevşehir il alanı, Orta Anadolu’da, Erciyes, Melendiz ve Hasan dağları gibi eski yanardağların kül ve lavlarının birikmesiyle oluşmuş çok geniş bir plato üzerinde yer almaktadır. Bu platoyu, ülkenin en uzun akarsuyu olan Kızılırmak, doğu-batı doğrultusunda derinliğine oymuştur. Ayrıca bu alan, Kızılırmak nehrine kuzeyden ve güneyden karışan yan suların açtığı derin vadilerle de sık bir şekilde parçalanmıştır. İl merkezi, Kızılırmak platosu adıyla anılan bu geniş ve yüksek düzlüklerin batı yamaçlarında kurulmuştur.

Nevşehir, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçen tipik karasal iklim özelliğine sahiptir.

Peribacalarının Oluşumu

Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla ‘peribacası’ adı verilen ilginç oluşumlar ortaya çıkmıştır. Sel sularının dik yamaçlarda kendine yol bulması, sert kayaların çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan ve daha kolay aşınan malzemenin derin bir şekilde oyulması ile yamaç gerilemiş, böylece üst kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan konik biçimli gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Ürgüp civarında bulunan şapkalı peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloku bulunmaktadır. Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş kayaçtan; şapka kısmı ise lahar ve ignimbrit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır. Yani şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna oranla daha dayanıklıdır. Bu, peribacasının oluşumu için ilk koşuldur. Şapkadaki kayanın direncine bağlı olarak peribacaları uzun veya kısa ömürlü olmaktadır.

Kapadokya bölgesinde erozyonun oluşturduğu diğer peribacası tipleri ise, konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri peribacalarıdır. Peribacaları en yoğun şekilde Ürgüp-Üçhisar-Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde, Ürgüp-Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında görülür. Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının oluşturduğu ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir özellik katmaktadır. Bazı yamaçlarda görülen renk armonisi, lav tabakalarının ısı farkından dolayıdır. Bu oluşumlar Üçhisar, Çavuşin-Güllüdere, Göreme-Meskendir, Ortahisar -Kızılçukur ve Pancarlıkta görülür.

TARİHÇE

Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanan ve tarih öncesi çağlardan beri bir çok yerleşmeye sahne olan kent tarihte Kapadokya Krallığı adıyla anılmıştır. Nevşehir’de Hititler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Roma, Bizans, Selçuklu, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar hüküm sürmüştür.

İLÇELER:

Nevşehir ilinin ilçeleri; Acıgöl, Avanos, Derinkuyu, Gülşehir, Hacıbektaş, Kozaklı ve Ürgüp’tür.

Gülşehir: Nevşehir’e 20 km. uzaklıktadır. Osmanlı Sadrazamı Karavezir Mehmet Seyyid Paşa’nın yaptırdığı külliye; cami, medrese ve çeşmeden oluşmaktadır. İlçedeki Aziz Jean Kilisesi ve Sivasa Gökçetoprak yeraltı şehri görülmeye değer yerlerdendir.

Kozaklı: Nevşehir’ in yaklaşık 100 km kuzeyinde yer alan Kozaklı sağlık turizmi açısından önemli bir yere sahiptir. Kozaklı kaplıcaları, Batı Alman kaplıcaları Birliği sınıflamasına göre sodyumlu, kalsiyumlu, klorlu olup A ve C grubu şifalı sular grubuna girmektedir. Kozaklı kaplıcalarından iltihabı olmayan romatizmal hastalıkların, kireçlenmelerin, cilt hastalıklarının, kronik iltihaplı kadın hastalıklarının, damar sertliklerinin, mantar hastalıklarının tedavisinde başarılı sonuçlar alındığı gözlenmiştir.

Acıgöl: Aksaray-Nevşehir yolu üzerinde yer alan ve Nevşehir’e uzaklığı yaklaşık 20 km. olan Acıgöl’de tespit edilebilen en eski yerleşim M.Ö. VIII. yüzyıla aittir. Ağıllı köyü yakınlarındaki Topada Geç Hitit Dönemi’ne ait Hitit hiyeroglifi ile yazılmış kaya anıtında bölgenin siyasi durumu ve liderinin icraatları ile ilgili bilgiler yer almaktadır.

Derinkuyu: Nevşehir-Niğde karayolu üzerinde eski adı Melegobia olan Derinkuyu Nevşehir’e 29 km. uzaklıktadır. Akarsuyu ve gölü bulunmayan bu ilçenin içme suyu 60-70 m derinlikteki kuyulardan temin etmesinden dolayı “Derinkuyu” olarak adlandırılmıştır.İlçede 85 m derinliğinde bir yeraltı şehri bulunmaktadır. Bu yeraltı şehri, bir yeraltı şehrinde bulunan tüm özelliklere sahiptir.




NİĞDE İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 14.294 km²
Nüfus: 305.861 (1990)
İl Trafik No: 51

Kapadokya Bölgesinde yeralan Niğde, antik kentleri, tarihi ve kültürel eserleri, Aladağ Milli Parkı ile önemli bir turizim merkezidir.

İLÇELER:

Niğde ilinin ilçeleri; Altunhisar, Bor, Çamardı, Çiftlik ve Ulukışla’ dır.

Bor: Niğde’ye 15km uzaklıktadır. İlçe merkezinden Alaaddin Cami Karamanoğulları döneminden, Paşa ve Kale Camileri Osmanlı döneminden kalma önemli eserlerdir. Bor’a 5km uzaklıkta bulunan Tyana Ören Yeri Roma döneminin çok önemli yerleşim merkezlerinden biridir.

Ulukışla: Ulukışla Aladağlar ve Bolkar Dağları’nın birleştiği ve güneye geçiş olanağı tanıdığı yerde, 17. Yy ‘da kurulmuştur. İlçe merkezinde Osmanlı Dönemi eserleri olan Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Porsuk köyü yakınındaki geç Hitit ve Frig dönemi  kalıntılarını barındıran Porsuk Höyük önemli örenlerdir. Ayrıca çok önemli çevre çekiciliklerine sahip Bolkar Dağlarının önemli bir kısmı Ulukışla’da bulunmaktadır.

Çamardı: Niğde’ye 65 km uzaklıktaki Çamardı İlçesine bağlı Kavlaktepe köyü yakınlarındaki Göltepe – Kestel ören yeri önemli tarihsel kalıntılardır. Çevre çekiciliği olarak Aladağlar’da yapılabilecek trekking ve tırmanış sporları sayılabilir.

Altunhisar: İlçeye bağlı Yeşilyurt Kasabası’ndaki Bizans Dönemi kilise ile Keçikalesi Köyü yakınındaki aynı adı taşıyan kale önemli eserlerdendir.

Çiftlik: Niğde’ye yaklaşık 75 km olan bölgede Bizans Dönemi kaya yerleşimleri önemlidir. Ayrıca Narlıgöl ve Nar Vadisi görülmeye değer.




ORDU İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü : 6.001 km²
Nüfus : 830.105 (1990)
İl Trafik No : 52

Doğanın tüm güzelliklerinin cömertçe sergilendiği bir belde olan Ordu, deniz turizmi imkanları bakımından Doğu Karadeniz bölgesinde en şanslı il durumundadır.

Bölgenin en temiz kumu ve bölgenin en uzun kıyı şeridine sahiptir. Kıyı şeridinde, birbirinden güzel koylar, doğal ve sağlıklı plajlar ve çeşitli mesire yerleri mevcuttur.

Yeşil ile mavinin hünerlice kucaklaştığı şehri; şair şu dizelerle anlatmaya çalışmıştır.

Ben Ordu’yu anlatırken bütün şiirler susar
Elvan elvan bir sis alır başımı
Tenim yağmur olur gökyüzünde
Ruhum çocuklaşır ninni ninni
Dalgalanır bu masal denizinde.
Peştamalın moru kıskanır diye
Ben Ordu’yu anlatırken söyleyemem
Bin bir tonda o yemyeşil kuşağı
İncir dalında, yosun kuytuda
Emine kız gözlerinde söyler
Oysa yedi ton yeşil kokar Ordu sokakları.

COĞRAFYA

Ordu, kuzeyinde Karadeniz, doğusunda Giresun, batısında Samsun, güneyinde Sivas ve Tokat illeriyle çevrilidir.

Genel olarak dağlık olan Ordu İlinin önemli dağları Canik ve Karadeniz Dağlarıdır. Dağlar kıyıya paralel uzanır. Batıdan doğuya doğru yükseklikleri artan bu dağlar, akarsular tarafından kesilerek derin vadiler veya yaylalar meydana getirmişlerdir. Bu yaylalarda yüksek tepeler bulunur.

Ordu’da tipik bir Karadeniz iklimi hakimdir. Kışlar serin, yazlar ılık geçer. Yılın hemen hemen bütün aylarında yağış vardır.

TARİHÇE

Tarihçilerin yaptığı araştırma ve kazılarda, Ordu ve çevresinde ilk yerleşim izlerinin M.Ö.15 bin yıllarına kadar uzandığı görülmüştür. M.Ö. 2 bin yıllarında Doğu Anadolu’nun iç kesimlerinden, Karadeniz bölgesine gelen Halipler yörenin dağlık kesimlerine yerleşmişlerdir. Uzun süre bu bölgede varlıklarının sürdüren bu kavim maden işleme sanatında ileri gitmiş ve tunçtan mükemmel silahlar yapmışlardır. Yörenin özelliğine göre ahşap malzeme kullanan bu kavmin kalıntılarından bugün fazla bir eser kalmamıştır. Bununla beraber Eskipazar bölgesinde, Bayramlı adı verilen Eski Selçuk dönemi yerleşmesinin adı, 1398 yıllarında Halipia adı ile anılmaktadır.

Yıldırım Beyazıt’ın tarihte Samsun’u ele geçirmesi ile Halipia emiri Giresun Fatihi Hacı Emirzade Süleyman Bey Osmanlı hakimiyetini kabul ederek, bölgeyi Osmanlılara terk etmiştir. Ordu ili M.Ö. I. Binde Hitit hakimiyeti sınırları içine girmiştir. Kotyora ise VIII. yüzyılda Miletliler tarafından kurulmuştur. Şehrin bugünkü Bozukkale mevkii olduğu belirtilmekte ise de, kale küçük ve XI. yüzyıllarda yapılmış bir karakoldan başka bir şey değildir. Çevrede de şehrin varlığını kanıtlayacak Arkeolojik buluntulara rastlanılmamıştır. Muhtemelen eski Kotyora’nın yine Bayramlı civarında Delikkaya ve yöresinde bu bölgede bulunan çok sayıdaki arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır.

Ordu toprakları Medler ve Perslerin yaşantısına da sahne olmuştur. M.Ö. 400 yıllarında 10 binlerin Ric’atı sırasında Ordu’nun antik şehre gelişi ve meşhur Ksenefon nutuklarına sahne oluşu önemli tarihi bir olaydır.

Ordu ili daha sonraki devirlerde Roma ve Bizans hakimiyetine girmiş ve 1204-1264 yılları arasında ise Kommenus toprakları sınırları içinde kalmıştır.

XIII. yüzyılda Selçuklu Devleti sınırları içinde yer alan Ordu, XIV. yüzyılda Osmanlı egemenliğine girmiştir. Ordu ilçesi 1920 yıllarına kadar Trabzon vilayetine bağlı bir kaza iken, 17 Nisan 1920 tarihinde merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağına bağlı olan Fatsa kazası da Ordu’ya bağlanmıştır.

İLÇELER

Ordu ilinin ilçeleri; Akkuş, Aybast, Çamaş, Çatalpınar, Çaybaşı, Fatsa, Gölköy, Gölyalı, Görgentepe, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan, Kumru, Mesudiye, Perşembe, Ulubey ve Ünye’dir.

Aybastı : Aybastı, tarihsel kalıntılar açısından zengin bir ilçedir. Karacalı Kilisesi, Sefalık Köyü Hamam kalıntıları, Şeyh Hasan, Kümbet Evliyası, türbeleri ve ziyaret yerleriyle Perşembe Yaylası görülmeye değer yerlerdir.

Fatsa : Doğal yer altı kaynakları açısından şanslı olan ilçede, Ilıca kasabasında şifalı su bulunmaktadır. Bu suyun romatizma, bel ağrısı, böbrek rahatsızlığı gibi hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. Elmaköy’de birçok hastalığa şifa olduğu bilinen Acısu bulunmaktadır. Kız kulesi, çınar ve ulu ağaçlar, Göreği manastırı, Cıngırt kaya ve Gaga gölü ilçede görülmeye değer yerlerdir.

Gürgentepe : Gürgentepe tarihsel açıdan zengin kalıntılara sahiptir. Tikenlice köyü mağara mahallesinde 11 adet kaya mezarı vardır. Bölgede Hıdrellez şenlikleri uzun yıllardan beri bu ilçede yapılmaktadır.

Kabadüz : İlçe Ordu’nun 21 km. güneyindedir. Çambaşı Yaylasının turizm merkezi ilan edilmesiyle, yörede yayla turizmi hızla gelişmektedir.

Kabataş : İlçe merkezi Ordu’ya 93 km. uzaklıktadır. İlçede görülmesi gereken yerler arasında Şidabdal Türbesi, Gülbahçe Evliyası Karaibrahim Evliyası ve Ertepesi sayılabilir.

Kumru : Dikkate değer etkinlik Düzoba Yayla Şenlikleridir. İlçe doğal yapısı bakımından yayla turizmine çok elverişlidir.

Mesudiye : Mesudiye’de yaylacılık geleneği sürmektedir. Adından en çok söz ettiren yaylalar Keyfalan ve Taştekne’dir. Yayla ve kültür şenlikleri ile Vosvos şenliklerinin bir bölümü bu yörelerde gerçekleştirilmektedir. Meydandüzü şenlikleri de yayla turizmine bir örnektir. Mesudiye, eski yerleşme sahaları, höyükleri, tümülüsleri ile Ordu’nun hemen her dönemine ait en çok taşınmaz kültür varlıklarına sahip bir ilçedir.

Perşembe : Ordu’ya 13 km. uzaklıktadır. Perşembe İlçesi bir kıyı şeridine kurulduğu için, doğal plajlara sahiptir. İlçenin tarihi ve arkeolojik değerlerinden biri de Yason Kilisesidir.

Ulubey : İl merkezine 23 km. uzaklığındadır. Ulubey ilçesi zengin doğal güzelliklere sahiptir. Kaya mezarları, sarp deredeki kemer köprüler ile Şeyh Abdullah ve Salih Derviş ziyaretgahları tarihsel ve kültürel zenginliklerini oluşturmakta, iç ve dış turizm açısından da önem arz etmektedir.

Ünye : Ünye Kalesi, Kaya Mezarı, Tozkoparan Kaya Mezarı, Hamamlar, Yunus Emre ziyaretgahı ve tescili bulunan sivil mimarlık örnekleri , Ünye-Niksar İpek Yolu, Çamlık, Çakırtepe, Çınarsuyu Tesisleri, Asar Kaya Milli Parkı, doğal plajlar ve Acısu mevkii görülmeye değer yerlerdir. Ayrıca, İlçenin kıyı kesiminde turistik tesis, kamp yeri ve pansiyon işletmeciliği de son derece gelişmiştir.




OSMANİYE İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 8 YILDIR

Yüzölçümü: 3.124 km²
Nüfusu: 458.782 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 147
Şehir Nüfusu: 311.994 (2000)
Köy Nüfusu: 146.788 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %17,76
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %27,13
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %0,36
İl Trafik No: 80
İl Telefon Kodu: 328

Osmaniye’ nin İlçeleri: Bahçe, Düziçi, Hasanbeyli, Kadirli, Sumbas ve Toprakkale’ dir.

Coğrafyası: Osmaniye, Akdeniz Bölgesi’ nin doğusunda yer alır. Batıdan kuzeye doğru Orta Toroslar, doğu ve güneydoğu kesiminde Amanos (Gavur) dağları yükselir. Doğuda Gaziantep, güneyde Hatay, batıda Adana, kuzeyde ise Kahramanmaraş ile çevrilidir. Etrafını çevreleyen dağlarda irili ufaklı onlarca yayla bulunmaktadır.

İklimi: Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü Osmaniye’ de, yine Akdeniz bitkilerinin tamamına yakınını görmek mümkündür.

Tarihçesi: Kalkolitik ve ilk tunç çağlarında Lelegler adlı kavmin hüküm sürdüğü topraklarda daha sonraları Büyük Hitit devleti, Asur, Roma, Bizans, Selçuklular ve nihayet Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altına girmiştir.

Cumhuriyetin ilanı ile vilayet olmuş, 1933 yılında tekrar ilçe olarak idari yapısını sürdürmüştür. 24 Ekim 1996 tarihinde eski hakkı iade edilmiş ve Osmaniye il statüsüne kavuşmuştur.

Ne Yenir: Yöre mutfağının en önemli malzemesi bulgurdur. Bu bakımdan yöresel yemeklerin çoğu bulgur ile yapılır; içli köfte, mercimek köftesi, çiğ köfte, kısır, sarmaiçi, bulgur pilavı, batırık gibi… Diğer belli başlı yemekler ise; tirşik (pancar), toğga, çiçcice (domatesli pilav), kuru fasulye, nohut yemekleri, lahana sarması, patlıcan dolması, yüksük çorbası, malota çorbası, tarhana çorbası, mevsim itibariyle çeşitli sebze yemekleri ve etli kömbedir. Ayrıca Ramazan Bayramında kuru kömbe ve pekmezli yapılır.

Ne Alınır: Kök boya ile boyanan yünlerden yapılan Karatepe kilimleri, dünyaca ünlü olup yurt dışına ihraç edilmektedir.

Karatepe ve civarı köylerde, ailelerin el işçiliği ile tahtadan yapmış oldukları kaşık, çatal ve çeşitli süs eşyaları, el sanatlarının güzel örneklerindendir.




SİNOP İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 5.862 km²
Nüfus: 265.153 (1990)
İl Trafik No: 57

Sinop Karadeniz Bölgesinin ortasında Anadolu’nun en kuzeyinde, Boztepe Yarımadasının en dar kesiminde kurulmuştur. Karadeniz’in en güzel tabii limanlarından biridir. Bölgenin en eski şehirlerinden olan il, 3 üncü yüzyıl filozoflarından Diyojen’in doğum yeridir. Ormanlarla iç içe girmiş plajları şehri ziyaret edenlere inanılmaz güzellikler sunar.

İLÇELER:

Sinop ilinin ilçeleri; Ayancık, Boyabat, Dikmen, Durağan, Erfelek, Gezde, Saraydüzü ve Türkeli’dir.

Ayancık : İl merkezine 62 km. uzaklıkta, ilin batısında yer alır. Gezip görülecek yerler arasında, İstefan Kaya Mezarları, Ayancık Kilisesi, İstefan Sulu Kilise, Demir Yolu, Çamurca Plajı, Akgöl, Ayancık Çamlığı, Ayancık Çarşı Camii, Yalı Hamamı bulunmaktadır.

Boyabat : İl merkezine 94 km. uzaklıktadır. Gezip görülecek yerler arasında Boyabat Kalesi, Salar Köyü Kaya Mezarı, Göynühören Köyündeki Ambarkaya Mezarı, Dodurga Köyündeki Resimli Kaya, Arımkaya Tüneli ve Kaya Mezarı bulunmaktadır. Kalebağı, Topalçam, Bürnük piknik yerleridir.

Durağan : İl merkezine 121 km. uzaklıktadır. Tarihi itibariyle çok eskilere dayanır. Gezip görülecek yerler arasında, Durakhan (Kervansaray), İsmail Bey Cami, Yağbasan Türbesi, Ambarkaya Mezarı, Terelek Kaya Mezarı, Buzluk Mağarası bulunmaktadır.

Saraydüzü : İl merkezine 115 km. uzaklıktadır. Önceki adı Kızıloğlan ilçenin adı daha sonra Saraydüzü olarak değiştirilmiştir.




TOKAT İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 9.958 km²
Nüfus: 719.251 (1990)
İl Trafik No: 60

COĞRAFYA

Akdağ ve Çamlıbel dağlarının oluşturduğu vadiler arasında bulunan Tokat’ta, Deveci Dağı, Dumanlı Dağı, Canik Dağları olarak sıralayabileceğimiz dağlık alanlar mevcuttur. İlde bulunan ovalardan, Kazova, Turhal Ovası, Erbaa Ovası, Niksar Ovası, Omala Ovası, Artova Ovası ve Zile Ovalarında önemli ölçüde tarım meyve ve sebzecilik yapılmaktadır. Yapılan araştırmalarda kiraz ve vişnenin en önemli gen kaynaklarının Tokat yöresinde olduğu ve Tokat’a özgü “Cerasus İnkana” adlı kiraz türünün endemik bir bitki olduğu görülmüştür.

Tokat’ta iklim hem Karadeniz iklimi hem de İç Anadolu’ daki kara ikliminin etkisi altındadır. İlde Tozanlı, Kelkit ve Çekerek Çayı akmaktadır. Zinav Gölü , Güllü Köy Gölü, Kaz Gölü ve Almus Baraj Gölleri ilin doğasına ayrı bir güzellik katmaktadır. Kaz Gölü kuş cenneti konumuna uygun bir göl olup, Almus Baraj Gölü de su sporları için ideal bir parkur alanı oluşturmaktadır.

TARİHÇE

Tokat, Kelkit, Yeşilırmak ve Çekerek Nehri boyunca kurulan Hitit, Frig yerleşim alanları M.Ö. 4000- 2500 yılları arasında yüksek düzeyde kültür ve sanat yaşamına sahip olmuştur. Roma ve Bizans dönemlerinden sonra Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır.

İLÇELER:

Tokat ilinin ilçeleri; Almus, Artova, Başçiftlik, Erbaa, Niksar, Pazar, Reşadiye, Sulusaray, Turhal, Yeşilyurt ve Zile’dir.

Almus: İlçe, Almus Baraj Gölü ile mükemmel bir görüntüye ulaşmış, yeşil ve mavinin kaynaştığı cennetten bir köşe görünümünü kazanmıştır. Almus Baraj Gölünün su sporlarına uygun bir alan olması, barajda yapılabilecek olta balıkçılığı, başta Dumanlı Yaylalar zinciri ve Çatak Yaylası olmak üzere yayla turizmi için ideal yapıya sahip olan Almus doğal bir turizm cennetidir.

Erbaa: Horoztepe Ören Yeri, Kale Köyünde bulunan Boğazkesen Kalesi, Yer Köprü en önemli tarihi yerleridir. Ayrıca Fidi Köyünde bulunan Silahtar Ömer Paşa Camii ahşap mimarinin en önemli örneklerinden biri sayılır.

Niksar: Tokat merkezine 60 Km. uzaklıktadır.

Niksar tamamı ile bir ören şehir konumundadır. Hitit döneminden başlayan tarihi boyunca üzerinde barındırdığı tüm uygarlıklardan kalan eserler Niksar’a daha da ilginç bir yöre haline getirmiştir. Danişmend Devletine başşehirlik yapan ilçede önemli ölçüde Selçuklu, Danişmend ve Osmanlı eserleri mevcuttur. Leylekli Köprü, Çöreğibüyük Camii, Ulu Camii, Niksar Kalesi, Kırkkızlar Türbesi, Danişmend Melik Ahmet Gazi Türbesi bu eserlerden bazılarıdır.

Ayrıca dünyanın en hafif suyu olan Niksar Ayvaz Suyu da ilçenin tanıtımına önemli bir katkı sağlamaktadır.

Pazar: Tokat’a 25 Km. uzaklıktadır. İlçe sınırları içerisinde bulunan Ballıca Mağarası ilçe turizmine önemli bir canlılık getirmiştir. Bunun yanında Selçuklu dönemlerinden kalma Pazar Köprüsü, Mahperi Hatun Kervansarayı gibi tarihi eserler ilçeye önem kazandırmaktadır.

Sulusaray: İl merkezine 68 Km. uzaklıktadır. Günümüzde Sulusaray bir açık alan müzesi görünümündedir. Burada bulunan antik yerleşim yerinin adı Sebestapolis’dir. Sulusaray’ın MÖ. 3000 yılında Eski Tunç MÖ 2000 yılında Hitit, MÖ 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup çıkan bu eserler Tokat müzesinde sergilenmektedir. Antik kentte sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ve ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir.

Sulusaray ilçesinde bulunan kaplıca tesisleri iç turizm açısından ilçede önemli bir hareketlilik sağlamaktadır.

Turhal: Turhal, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alır. İlçenin etrafı dağlarla çevrilidir, şehrin ortasında Turhal kalesi yer almaktadır. Kalenin üzerinde eski bir şatodan kalma iki burç ve bir de yeraltı geçidi bulunmaktadır.

İlçede Turhal kalesinin yanında Kesikbaş Camii, Ulu Camii, Kova Camii, Ahi Yusuf Baba, Şeyh Şehabettin, Nurullah Efendi Türbeleri bulunmaktadır.

Zile: Hitit, Frig, Pers, Roma ve Bizans kültürlerinin yaşadığı Zile’de bugün Hititlere, Friglere, Perslere, Roma ve Bizanslılara, İlhanlı Danişmend, Selçuklu ve Osmanlılara ait tarihi eserleri görmek mümkündür. Bu eserler içerisinde Zile Kalesi, kalenin doğu yönündeki kayaların oyulmasıyla yapılan ve Roma döneminden kaldığı anlaşılan Tiyatro, Kalenin Kuzey Doğu tarafında bulunan Kaya Mezarı, Çay Pınarı, İmam Melikiddin Türbesi, Şeyh Musa Fakih Türbesi, Ulu Camii, Elbaşoğlu Camii, Çifte Hamam, Yeni Hamam, Masat Höyük, Hisar Kale, Anzavur Mağaraları, Hacı Boz Köprüsü, Koç Taşı ve Kuru Çaydaki manastır harabeleri görülmeye değer tarihi eserler arasındadır.




UŞAK İLİ POLİS ÇALIŞMA SÜRESİ 6 YILDIR

Yüzölçümü: 5.341 km²
Nüfusu: 322.313 (2000)
Nüfus Yoğunluğu: 60
Şehir Nüfusu: 182.040 (2000)
Köy Nüfusu: 140.273 (2000)
Yıllık Nüfus Artış Hızı: %10,42
Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %21,50
Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-2,34
İl Trafik No: 64
İl Telefon Kodu: 276

Uşak’ ın İlçeleri: Banaz, Eşme, Karahallı, Sivaslı ve Ulubey’ dir.

Coğrafyası: Uşak ili komşuları olan Kütahya ve Afyon illeri gibi İç Anadolu ile Ege Bölgesi arasında geçiş bölümünü teşkil eder. Kuzeyinde Şaphane, Kuzeydoğusunda Murat Dağı, Güneydoğuda Bulkaz Dağı ile çevrilidir. Uşak-Kütahya il sınırını oluşturan Murat Dağı volkanik yapılıdır. Bu Dağın batı eteğinde kaplıcalar bulunmaktadır.

İklimi: Coğrafi konumundan dolayı Akdeniz iklimi ile İç Anadolu’ nun karasal iklimi arasında kaldığından bitki örtüsü de buna benzer bir durum göstermektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise iç Anadolu’ ya göre daha ılık geçen bir karasal iklim egemendir. Ege Denizi üzerinden gelen bulutların getirdiği yağışlar, il iklimini Orta Anadolu ikliminden ayırır.

Tarihçesi: Antik dönemdeki adı “Temenothyrea” olan Uşak, İç Ege Bölgesinde Batı ve Orta Anadolu’ yu birbirine bağlayan bölgede yer almaktadır.

Yaklaşık M.Ö. 4000′ den sonra yerleşik düzenin görüldüğü alanda kesintisiz yerleşimin eski Tunç Çağında başladığı tespit edilmiştir.

Tarih çağlarından önce Frigya, sonra Lidya hakimiyeti ve M.Ö.330′ da Büyük İskender’ in hakimiyetine girer. M.Ö. 189′ da Roma İmparatorluğu, M.S. 395′ te ise imparatorluğun ikiye ayrılmasıyla Doğu Roma İmparatorluğuna geçmiştir.

1071′ den sonra yöre Selçuklular ile Bizans arasında değiştirilmiştir. 1176′ da bölge kesin olarak Selçuklu hakimiyetine girmiştir. Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla Germiyan Beyliğine, 1429 yılında ise Osmanlı topraklarına katılan Uşak, Kütahya sancağına bağlı bir kaza olmuş, Cumhuriyet döneminde ise 1953 yılında il merkezi haline gelmiştir.

Ne Yenir: Yöreye ait geleneksel yemekler arasında, Tarhana Çorbası, Yumurta Sızdırması, Ciğerli Bulgur, Döndürme, Arap Aşı, Keşkek, Alaca Tene, Köpük Helva, Höşmerim ve Tahin Helva yer almaktadır.

Ne Alınır: Kök boyasından yapılan eşme kilimler, pamuklu dokumalar, pelüş battaniyeler ve deri giyim mamulleri yöreden alınabilecek hediyelik eşyalardır.

Uşak Halıları: 16. yüzyılda Uşak çevresinde yapılan halılarla Türk halı sanatının ikinci ve son parlak devri başlamıştır. Uşak halıları madalyonlu ve yıldızlı olmak üzere iki tipte olmaktadır. En önemlisi olan Madalyonlu halıların boyu 10 m’ ye kadar ulaşmaktadır. 18. yüzyılın ortalarından sonra yıldız motifli Uşak Halıları dokunmaya başlanmıştır.

Eşme Kilimleri: Yörenin oldukça tanınmış olan kök boyalı Eşme Kilimlerinin iyi örneklerine yöre camii ve mescitlerinde rastlanmaktadır. Köylerde halen dokunmaya devam eden Eşme Kilimleri el sanatı olarak varlığını sürdürmektedir.

2 geri izleme / bildirim

  1. 2021 YILI POLİS TAYİN BÖLGELERİ VE İLLER HAKKINDA DETAYLI BİLGİLER | Kolluk Kuvvetleri
  2. 2021 Yılı Polis Tayin Tercihleri Başladı - ÂLİM SÖZLÜK

Bir yanıt bırakın