İfade alma için “Çağırı” ve “Zorla Getirme” kavramları

Bu başlığa geldiyseniz Kolluk Kuvvetleri olarak bizim bilgiye önem veren kullanıcımız size şöyle izah edelim, “Çağırı” ve “Zorla Getirme” kavramları kolluk kuvvetler için çok önemli kavramlardır. Öncelikle şunu belirtelim;

Zorla getirme, hakim kararı veya savcı emri ile olur. Bu yetki kolluğa verilmemiştir. Kolluk, bilgisine başvurmak istediği kişiyi çağırabilir. Ancak gönüllü gelmeyenleri zorla getiremez. Bu husus PVSK madde 15’te belirtilmiştir.

CMK “Çağırı” İşlemi Nedir ?

CMK madde 145‘e göre, ifade ya da sorgu için çağrılan kişilere davetiye gönderir. Kişinin bu davete uymaması olasıdır. Çünkü kendisine suç yüklenen ve sonuçta ceza yaptırımı ile karşılaşabilecek olan kişinin bu davetten kaçma olasılığı vardır. Davete uymayan kişi, hakim kararı ile zorla getirilir. İşte bu durum, kişinin kolluk zoruyla; hakim, savcı, ya da kolluk önüne getirilmesidir.


CMK 145 de; “davetiye ile çağrılan kişiye, çağrılma nedeni açıkça belirtilmek zorunda olduğu gibi, gelmezse zorla getirileceği” de yazılır.

Davet edilen şahsın gelmediği takdirde, ayrıca Kabahatler Kanunundaki emre aykırı davranış kabahatini işlemiş olur (KK 32).


Uygulamada görülen bir durum ise şöyledir, uygulamada gönderilen çağrı yazılarında, ilgiliye hangi olayla ilgili çağrı yapıldığı yazılmamaktadır.
Hak kısıtlayan bu işlem; telefon masajı, e-mail gibi yöntemlerle yapılamaz. Mutlaka yazılı olmalıdır. CMK sadece tanıkların çağrılmasında telefon vs den faydalanmayı kabul etmişse de, çağrı kağıdına bağlanan sonuçların bu durumda uygulanmayacağını belirtmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın