Gözaltına alma ne demektir?

Bu başlığa geldiyseniz Kolluk Kuvvetleri olarak bizim bilgiye önem veren kullanıcımız size şöyle izah edelim, Gözaltına alma kısaca bir suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığı ve zorunluluk arz etmesi nedeniyle hâkim önüne çıkarılıncaya kadar yakalama işlemi yapılan kişinin özgürlüğünün kolluk tarafından kısıtlanması- alıkonulması şeklinde tanımlanmaktadır.

İşin doğrusu Ceza Muhakemesi Kanunu Yakalama ile Gözaltına Alma işlemlerini birbirinden tamamen ayırmıştır.

Yani CMK 91/1 gereği gözaltına alma, doğal olarak Cumhuriyet savcılığınca verilen bir kararla olmaktadır.


Yakalama esas itibariyle fiili bir durum olmasına ve kural olarak kolluk tarafından gerçekleştirilmesine karşın, yakalamanın sonucu gözaltı ise, yakalanan kişinin Cumhuriyet savcısının emriyle işlemlerinin tamamlanması amacıyla, yetkili hakim önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanuni süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulduğu nitelikleri konumları yönetmelikle belirtilen kolluk birimlerindeki nezarethane denilen yere konulması işlemidir. Yakalama ve gözaltına alma yönetmeliğinde bu hususlar açıkça belirtilmiştir. Genel olarak gözaltı süresi 24 saattir. Yani şüpheli yakalandığı andan itibaren 24 saat içerisinde Cumhuriyet Savcılığında hazır edilmelidir. Yalama saat 14:00 ise nezarethaneye giriş saat 16:00 ise bu durum bir şey değiştirmez, ertesi gün en geç 14:00′ te şahıs Cumhuriyet Savcılığında hazır edilmelidir

Delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı her seferinde, gerekçesinide göstererek gözaltı süresini ayrı ayrı kararlar ile yazılı emir vererek 3 gün süre ile uzatabilir. (CMK 91/3). Burada özellikle süre uzatımına ilişkin her emir, tabiki gözaltına alınana derhal tebliğ edilecek olma zorunluğu(CMK 91/3) gözden kaçırılmamalıdır.

Gözaltına almak için Cumhuriyet savcısı şu iki hususu değerlendirir.

1) Gözaltına alma tedbirinin soruşturma yönünden zorunlu olması. Burada Gözaltına alınmada bir orantılılık aranmalıdır, yani kişinin örneğin sadece ifadesinin alınmasının yeterli olması halinde gözaltına alınmaması gerekir.


2) Kişinin “bir suçu işlediğini” düşündürebilecek emarelerin varlığı

Makul şüphenin, yani somut olgulara dayanan ve ilk bakışta herkesi inandırabilecek şüphenin bulunmadığı hallerde yakalama yapılamayacağı gibi, Cumhuriyet savcısı gözaltına alma kararı da veremez.


Doğal olarak bu emareler olmadan gözaltı kararı verilmesi hukuka aykırılık olur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın