Seyyid Kutub:”Âlim” ve “Şehîd” (9)

13.11.2020
Seyyid Kutub:”Âlim” ve “Şehîd” (9)

Eleştiriler ve Farklı Yaklaşımlar

Kutub, farklı çevrelerden eleştiriler almıştır. Bunların ilki “modernist” kesimlerden gelmektedir ve onun “şeriat” kavramına yüklediği anlamla ilgilidir. Buna göre, Kutub, kimi “akılcı” çıkarımlarda bulunmasına rağmen, aslında bir “gelenekçi”dir; çünkü onun anlayışında “şeriat”, “mükemmel ve eksiksiz bir nizam”a ve “bütün çağlar için geçerli bir hukuk”a karşılık gelir. Bu eleştiri, esas itibariyle haksızdır; çünkü o ne gelenekçidir ne de modernisttir. Kutub, içtihat kapısının açık olduğunu ve geleneğin sorgulanması gerektiğini düşünmektedir.

İkinci eleştiri, çoğunlukla statükocu çevrelerden gelmektedir ve Kutub’un görüşlerinin “Haricilik” hareketinin modern bir ifadesi olduğu tezine dayanmaktadır. Bu eleştiri de esas itibariyle haksızdır. Çünkü Haricilik, “şiddet”e başvurmayı meşrû görür ve İslam hukukunun yürürlükte olduğu bir ortamda bir “iç isyan” olarak ortaya çıkmıştır. Kutub ise, modern cahiliyeyi Mekke Dönemi şartlarına benzetmekte ve bu şartlarda, Hz. Peygamber gibi, cahiliyeden ayrı bir yapı kurmak ve pratik bir mücadele vermek gerektiğini söylemektedir.

Üçüncü eleştiri, Kutub’un düşüncelerinin toplumda yaygın bir karşılık bulamamasının nedenleriyle ilgilidir. Daha çok dînî cemaat mensupları tarafından yöneltilen bu eleştiriye göre, Kutub’un düşünceleri “hatalı” olduğu için yaygınlaşmamıştır.

O, hem çağdaş toplumları “cahiliye” olarak nitelerken, hem de geleneği eleştirirken yanlış yapmıştır. Bu eleştiride de haklılık payı yoktur. Çünkü “başarı” kriterine ilişkin yanlış bir bakış açısına dayanmaktadır. Kutub’a göre gerçek başarı, doğrunun tavizsiz bir biçimde savunulmasıdır. Yapılması gereken, toplumu “bilinçlendirmek”tir. Kurulu yapıların temelden “değişmesi” gerekir. Mevcut yapılar ise, doğaları gereği, buna direnmektedirler.

Dördüncü eleştiri, İslamcı çevrelerden gelmektedir ve Kutub’un, çagdaş toplumların tahlilini isabetli bir şekilde yapmış olmasına rağmen, Müslümanları başarıya ulaştıracak somut bir “program” önermediği tezine dayanmaktadır. Bu eleştiride kısmen haklılık payı vardır. Çünkü küresel ölçekte Müslümanların “toplumsal” pratikleri çeşitlenmektedir ve bu alandaki ihtiyaç giderek kendisini daha fazla hissettirmektedir.
Beşinci eleştiri, onun moderniteye yönelik eleştirilerinin “yetkin” olmamasıyla ilgilidir.

Bu eleştiride de haklılık payı vardır. Çünkü Kutub’un söylemi, son tahlilde Müslüman Dünyası’na yöneliktir ve esas itibariyle bu dünyanın değişimini hedeflemektedir. Kutub’u bu noktada mazur görmek mümkündür. Çünkü o, “cahiliye”nin mahiyetine ilişkin büyük bir bilgisizliğin olduğu bir dönemde yaşamıştır. Fakat bugün artık “küreselleşme” bir olgu haline gelmiştir ve tebliğin sınırlarını genişletmek, bir zorunluluk halini almıştır. Bundan dolayı, modernitenin yetkin bir şekilde eleştirilmesi gerekmektedir.

(Sembol Şahsiyetler, Kürşad Atalar, Pınar Yayınları, İstanbul, 2014)

Yazan: Şeref Aziz TAHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

You cannot copy content of this page