Seyyid Kutub: “Âlim” ve “Şehîd” (6)

04.11.2020
Seyyid Kutub: “Âlim” ve “Şehîd” (6)

Temel Görüşleri

Kutub’un üüşüncesinde yer alan bir diğer önemli ibare de “Örnek Kur’an Nesli”dir. Kutub’a göre, ilk örnek Kur’an nesli Sahabe toplumudur ve bu toplumun bir benzerini yeniden oluşturmak mümkündür. Bunun temel şartı, ” Kur’an’ı iyi anlamak ve tarihsel etkilerden kurtulmak”tır. Bu da ancak, Kur’an’a, yani “içine hiçbir yabancı unsurun karışmadığı berrak kaynağa” ilk örnek neslin yaklaştığı gibi yaklaşmakla olur. Bunun için yapılması gereken iki iş vardır: ilki, “Kur’an’ı uygulamak üzere öğrenmek”; ikincisi de, “İslam’ı kabul ettikten sonra, ‘cahiliye’ ile bütün bağları koparmak”tır. Ona göre Kur’an, hazinelerini ancak bu bilinçle yaklaşanlara açar. Kur’an’a, “(sadece) bilgi edinmek ve haz almak gibi maksatlarla yaklaşanlar” ondan gereği gibi istifade edemezler.

Kutub’a göre, “bugün İslam kültürü, İslam düşüncesi… sayılan birikimlerin çoğu ‘cahiliye ürünü’dür. Çünkü zamanla, Müslümanların beslendikleri kaynaklara “Yunan felsefesi ve mantığı, İran mitolojisi ve onların dünya görüşü, Yahudi hurafeleri ve Hıristiyan tortuları” karışmıştır. Bunlar burada da kalmamış, Fıkıh usulüne, Kelam ilmine ve Kur’an tefsirine de bulaştırılmıştır. Örnek bir Kur’an nesli yetiştirebilmek için, inanca bulaştırılmış olan bu tortuların temizlenmesi gerekmektedir.

Kutub’a göre, Hz Peygamber’e isnat edilen sözlere (Hadisler’e) de “seçici” yaklaşmak gerekir. Ona göre, yasamanın iki önemli kaynağı Kur’an ve Sünnet’tir. İnanç, Kur’an merkezlidir; ama rivayetlerin (Hadisler’in/ş) sahih olanlarına da itibar edilebilir. Gerçi Kutub, Ayın Yarılması, Miraç olayı ve Hz İsa’nın (gökten/ş) inmesi gibi bazı “tartışmalı”konularda rivayetleri tercih ederken zorlanmıştır ama, Fî Zılâli’l-Kur’ân isimli eserinin tamamında “yöntemsel” hassasiyetini korumaya özen göstermiştir.

Ayrıca, onun eserlerinde, mezhepler ya da tasavvuf kanalıyla İslam’a karıştırılmış olan yabancı unsurların ayrıntılı bir dökümü yoktur. Hatta Fî Zılâli’l-Kur’ân’da, tasavvuf büyüklerinden kabul edilen Rabiatu’l-Adeviyye’nin “dindarlığı”nı övmektedir.
(Sembol Şahsiyetler, Kürşad Atalar, Pınar Yayınları, İstanbul, 2014)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

You cannot copy content of this page