Seyyid Kutub: “Âlim” ve “Şehîd” (5)

01.11.2020
Seyyid Kutub: “Âlim” ve “Şehîd” (5)

Temel Görüşleri

Pratiği bu kadar önemseyen Kutub’un düşüncesinde “yöntem” tartışmasının merkezî bir yer işgal etmesi kaçınılmazdır. Ona göre, yöntem “nebevî”dir ve tarih boyunca “değişmeksizin” uygulanmıştır. Buna göre, davet “açıktan” yapılmalı, gizlenmemelidir. Davette açıklık, siyasal değişim talebinin baştan ilan edilmesini gerektirir.

Böylece toplum, amacı önceden bilir; kabul ederse, yeni yapı sağlam temeller üzerine kurulur. Başlangıçta amacın gizlenmesi, İslâmî harekete tamiri imkansız zararlar verir. Davete muhatap olanlar bu konuda net karar vermeli ve “cahiliye” ile bütün bağlarını kesmelidirler. Çünkü “cahiliye” organik bir bütünlük arzeder ve bütün üyelerine (isteseler de, istemeseler de) belirli görevleri yaptırır.

Bu ise, “çarkın dişlileri arasında ezilmek” demektir. Peygamber’imizin, Mekkeli müşriklerin uzlaşma tekliflerini reddetmesinin nedeni de budur.
Kutub’a göre, İslam davetinin amacı, “kulları kula kulluktan kurtarıp tek Allah’a kul olmalarını sağlamak”tır.

Sadece Allah’a kulluk eden bu insanlar “ümmet”i oluşturur. Ona göre, yirminci yüzyılda böyle bir ümmet yoktur. Bu ümmeti oluşturmak emek ve zaman ister; zorluklara göğüs germeyi ve ödünsüz olmayı gerektirir.

(Sembol Şahsiyetler, Kürşad Atalar, Pınar Yayınları, İstanbul, 2014)

Yazan: Şeref Aziz TAHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

You cannot copy content of this page