Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Nedir? (TCK 154)

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, başkasına ait bir taşınmaz veya eklentisine, köy merası, yayla, sulak gibi ortak kullanıma ayrılmış yerlere tecavüz veya suların mecrasını değiştirmek suretiyle işlenen bir malvarlığı suçudur.

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu, TCK m. 154’te “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun temel üç şekli vardır:

  • Haksız bir davranışla başkasına ait bir taşınmaz veya eklentisine tecavüz suçu (TCK m.154/1),
  • Köy merası, yayla, sulak gibi köy mülki sınırları içerisinde bulunup köyün kullanılmasına bırakılan yerlere tecavüz suçu (TCK m.154/2),
  • Özel veya kamuya ait suların mecrasını değiştirme suçu (TCK m.154/3).

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Unsurları

Başkasına Ait Taşınmazlara veya Eklentilerine Tecavüz Suçu (TCK m.154/1): Bu fıkradaki suç, bir kimsenin haksız bir davranışla başkasına ait bir taşınmaza veya eklentilerine tecavüz etmesi ile oluşur. Fail, taşınmaza tecavüz fiilini sanki taşınmazın malikiymiş gibi tasarruflarda bulunarak icra etmelidir. Taşınmaza yapılan müdahale veya tecavüz teşkil ettiği iddia edilen fiil bir hakka dayanıyorsa suç oluşmaz. Örneğin, aralarındaki sözlü anlaşmayla taşınmazı kullanıldığı anlaşılan kişinin fiili suç değildir. Haksız bir davranışla başkasına ait bir taşınmaza veya eklentilerine tecavüz suçu şu seçimlik hareketlerle işlenebilir:

  • Taşınmazı veya eklentisini tamamen veya kısmen işgal etme,
  • Taşınmaz veya eklentisinin sınırlarını değiştirme,
  • Taşınmaz veya eklentisini bozma,
  • Hak sahibinin kısmen de olsa taşınmaz veya eklentisinden yararlanmasına engel olma.

Köy Merasına Tecavüz Suçu (TCK m.154/2): Köy merasına tecavüz suçu, hakkı olmayan yere tecavüz suçunun bir türü olarak 765 sayılı Kanunun 513. maddesi ile buna benzer biçimde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 154. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 2. fıkrası; “Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır” hükmünü taşımaktadır. Suçun maddi unsurunu oluşturan seçimlik hareketler; merayı kısmen veya tamamen zapt etme veya üzerinde tasarrufta bulunma ya da sürüp ekmektir. Zapt etme; taşınmazdan başkalarının kısmen veya tamamen yararlanmasını engellemek, taşınmazı fiilen el altında tutmaktır. Tasarruf etmek ise, taşınmazın devamlı bir biçimde kullanılması olup kısa süreli tasarruflar, kanunun aradığı anlamda tasarruf değildir. Öte yandan sürüp ekmek de, taşınmaz üzerinde tasarruf etme şekillerinden biridir. Suçla korunan hukuki yarar meraların mülkiyet ve ortak kullanım hakkının korunmasıdır. Bu suçla meraya vâki tecavüz eylemlerinin herhangi bir şikâyet ve başvuru şartına bağlı olmaksızın etkin bir biçimde yaptırım altına alınması ve bu suretle meraların korunması amaçlanmıştır. Böylelikle Devlet, Anayasının 45. maddesinde belirtilen meraların amaç dışı kullanılması ve tahribinin önlenmesi yükümlüğünü de yerine getirmiş bulunmaktadır. Suçun mağduru meradan yararlanma hakkı olan herkestir. Meranın kullanma hakkı sahibi köy tüzel kişiliği ve meranın sahibi Hazine de suçtan zarar görendir. Suçun maddi konusu tahsisli veya kadim köy meraları olduğundan belediye sınırları içerisindeki meralar bu suçun konusunu oluşturmamaktadır. Tahsis idari bir işlem olup Devlete ait olan bir arazinin kulanım hakkının hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için müştereken bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılmasını ifade eder. Kadim mera ise, başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri mera olarak kullanılan yerlerdir (YCGK -K:2016/305 ).

Suların Mecrasını Değiştirme Suçu (TCK m.154/3): Suların mecrasını değiştirme fiili, hem yeraltı hem de yerüstü sularının mecrasının değiştirilmesi olarak algılanmalıdır. Suların mecrasını değiştirme suçu genel kastla işlenen bir malvarlığı suçudur. Mecrası (suyun akış yolu veya durduğu yer) değiştirilen suların kamuya veya özel kişilere ait olmasının suçun vücut bulması açısından bir önemi yoktur.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Cezası (TCK 154)

Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun cezası şu şekildedir:

  • Taşınmaza veya Eklentilerine Tecavüz Suçunun Cezası: Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir (TCK m.154/1).
  • Köylünün Yararlanmasına Bırakılmış Taşınmaz Mallara Tecavüz Suçu: Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir (TCK m.154/2).
  • Suların Mecrasını Değiştirme Suçu: Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir (TCK m.154/3).

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın