Hasan el- Bennâ (4)

09.10.2020
Hasan el- Bennâ (4)

Temel Görüşleri ve Eleştiriler
Bennâ’ya göre, İslam, bir “hayat nizamı”dır; müslümanın dünyadaki bütün hareketlerine yön verir. Onun bu anlayışı, doğal olarak, onu, İslam’ı hayata hâkim kılmak için çalışmanın zorunlu olduğu fikrine götürmüştür. Onun, konuşmalarında sıklıkla “davet”, “ıslâh” ve “cihat” kavramlarını zikretmesinin nedeni budur. Ona göre, davet, insanların “Allah’ın Kitab’ında ve Elçisi’nin Sünneti’nde yer alan saf İslam’a dönmesi için yapılır” ve İslam hukukunu geri getirmek amacıyla bütün imkânlarını kullanmak her müslümanın görevidir.

Bennâ, müslümanların zilletten kurtulması için öncelikle “maddî” imkanlara sahip olmak gerektiğini söyleyenleri eleştirir ve esas gücün “manevî” olduğunu vurgular. O, bu konuda sık sık Ra’d sûresi onbirinci ayeti zikreder ve “insanların kendilerini düzeltmeleri” halinde, durumlarının da düzeleceğini söyler. Ama Bennâ, burada “eylem”in önemine dikkat çeker. Toplumun “ıslah”ı için yapılması gereken, “teşkilatlı” hareket etmektir ve bu noktada “kardeşlik” kavramı çok işlevseldir.

O, müslümanları “toparlayacak” bir davetin, ilmî çalışmalardan daha önemli olduğuna inanmakta; fıkhî ihtilafların, müslümanların kardeşliğine engel olmaması gerektiğini düşünmektedir. Nitekim, (pek çok “radikal” İslamcı grubun “şirk” saydığı), “dua ederken bir başkasını vesile etme”yi ayrıntı olarak görmekte; yine, bazı âlimlerin, birçok şirk unsurunun İslam’a sokulmasında rolü olduğunu söylediği “tasavvuf”u, özü itibariyle İslamî bir yapı olarak tanımlamaktadır.

Bennâ’nın böyle “yumuşak” bir tavır takınmasının nedeni, müslümanların “birliği”ne merkezî bir önem vermesidir.
Bennâ’ya göre (de) halk arasında yaygın olan “muska, nazarlık, sâlih kabul edilen kimselerden yardım beklemek, kabirlerden medet ummak” gibi şeyler bâtıl inançtır ve bunların düzeltilmesi gerekir; ama bu, Mısır toplumunun İslam’dan çıktığı anlamına gelmez.

Bennâ’nın, yöneticilerden istedikleri, onun, Mısır’daki mevcut siyasî yapının “mahiyeti”ni yeterince tahlil edemediğini göstermektedir. O, Mısır’da köklü bir toplumsal ve siyasal değişim istememekte, “uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi için” birtakım taleplerde bulunmaktadır. Mesela, Bennâ’ya göre, “hukukun bütün dallarında İslam’a uygun düzenlemeler yapılmalı”, “ordu güçlendirilmeli”, “rüşvete son verilmeli”, “her türlü fuhuş önlenmeli”, “şans oyunları kaldırılmalı”, “bar ve pavyonlar kapatılmalıdır.”

Buradan şu sonucu çıkarmak mümkündür: Bennâ, birtakım reformlarla toplumun düzeleceğine inanmaktadır. Fakat o, bu kanaatinde yanılmaktadır. Nitekim gelişmeler, bu tür taleplerin yerine getirilmesiyle toplumun düzelmediğini, tersine, bozulmanın zamanla daha da arttığını göstermiştir. Bunun nedeni bellidir: insanların “iman”ı zayıftır ve ne yapıp edip onların imanı kuvvetlendirilmelidir.
(Sembol Şahsiyetler, Kürşad Atalar, Pınar Yayınları, İstanbul, 2014)

Yazan ve nakleden: Şeref Aziz TAHA

You cannot copy content of this page