İbn Bîbî’ye göre Gıyâseddin Keyhüsrev’in 2.Dönemi

17.09.2020
İbn Bîbî’ye göre Gıyâseddin Keyhüsrev’in 2.Dönemi




YAZAN: EDA ÇELİK-ALİM SÖZLÜK

A.    GIYÂSEDDİN KEYHÜSREV’İN II.  DÖNEMİ

Gıyâseddin Keyhüsrev 1205’ de saltanat tahtına oturmuş, din ve devlet işlerini düzeltmiş, yönetimi eline almıştır. Hazine kapılarını açarak cömertlikle bağışta bulunmuş, gurbette iken kendisine çok iyi davranan Mavrozomes’in akrabalarına makamlar vermiştir.

Malatya’yı İzzeddin Keykâvus, Danişment Bölgesini Alâeddin Keykubad’ın melikliğine bırakmıştır. Şeyh Mecdeddin İshak’ı oğlu İzzeddin Keykâvus’a Atabeg tayin edip onunla Malatya’ya göndermiştir. Diğer padişahlar gibi pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutup Dadgah’da davalarla ilgilenirdi. Gıyâseddin Keyhüsrev saltanatının ilk zamanlarında tepki çeken bir hata yaptı.

Kadı Tirmizi’yi kendisi hakkında kötü konuşmaları olduğuna dair iftiralara inanarak öldürdü. Bu haksız ölüm Konya’da sıkıntılara sebep oldu. Gıyâseddin Keyhüsrev bu haksız cezadan sonra pişman olarak üzüldü ve kadının halifeleri ile çocuklarından özür dileyerek gönüllerini aldı.

  1. Antalya’nın Fethi

Sultan Gıyâseddin Keyhüsrev yargı işleri ile ilgilenirken bir grup içeri girerek Mısır tarafından ticaret yaptıklarını gemiyle Antalya’ya geçtiklerini orada Frenklerin kendilerine eziyet edip mallarını aldıklarını söyleyerek durumlarını anlatmışlardır. Ayrıca Frenklerin onlarla adil Sultan Konya’da oturuyor derdinizi o çözsün diyerek alay ettiklerini de anlatmışlardır. Sultan bu olaya çok sinirlenerek ertesi gün askerlerin hazır olmasını buyurmuştur.

Ordu toplanarak Antalya tarafına doğru yola çıkmışlardır. Antalya’yı kuşatarak savaş aletlerini yerleştirdiler. Savaş ve kuşatma iki ay devam etti ama kalenin için de hiçbir değişiklik olmadı. Sultan bunun üzerine ok ve taş atışı ile kaleden Frenklerin kafalarını uzatmalarına izin vermemelerini ayrıca kale duvarlarına büyük merdivenler yerleştirilip yukarı çıkılmasını emretti. Bu emri ilk uygulayıp kaleye ilk çıkan kişi Hüsameddin isimli Yavlak Hasan’dır.

Bu mücadele kale halkını pes ettirmiş ve mevzilerini terk etmeye başlamışlardır. Kaleye tırmanan askerler kale burcuna saltanat sancağını diktikten sonra kalenin kapısını içerden açmışlardır. Kale içinde kıtalde ve yağmada bulunulduktan sonra Sultan Gıyâseddin Antalya Sübaşılığına Mübarizeddin Ertokuş’u getirmiştir. Şehre kadı, imam, müezzin atayarak şehri İslam şehri haline getirmiştir.  5 Mart 1207’de fetih tamamlandıktan sonra buradan alınan ganimetlerle tüccarların zararları karşılanmıştır.




  • Alaşehir Savaşı ve Gıyâseddin Keyhüsrev’in Şehit Edilmesi

İznik Rum İmparatoru Laskaris, geliş geçişlere izin vermeyip vergisin zamanında göndermemeye ve Sultan’ın emirlerine uymamaya başlayınca Sultan Gıyâseddin bu duruma sinirlendi. Laskaris’e uyarılarda bulunuldu ama o uyarılara rağmen başkaldırma ve ayrılığa varan sözler etmeye başladı.

Durum böyle olunca da Sultan emirleri ve melikleri gazaya çağırdı. Ruzbe Ovasında ordu toplanıp 1211 yılında Alaşehir sınırına varınca Laskaris durumu haber aldı ve her yere haberler göndererek ordu topladı ve İslam ordusuna karşı savaşmak için harekete geçti. Savaş kısa sürede Sultan Gıyâseddin’in ordusu tarafından kazanılır, Gıyâseddin Keyhüsrev Laskaris’i atın üzerinden düşürünce Rum ordusu kaçmaya başladı.

Türk ordusu onların kaçtığını görünce Sultan’ı yalnız bırakarak ganimet toplamak için dağıldılar. Sultan ise gezintiye çıktığı sırada karşısına çıkan Frenk askerini kendi askeri zanneder o sırada Frenk Sultan’ı hançerle şehit eder. Silahını, elbisesini ve eşyalarını alarak Laskaris ve ordusunun yanına gider ve bu eşyaların sahibini öldürdüğünü söyler. Bunu duyan Laskaris üzülür ve sonrasında Türklerle tekrar anlaşma yapabilme yolunu kapatmamak için Frenk’i öldürür.




YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

You cannot copy content of this page