Kur’ân kavramları: vahiy

10.09.2020
Kur’ân kavramları: vahiy




Kur’ân kavramları: vahiy

“Vahiy” kelimesi; gizli konuşmak, ilham etmek, îmâ ve işaret etmek, seslenmek, fısıldamak, mektup yazmak ve emretmek gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. Kur’an’da, içinde vahiy kelimesi geçen ayetlerdeki vahiy, “ilahî olmayan vahiy” ve “ilahî vahiy” olarak ikiye ayrılır.
a- İlahî olmayan vahiy:
Bu tür vahye şu ayet misal verilebilir:

  • Bunun üzerine Zekeriya mabetten çıktı ve kavmine şöyle vahyetti: “Sabah akşam Allah’ın yüceliğini zikredin!” (Meryem/19).
    Bu ayetteki vahiy kelimesi, îmâ ve işaret etmek anlamındadır.
    b- İlahî vahiy:
    Kur’an’da ilahî vahyin birkaç türü vardır:
    1- Cansız varlıklara; göklere ve yeryüzüne edilen vahiy:
  • Onları iki evrede yedi gök olarak düzenledi ve her göğe işlevini vahyetti…(Fussilet/12).
  • O Gün yeryüzü, bütün haberlerini ortaya döker. Çünkü Rabbin ona öyle vahyetmiştir (Zilzal/4-5).
    Bu ayetlerdeki vahiy, emretmek anlamındadır.
    2- Canlılardan bal arısına edilen vahiy:
  • Rabbin, bal arısına şöyle vahyetti: “Dağlarda, ağaçlarda ve çardaklarda yuva yap. Rabbinin senin için koyduğu yasalara uyarak her türlü üründen topla!…” (Nahl/68-69).
    Buradaki vahiy, ilham anlamındadır. Buna, yaratılışa dayanan ilham, içgüdü denilir.
    3- Meleklere edilen vahiy:
  • Hani Rabbin, meleklere şöyle vahyetmişti: “Ben sizinle beraberim. İman edenleri destekleyin!…(Enfâl/12).
    4- Hz. Musa’nın anasına ve Hz. İsa’nın havarilerine edilen vahiy:
  • Musa’nın anasına şöyle vahyettik: “Onu bir süre emzir. Ama onun öldürüleceğinden korkarsan, bir sandığa koyup nehre bırak. Onun için korkma ve üzülme. Çünkü Biz onu sana geri getireceğiz ve daha sonra Elçi olarak görevlendireceğiz” (Kasas/7).
    Müfessir Beydavi’ye göre vahiy kelimesi burada, ilham ve rüya karşılığında kullanılmaktadır.




5- Nebiler’e/Rasuller’e edilen vahiy:
Bütün Nebiler/Rasuller bu vahye muhatap olmuşlardır. Bu Nebiler’in/Rasuller’in bir kısmının ismi, Kur’an’da birçok yerde zikredilmektedir.

  • Nuh’a ve o’ndan sonraki Nebiler’e vahyettigimiz gibi, (ey Muhammed) sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlara, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’a da Zebur’u verdik (Nisa/163). Allah, bir beşer ile ancak, vahyederek veya bir perde arkasından ya da bir Elçi vasıtasıyla konuşmuştur.
  • Allah, bir insanla ancak, ya doğrudan vahyederek veya bir perde arkasından (seslenerek) ya da bir Elçi vasıtasıyla dilediğini vahyederek konuşur. Doğrusu O, çok yücedir, sonsuz hikmet sahibidir ((Şura/51). Kur’an’ın, Muhammed (a.s.)a vahyedildigini açıkça bildiren ayetler:
  • De ki: “Bu Kur’an bana, sizi ve ulaşabildiği herkesi onunla uyarmam için vahyedildi… (En’am/19).
  • Böylece sana da, büyükşehri ve çevresindekileri, gerçekleşeceğinde hiçbir kuşku olmayan Toplanma Günü’ne karşı uyarman için Arapça bir Kur’an vahyettik… (Şûrâ/7).
    Muhammed (a.s.)ın ve o’na iman edenlerin vahye/Kur’an’a uymaları gerektiğini bildiren ayetler:
  • Rabbinden sana vahyedilene uy (En’am 106).
  • Sana vahyedilene sımsıkı sarıl (Zuhruf/43). Vahyin/Kur’an’ın okunması/duyurulması gerektiğini bildiren ayetler:
  • Rabbinin Kitab’ından sana vahyedileni oku (Kehf/27).
  • Kitap’tan sana vahyedileni oku (Ankebut/45). Vahyin mahiyeti/keyfiyeti:
  • Sana ruh (vahyin mahiyeti) hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh (vahiy), Rabbimin emrindendir. (Siz onun mahiyetini anlayamazsınız, çünkü bu konuda) size pek az bilgi verilmiştir. Dileseydik sana vahyettigimizi giderirdik. O takdirde kendini Bize karşı kayıracak kimse bulamazdın (İsra/85-86).
    (Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu, Tefsir Usulü, AÜİF Yayınları, Ankara, 1976)
  • Yazan ve nakleden: Şeref Aziz TAHA




YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

You cannot copy content of this page