Muhammed Abduh




Muhammed Abduh (1849-1905)

Abduh’u tanımak için, onun yaşadığı dönemin siyasî ve fikrî durumunun bilinmesi gerekir.

Abduh, Müslüman Dünyası’nın çökmekte olduğu bir dönemde yaşamıştır. Müslüman Dünyası, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında, Osmanlı coğrafyası ve Afganistan gibi birkaç bölge hariç, sömürgecilerin denetimi altındadır ve Müslümanlara ait olan bu topraklar da Batı’nın kontrolüne geçmek üzeredir. Siyasî çöküşün yanı sıra, düşünce alanında da büyük bir gerileme sözkonusudur.




Alimlerde ve münevverlerde ilmî “yetkinlik” yoktur. Müslüman halklar ise koyu bir cehalet içindedir.

Buna rağmen, Müslüman Dünyası’na mensup olan insanlar, kendilerine yönelik bu fiilî ve fikrî saldırıya “cevap” vermeye çalışmaktadırlar.

Bu ortamda “aktif” olan Batı tarafıdır. Müslüman Dünyası ise, bu saldırıya “tepki” göstermektedir.




Bunun gibi durumlarda tipik manada üç tür tepki verilir. İlki, “reddiyeci” tavırdır. Bunu genellikle geleneksel-muhafazakâr çevreler gösterirler. Burada önemli olan, “yabancı unsurlar”ı içeriye sokmamak ve bunun için fiilen bir savaşım vermektir. İkincisi, “kabullenici” tavırdır. Muhatabın üstünlüğünün kabul edildiği bu tavrı “modernleşmiş/lâik” kesimler gösterirler. Üçüncüsü ise, “bağdaştırmacı” tavırdır. Bunda hem muhatabın, hem de mensup olunan toplumun “analiz”i önem arzeder. Çözüm de, basitçe, gelenek ile modernitenin olumlu yanlarını alarak onları bağdaştırmaktır. Abduh’u, bu üçüncü yaklaşıma dâhil etmek mümkündür.
(Çagdaş Müslüman Düşüncesi, Sembol Şahsiyetler, Pınar Yayınları, İstanbul, 2014)

Yazan ve nakleden: Şeref Aziz TAHA




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın