Devlet ve Yönetim Üzerine (2)



Demokrasinin temel kabulleri, beslendiği kökleri vardır; bundan dolayı, herkes onu canının istediği gibi tarif edemez.

Demokrasi, müslüman düşünürlerin varsaydığı gibi, basit bir araç ve yönetim meselesi değildir.

Demokratik tasavvur, zamanı ve mekanı aşan temel ilke ve değerleri kabul edemez. Bu, değişmez bir hakikatin varlığını kabul etmek demek olacağından, onun tarafından hemen reddedilir.



Demokrasi, aklın ürünü olmayan hiçbir ölçü ve değeri kabul etmez. Dine dayalı olsa bile, bunları aklın süzgecinden geçirerek rasyonelleştirir.

Aslında bugün müslümanların yaşadığı süreç budur. Yaşanan bunca gerilim, İslam’ın değerlerinin, demokratik bir toplumun nesneleri haline geldiğini göstermektedir.
İnsanın, dünyada dine ihtiyacı vardır. Din, insanın ahireti için dünya hayatını düzenlemek amacıyla gönderilmiştir; ona, kul olduğunu hatırlatır.

Her bilgi biçimi, kendine has bir iktidar talebi taşımaktadır. İslam’ın vahye dayanan bilgisi de, müslümanlardan, kendisine uygun bir iktidar talebinde bulunmalarını istemektedir.
(Abdurrahman Arslan, Yeni Bir Anlam Arayışı, Bilge Adamlar-2013)

Yazan ve nakleden: Şeref Aziz TAHA




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın