Kur’an kavramları 6: sulh, salâh, sâlih, sâlih amel, ıslâh

2- Tevbe-Sâlih amel ilişkisi:
“Dönmek” anlamına gelen “tövbe”, günah işlemeyi terketmek ve bağışlanma dileyerek Allah’a yönelmek demektir.
Tövbe kelimesi, hem insana hem de Allah’a izafe edilebilir. Eğer insana izafe edilirse, bununla, kulun Allah’a yönelmesi; Allah’a izafe edilirse, Allah’ın nimet ve ihsanının kula dönmesi kastedilmektedir.

Ayetlerde öncelikle, tövbe-iman- sâlih amel üçlüsü dikkat çekmektedir. Bunların bir arada zikredildiği bir ayette, bu üçlü sayesinde insanın doğru yolu bulacağı ((Taha/82) ve bu insanların Cennete gireceği bildirilmektedir (Meryem/60).

Tövbe, pişmanlık duymak ve günahları terk etmekle başlar; ciddî bir tövbe olduğunu isbat eden sâlih amelle son bulur. Çünkü tövbe, sadece dille söylenen bir kelime değil, günahları terketme azmidir. Neticesi, iman ve sâlih amel olarak ortaya çıkar (S. Kutub).
Tövbenin üç unsuru olduğu belirtilmiştir:

a- İşlenen günahlardan dolayı pişmanlık duymak;
b- Günah işlemeyi terketmek;
c- Bir daha günah işlememeye azmetmek.
Bir ayette müminlere, “Allah’a nasûh bir şekilde tövbe etmeleri” emredilmektedir (Tahrîm/8). Bu ayette geçen “nasûh”kelimesi, âlimlere göre şu anlamlara gelmektedir:
~ “Nasûh tövbe, kulun, günahlarına tövbe etmesi ve onlara bir daha dönmemesidir” (Hz. Ömer).
~ “Nasûh tövbe, kalbinden pişman olmak, diliyle af dilemek ve organlarıyla günah işlemekten vazgeçmektir (Abdullah b. Abbas).
Hz. Peygamber’in, “Allah’a tövbe edin! Ben de günde yüz kere tövbe ediyorum” demesi (Muslim), kulu daima uyanık olmaya ve günahlardan uzak durmaya sevkedecek bir sözdür.
(Ömer Dumlu, Kur’an’da Salâh Meselesi, DİB, Ankara, 1992).

Yazan ve nakleden: Şeref Aziz TAHA

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın