Eve Dönüş 2




Çalışma hayatının mecbur ettiği disiplin, evin geleneksel hakimiyet anlayışını değiştirmiş; aile içinde kadın ile erkek, ana-baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri de kırarak, kendi mantığına göre yeniden kurmuştur.

On dokuzuncu yüzyıldan itibaren başta Batı Avrupa ve Amerika olmak üzere, dünyada yeni bir aile sisteminin temel özelliklerinin yerleştiği görülmektedir. Bu anlayışın hakim özellikleri, evlenme yaşının yükselmesi ve azımsanmayacak kadar insanın bekâr yaşamasıdır. Geleneksel ailede hakim olan yaşlılara yönelik teveccüh, artık çocuk merkezli olmaya; ailenin, akrabalar, dostlar, komşular ve diğer insanlarla olan ilişkileri zayıflamaya başlamıştır.




Kadınların giderek iş hayatında yer almasıyla başlayan değişimler, insanlara sunduğu yeni tüketim imkânlarının ortaya çıkardığı memnuniyetle, başlangıçta fazla sorunlu görülmemiştir.
Ama on dokuzuncu yüzyılın sonlarına gelindiğinde, özellikle Amerika’da, ailenin ve evliliğin büyük bir kriz içinde olduğu dile getirilmeye başlanmış; 1870 ile 1924 yılları arasında boşanma oranı on beş (15) kat birden artmıştır.

iderek artan sayıda kız öğrenci okullara, toplumsal kurumlara, sosyal teşkilatlara ve iş hayatına katılmıştır. Çocuklar okullar tarafından eğitime/bakıma/gözetime alınmış; çalışmaktan başka bir seçenek kalmamıştır. Aile içinde kalanlar,artık toplumun sırtından geçinen kimseler olarak görülmeye; “ev kadını” olmak, “modası geçmiş” bir tercih sayılmaya başlamıştır.
Aklın hakimiyetini temsil eden ve buna göre olguşan kamusal hayata katılmanın, lâik kadın için “eşitlik”; müslüman kadın için de “hakkın alınması” şeklinde algılanması, son tahlilde, mevcut statükonun zenginleşmesini ve güçlenmesini sağlamıştır.





Cinsiyetten bağımsız rollerin, sağlıklı bir ümmet kurmaya elverişli olmadığı, yaşanan bu tecrübeden çıkartılmalıdır. Bu ilişkileri “eşitliğe” değil, “adalet”e dayalı olarak kurmak ancak, kadının “eve dönmesi” ile mümkündür. Eve dönmek, ‘endüstri uygarlığının ve nimetleri”nin ne anlama geldiğini sorgulamak üzere “müstahkem mevkiler”e çekilmek demektir. Bundan, “kadının eve kapatılması” gerektiği anlamını çıkarmak yanılgıdır.
(Abdurrahman Arslan, Yeni Bir Anlam Arayışı, Bilge Adamlar-2013)

Yazan ve nakleden: Şeref Aziz TAHA




İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın