Ahmet Eflaki’nin Menâkıbü’l-Ârifin eserinin bölümleri

10.08.2020
Ahmet Eflaki’nin Menâkıbü’l-Ârifin eserinin bölümleri

Menâkıbü’l-Ârifin, Ahmet Eflaki’nin önemli bir eseridir. Günümüz Türkçesi’ne Ariflerin menkıbesi adıyla çevrilmiştir.

Eser, on bölümden oluşuyor. İşte o bölümler:

Bölümler

1-Bahâeddin Veled

2-Burhaneddin-el-Tirmizi

3-Mevlana Celâleddin Rumi  

4-Şemseddin – i Tebriz’nin

5-Zerkub diye tanınan Selaheddin

6-İbn -i Ahi-i Türk diye tanınan Hüsameddin

7-Mevlana Bahaeddin Veled

8-Celaleddin Çelebi Emir Arif

9-Çelebi Emir Abid

10-Onların çocuklarının ve halifelerinin ve zikir silsilesinin açıklanması ve menkıbeleri hakkındadır.




Giriş

            Yüzyıllar boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Anadolu yeryüzünün en stratejik bölgelerinden biri olarak tarih sahnesinde çeşitli devletlerin mücadelelerine şahitlik yapmakla birlikte kültürel zenginliğiyle de adından söz ettirdi.

Bu zenginlik Anadolu’da birçok önemli filozofun, devlet adamının, günümüz tabiriyle kanaat önderinin yetişmesine sebep olmuştur. Özellikle Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasından sonra İslamiyet bu topraklarda insanlar arasında hızla yayılmış, Anadolu’nun Müslümanlaştırılmasında da daha çok İslam’ın muhabbet yönünü ön plana çıkaran tasavvufun çok büyük etkisi olmuştur.

Tasavvufi kültür ile yetişen erenler etraflarında büyük insan kitlelerini toplayarak bu insanlara önderlik ederek ve onların hayatlarında merkezi bir konumda oldular. “Arif” diye tabir edilen bu zatlar medreselerde verilen klasik eğitimden farklı olarak insanlara irfan eğitimi vererek bugün Anadolu irfanı diye tabir edilen geleneğin oluşmasını sağlamıştır.

Bu geleneğin ilk dönem öncüleri arasında Hacı Bektaş-i Veli, Yunus Emre, Ahi Evren, Sadreddin Konevî gibi isimler sayılabilir.




            Anadolu irfanının mayalanmasında en büyük rolü olan kişilerden biri Mevlana Celâleddin Rumî’dir.

Babasından gelen irfani kültürü geliştiren Mevlana yeni bir ekol olan Mevleviliğin kurucusu sayılmaktadır. Gerek yaşadığı dönemde gerekse de vefatından sonraki dönemde insanlar üzerinde çok büyük etkisi olan Mevlana halkın büyük bir teveccühü ile karşılaşmıştır.

Gerek yaşantısı ve hayata bakış açısı gerekse de söylemleri insanların, özellikle de dönemin devlet adamlarının dikkatini celb etmiştir. Anadolu’da Moğol baskısının arttığı ve siyasi çalkantıların çok olduğu bu dönemde Selçuklu Sultanları ve Emirleri Mevlana ile birebir ilişki kurmuştur.




Yazan: Recep Harun GÜNDÜÇ-Alimsözlük

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

You cannot copy content of this page