Modernizm, Evrensel Ahlak ve Hukuk (2)

07.08.2020
Modernizm, Evrensel Ahlak ve Hukuk (2)

Modern zihniyeti, varlık âlemine, bilgiye, insana ve topluma bakma biçimleri üzerinden tartışmamız gerekir. Bu elbette çok geniş ve derin bir bilgi gerektirir. Özellikle “akıl” konusu üzerinde durulmalıdır. Batı’da modern aklı ilk eleştiren Kant’tır. Ama akılla ilgili en cesur eleştiriyi Gazalî yapmıştır. Onun filozoflara verdiği cevap, aradan bin yıl geçmesine rağmen geçerliliğini hâlâ korumaktadır.
Biz, modernizme düşünce yönünden yenilmedik; modernizm, ekonomik gücü, teknolojisi ve askerî aygıtıyla müslümanların zihni üzerinde tahakküm kurdu. Ama şimdi modernizmin büyüsü postmodernizm tarafından bozuldu. Postmodernizmin tuzağına düşmemeye çalışarak bu fırsattan istifade etmeliyiz. Çünkü artık bilime inanç zayıfladı.

Bizim artık “usûl”e dönmemiz gerekir. Çünkü Batı’daki tüm bilimsel yöntemler iflas etmiş, onların iflasıyla hermeneutik doğmuştur. Hermeneutik aslında Kilise’nin kullandığı bir metottu. Şimdi biz, bize daha sağlıklı bilgiler sağlayacak olan kendi usullerimize dönmeliyiz. Çünkü bizim zihinlerimizin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Müslümanız ama dünyaya müslümanca bakamıyoruz; modernler gibi seküler bakıyoruz. Böyle bakınca da onlar gibi anlam çıkarıyoruz.




Modern toplum, çoklukla övünen bir toplumdur (bkz. Tekâsur sûresi). Guenon’un dediği gibi, “niteliğin değil, niceliğin hâkim olduğu” bir durumdayız. Ne kadar lüks ev sahibiysek, ne kadar çok araba sahibiysek onlarla övünüyoruz. Bunların hangisinin gerçek ihtiyaç olup olmadığını ayırdedemiyoruz.

Modernizm o kadar sahte ihtiyaç oluşturdu ve bunların sayısını o kadar çok artırdı ki, gerçek ihtiyacımızın ne olduğunu bilemez olduk.
(Abdurrahman Arslan, Yeni Bir Anlam Arayışı, Bilge Adamlar-2013).

Yazan ve nakleden: Şeref Aziz TAHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

You cannot copy content of this page