İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası Siyasi Teşkilatlanmaları

03.08.2020
İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası Siyasi Teşkilatlanmaları

a.      Güney Arabistan’daki Devletler

  • Main Devleti: M. Ö. 1400-650 yılları arasında Yemen’de hüküm süren Main krallığının merkezi Main şehri idi. Babil Devleti yıkıldıktan sonra Mezopotamya’dan güneye inerek yerleşmişlerdir.[1] Ticarete önem veren Mainliler Arabistan ürünleriyle Hindistan ve Çin’den gelen ticaret mallarını Suriye, Filistin ve Mısır’a satarak büyük gelir elde ederlerdi. Babadan oğula geçen bir iktidar sisteminin yanında çivi yazısını terk etmiş Fenikeliler ile ticareti kolaylaştırması bakımından ebced harflerini kabul etmişlerdir.
  • Sebeliler Devleti: Yemen halkının dip dedesi olan Kahtan’ın soyundan gelmektedirler. Zamanla Main Devleti’ni kendilerine bağlamışlardır. Sebeliler iki dönem geçirmişlerdir. İlk dönemde rahipler hükümdarlık görevinde iken ikinci dönemlerinde hükümdarlar bizzat kral unvanı almışlardır.[2] Merkezi Ma’rib şehri olan Sebeliler ticaretin yanında tarıma önem vermiş ve bu amaçla bazı su bentleri inşa etmişlerdir. Bunların en meşhuru Ma’rib Seddi’dir. Bu devlete dair dikkat çeken bilgilerden biri ise kadınlarında iktidara gelmesidir. Belkıs adında bir kraliçe adı kaynaklarda geçmektedir.[3] Himyerliler Devleti kurulana kadar hüküm sürmüşlerdir.
  • Himyerliler Devleti: Sebeliler’den sonra Güney Arabistan’da hüküm süren Himyerler, Arapların Kahtan koluna mensup olması dolayısıyla Sebeliler ile akraba topluluklardır. Mainliler ve Sebeliler’in aksine savaşçı bir politika izleyen Himyerler sınırlarını Orta Arabistan’a doğru genişletmişlerdir. Himyer Kralı Museviliği kabul ettikten sonra bölgedeki Hıristiyanlara zulme başladı bu durumda Hristiyanlar Bizans İmparatorundan yardım istediler o da bölgenin uzak olması sebebiyle bölgedeki Hristiyan hükümdar Habeş kralını görevlendirdi. Necaşi’nin istilası ile Habeş İstilası olayı vuku bulmuş ve Yemen Habeş idaresine girmiştir.[4]




b.      Kuzey Arabistan’daki Devletler

  • Nebatiler: Nebati Krallığı Filistin’in güneyinde Akabe Körfezi ile Lut Gölü arasında hüküm sürmüştür. Devletin merkezi Akabe Körfezi’nin biraz kuzeyindeki Petra şehridir. Bir ara Fırat nehri ile Kızıldeniz arasında geniş bir alana yayılan Nebatiler Kuzey Hicaz’a da hâkim olmuştur. Roma İmparatorluğu ile çöl arasında tampon devlet görevi üstlenen Nebatiler kuzey ve güney Arabistan arasındaki kervan ticaretini de elinde bulundurmuşlardır. Nebatiler bir süre Roma İmparatorluğu ile iyi ilişkiler içerisinde olmuşlarsa da zamanla siyasî ve ekonomik sebepler yüzünden ilişkiler gerildi. Sonrasında ise 105 yılında bağımsızlıklarını kaybetmişler ve Roma’nın eyaleti haline gelmişlerdir.
  • Tedmürlüler: Palmiralılar adı da verilen devlet Humus’un 140 km doğusunda bulunan Tedmür şehrinde kurulmuştur. Tedmürlüler günümüze kitabeleriyle birlikte harabeleri ulaşan birçok görkemli yapı inşa etmişlerdir. Başkent Tedmür uluslararası ticaretin önemli duraklarından biriydi. III. yüzyılda Sasani ve Roma imparatorlukları arasındaki mücadeleyi fırsat bilerek Tedmür ’de bağımsız bir Arap devleti kuran ve Sasaniler’e karşı başarılı mücadele veren Uzeyne ile onun ardından yönetimi ele alan eşi Zeynep en meşhur hükümdarlarıdır. Tedmür krallığı 272 yılında Romalıların Tedmür’ü ele geçirip kraliçe Zeynep’i esir almasıyla sona erdi.[5] Palmir bölgesi sonrasında doğrulamadı ve Romalıların idaresinde kaldı, sonrasında Halid b. Velid ile tekrar Tedmür haline gelmiştir.
  • Gassaniler: Gassaniler, Sebeliler ve Himyerliler ile akraba olup Arapların Kahtan koluna mensupturlar. III. Yüzyılda Yemen’den Suriye bölgesine göç ettiler ve burada devlet kurdular. Bizans İmparatorluğu’nun etkisiyle Hıristiyanlığı kabul ettiler ve Bizans’ın vassalı haline geldiler. Hem kendi hem de Bizans İmparatorluğu lehine Sasaniler ve onların vassalı Hireliler ile mücadele ettiler. Daha sonra zaman zaman Bizans’la ciddi gerginlikler yaşanmakla birlikte Gassaniler genel itibariyle Bizans’ın vassalı olarak kalmışlardır. VII. Yüzyıl başında Bizans-Sasani mücadelesi sürecinde ciddi güç kaybına uğrayan Gassaniler, İslâm dönemindeki Suriye fetihleri sırasında Bizans saflarında savaştılar.[6] Hz. Ömer zamanında Bizans’la yapılan Yermük Savaşı’nda Gassaniler Bizans’a destek verdi. Sonrasında bölgenin fethiyle hâkimiyetleri sona erdi.




  • Hireliler: Lahmiler adıyla da bilinmektedir. Kahtanlar’ın bir kolu olup Ma’rib seddinin yıkılmasından sonra güneyden kuzeye göç eden ve Irak’a yerleşen Lahmiler tarafından III. Yüzyıl ortalarında Hire’de kurulmuştur. Sasaniler’in vassalı olan Hireliler Bizans ve göçebe Araplardan gelecek saldırılara karşı tampon görevi üstlendiler ve bu sayede kendilerini de güven altına aldılar. Putperestlik, Yahudilik ve diğer dinlerin yaygın olduğu Hire bölgesine Hıristiyanlık erken dönemlerde gelmiş ama yöneticilerin çoğu Putperestliğe bağlı kalmışlardır.[7] VI. Yüzyıl sonlarında Hire Nesturi Hıristiyanlığın merkezi hâline gelmiştir. Lahmiler tarım ve hayvancılığın yanında uluslararası ticaretle de uğraşırlardı. Bizans’ın vassalı olan Gassaniler ile Hireliler Sasaniler ’in vassalı olarak çok mücadele etmişler. Bir nevi ikisi de büyük devletlerin tampon devletleri halindedirler.
  • Kindeliler: Kindeliler III. Yüzyıldan itibaren güneyden kuzeye doğru ilerleyerek Orta Arabistan’a Necid bölgesine geçmişler, ardından Mezopotamya, Filistin ve Suriye’yi içine alan geniş bir alana dağılmışlardır. Kinde devleti 480 yılı civarında Himyerler tabi olarak kuruldu. VI. Yüzyılın başında Himyerler ’den muhtariyet kazanarak gelişti ve Bizans İmparatoru ile 502’de bir antlaşma imzaladı. 528’de Hire kralına yenilince Kinde kralı tahttan çekildi ve topraklarını dört oğlu arasında paylaştırdı.

Yazan ve Hazırlayan: Eda ÇELİKAlim Sözlük

[1] Çağatay, Neşet, İslamdan önce Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, A.Ü. İlahiyat Fakültesi Yayınları, cilt XX, Ankara, 1957, s.9.

[2] Aktan, Ali, İslam Tarihi, Nobel Yayıncılık, Ankara, 2014, s.26.

[3] Çağatay, Neşet, İslamdan önce Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, A.Ü. İlahiyat Fakültesi Yayınları, cilt XX, Ankara, 1957, s. 13.

[4] Aktan, Ali, İslam Tarihi, Nobel Yayıncılık, Ankara, 2014, s. 27-28.

[5] Aktan, Ali, İslam Tarihi, Nobel Yayıncılık, Ankara, 2014, s.29-30.

[6] Çağatay, Neşet, İslamdan önce Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, A.Ü. İlahiyat Fakültesi Yayınları, cilt XX, Ankara, 1957, s.54.

[7] Aktan, Ali, İslam Tarihi, Nobel Yayıncılık, Ankara, 2014, s.32.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

You cannot copy content of this page