Çarşamba , Temmuz 17 2019
Ana Sayfa / PolisGelisim / Yakalama,Gözaltına alma ve İfade alma

Yakalama,Gözaltına alma ve İfade alma

Yakalama Kavramı Yakalama:

Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına alınma veya muhafaza altına alınma işlemlerinden önce hakim kararı olmaksızın özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını ifade eder.

Başka bir ifade ile ceza yargılamasının güvenli bir şekilde yapılabilmesi amacıyla henüz bir tutuklama kararı olmadan önce sanığın özgürlüğünün kısıtlanmasıdır.

Yakalama Yetkisi

a) Yakalayan Şahsın Herhangi Bir Kişi Olması Henüz yetkili bir mercii tarafından verilmiş bir tutuklama müzekkeresi olmadan meşhut bir cürüm sırasında rastlanan veya meşhut cürümden dolayı takip olunan suçun, çok az önce işlenmiş olduğunu gösteren eşya veya delillerle yakalanan ve firar etme ihtimali bulunan ya da hüviyetinin tesbiti derhal mümkün olmayan hâllerde yakalama işlemi kolluk kuvvetinin yanı sıra herkes tarafından yapılabilir.

b- Yakalayanın Kolluk Görevlisi Olması

– Gecikmesinde sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısına veya derhal amirlerine müracaat imkanı olmayan hallerde, hakkında tutuklama müzekkeresi kesilmesi gereken kişileri veya suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hallerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan şüphelileri,

– Kolluk kuvvetinin kanun ve usul dairesinde verdiği emirlere itaatsizlik eden ve aldığı tedbirlere uymayanları,

– Görev yaparken kolluk kuvvetine mukavemet eden, görevlerinden alıkoymak amacıyla kolluğa zorluk çıkartan ve yakalanmadıkları taktirde bu tarz hareketlere devam etme ihtimali bulunan şahısları,

– Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunda istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri,

– Uyuşturucu maddeleri alan, satan, bulunduran veya kullananları, – Halkın rahatını bozacak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk halinde başkalarına saldıranları,

– Halkın huzur ve sükununu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenlerle, başkalarına saldırıya yeltenenleri ve kavga edenleri,

– Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslah için kanunlarda belirlenen esaslara uygun olarak, alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla, toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri,

– Haklarında mahkemece çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri resmî veya özel kurumlara yerleştirilmesini veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri,

– Usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren veya hakkında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınan kişileri,

– Kimliğini bir belge ile veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenlerle gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişileri, aranan kişilerden olup olmadıkları, anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar 24 saati geçmemek üzere, Kolluk görevlileri yakalama, gözaltına alma ve muhafaza altına almaya yetkilidir. Kolluk kuvveti tarafından yapılan yakalama halinde durum derhal Cumhuriyet savcısına bildirilmelidir.

Şikâyete Tâbi Suçlarda Yakalama

Takibi şikayete bağlı suçların küçüklere ya da beden veya akıl hastalığı veya maluliyet veya güçsüzlüğün sebebiyle kendini idareden aciz içinde bulunanlara kaşı işlenmesi halinde işlenen meşhut suçlarda şüphelenilince yakalanması şikayete tabi değildir.

Şikayet olmasa dahi kolluk kuvveti yeterli delilleri toplamakla mükelleftir.

Takibi şikayete bağlı suç faili CMUK 127/son maddesi mucibince yakalandığı takdirde sanık hakkında henüz usulünce şikayette bulunulmamış ise, şikayet hakkı bulunan mağdura, mağdur sayısı birden fazla ise herhangi birine durum bildirilir.

Yakalamadan Sonraki İşlemler

Yakalanan kişinin ilk olarak üst araması yapılır. Yakalama sırasında suçun iz, emare ve delillerin kaybolmasını önleyici tedbirler alınır.

Örneğin işlenen bir cinayet sonrasında olay yerinde bulunun suç aleti, kıl, yazılan bir yazı, mermi kovanı vb.’nin seri bir şekilde tespiti yapılıp muhafazası gerekir. Yakalama sırasında kişiye yakalanma sebebi, susma hakkı, müdafi yardımdan yararlanma hakkı, yakalamanın yakınlarına bildirilme hakkı açıklanmalıdır.

Ancak yakınlarına bildirim hakkı soruşturmanın seyrini etkileyecek ya da soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkması bakımından kesin bir sakınca doğuracaksa bu husus tutanakla tespit edilir. Yakalama işlemi kolluk tarafından bir tutanakla tespit edilir ve tutanağın bir sureti yakalanan kişiye verilir.

Ayrıca bu kişiye haklarının yazılı olarak bildirildiğine ve kendisi tarafından da bu hususun anlaşıldığına ilişkin sanık hakları formu tanzim edilerek imzalı bir örneği verilir. Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hallerinde doktor kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir. Yakalanan kişinin direnmesi, saldırıya teşebbüs etmesi veya saldırıda bulunması hallerinde kendisine kelepçe takılır.

KISACA YAKALAMA ve İFADE ALMA:

CMK md.90:Herkes yakalama yapabilir ve kolluk yakalayabilir.Ancak kolluk yakalama emrine göre ek yetkisi vardır.

Yakalanana kişiye kanuni hakları bildirirlir.

Yakalanan kişiye kanuni hakları bildirildikten sonra sorulan her soru İFADE Almaktır.

İfade alma CMK 147 maddede yer alır.
Yakalanan kişinin;
1.Kimliği saptanır.
2.Suç anlatılır.
3.Müdafii alma hakkı hatırlatılır.
4.Susma hakkı bildirilir.
5.İfade alınmaya başlanır.

CMK 148: Müdafi hazır bulunmadan kollukça alınan ifade mahkeme huzurunda tekrarlanmadıkça hükme esas teşkil etmez.Yani kişi mahkeme huzurunda ifadeyi reddederse ifade hukuken geçerli olmaz.

Kolluk aynı olayla ilgi yalnızca bir kez ifade alabilr.İkinci ifade ancak savcı tarafından alınabilir.

İFADE ALMADA MÜDAFİNİN ROLÜ:
CMK 149:Soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında bir ya da birden çok(en fazla 3)müdafiden yararlanılır ve sanığın bu hakkı engellenemez.

CMK:150: Müdafi ya sanık seçer ya da baro tarafından görevlendirilir.

CMK 151:Suçta terör şüphesi varsa ve müdafinin sanığa bu konuda yardımcı olduğu tespit edilip soruşturma açılırsa müdafi görevden men edilebilir.

CMK 154:Şüpheli veya sanık vekaletname aranmaksızın müdafi ile her zaman görüşebilir.Fakat şüpheli terör şüphelisi ise ve örgütüne avukatı aracılığıyla emirler gönderiyor ise avukat o görevden men edilir.

Şüpheli yakalandığında Avukat görüşme yapmadan önce ;
1.Şüphelinin hangi suçtan yakalandığını öğrenecek…
2.Nezarethane sorumlusuna kendisini tanıtacak…
3.Nezarethane defterini inceleyecek.Bu defterde şüphelinin kimlik bilgileri,göz altına alınmasında esas bilgiler,suç yeri,suç tarihi,kim tarafından yakalandığı,yakalanma saati(gözaltı süresinden ne kadar saat sonra avukat çağrılmış,geç ise ihlal olabilir),haber verilen yakını,haber verme saati(yakalama saati ile haber verme saati karşılaştırılır,geç ise ihlal olabilir.)yer almaktadır…

4.Nezarethane defterinde müdafiin ve şüphelinin imzası olması gerekir.şüpheliye hakları bildirilirken imzası alınır.

5.Nezarethane sorumlusu ile araştırmayı yürüten memurla olayla ilgili ayrıntılar görüşülür.

6.Delillerin neler olduğu öğrenilir.(CMK 153:Müdafii dosya içeriğini ve delilleri inceler.)

CMK 154 uyarınca şüpheli ile başkalarının duyamayacağı bir şekilde vekalet aranmaksızın görüşülür.Bu görüşmede;
-Şüpheliye kollukça hatırlatılan haklar tekrar hatırlatılır.Özellikle susma hakkı ve önemi hatırlatılır.Ancak sanığa susma hakkını kullandığı takdirde tekrar konuşmaması gerektiği titizlikle vurgulanmalıdır.Zira susma hakkını kullanan sanık ileri aşamalarda lehe de olsa ifade verdiğinde bu durum kısmi susma olarak nitelendirilir ve kısmi susma aleyhe delil olarak kullanılır.Sanık yalnızca aktif pişmanlıktan yararlanabileceği hallerde susma hakkından vazgeçip konuşabilir.
-Müdafi şüpheliye suç ve öngördüğü cezalar hakkında açıklama yapmalıdır.
-Nezarethane defterinden öğrenilen bilgiler şüpheli ile paylaşılır.Eğer dosyadaki bilgilerin şüpheli tarafından öğrenilmesi sakıncalı ise,müdafi dosya incelemesine hakim tarafından mahkeme kararıyla sınır getirilebilir.
-Şüpheli ile isnat edilen fiil hakkında görüşme yapmaya başlanır.
-Görüşme sonunda şüpheli konuşma veya susma yönünde bir karar vermelidir.

Bu habere de bakabilirisiniz

polis365.com

ŞÜPHELİ VEYA SANIĞIN BEDEN MUAYENESİ VE VÜCUDUNDAN ÖRNEK ALINMASI – CMK 75

CMK Madde 75 (Değişik: 25/5/2005 – 5353/2 md.) (1) Bir suça ilişkin delil elde etmek …

Bir cevap yazın