Haksız Arama Suçu Nedir?

T C K 120 maddesi ile hayatımıza giren, Haksız arama suçu; bir kimsenin üstünün veya eşyasının kamu görevlisi tarafından hukuka aykırı bir şekilde aranmasıyla vücut bulur.

Bu Suç 5237 sayılı TCK’nın “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiş olup bu suç kamu görevlisi tarafından işlenebilen özgü suçlardandır. Haksız arama, mağdurun insan onuruna yönelik bir saldırı teşkil ettiği gibi özel hayatının gizliliğinin de ihlali ile sonuçlanabilir.

Haksız Arama Suçunun Soruşturulması

Haksız arama suçu, sadece kamu görevlisi tarafından işlenebilen bir suç olduğundan soruşturulması da özel soruşturma usullerine tabidir.

Jandarma, polis, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza kolluk görevlileri, suç işlendikten sonra yapılan soruşturma nedeniyle adli görevin yerine getirilmesi sırasında haksız arama suçu işlemiş ise, soruşturma genel hükümlere göre cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan yapılır (CMK m.161/5).

BU SUÇUN CEZASI ŞU ŞEKİLDE AÇIKLANMIŞTIR

Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Kişinin ceplerinin, el çantasının, bavulunun, özel otomobilinin hukuka aykırı bir surette aranması haksız arama suçunu oluşturacaktır.

Hukuka aykırı bir şekilde bir kimsenin “üstünün aranması” suretiyle,

Hukuka aykırı bir şekilde bir kimsenin “eşyasının aranması” suretiyle.

Kamu görevlisi, haksız arama fiilini kasten işlemelidir. Suçun kasten işlenmesi, kamu görevlisinin yetkisiz olduğunu veya yetki sınırlarını aştığını bildiği halde mağdurun üstü veya eşyasını araması halinde söz konusu olur. Örneğinin, bir polis memurunun o mahalde görevli olmadığı halde bir kıraathaneye girerek insanların üstünü araması haksız arama suçu oluşturur.

Suç, taksirle işlenebilen bir suç olmadığından, taksirle yapılan arama işlemi neticesinde haksız arama suçu oluşmaz. Örneğin, arama kararında ismi belirtilen şahsın eşyası zannedilerek başkasına ait eşya yanlışlıkla arandığı takdirde haksız arama suçu oluşmaz.

Arama işlemi, kamu görevlisi tarafından uygulanabilen, mevzuat ile sınırları belirlenmiş adli veya idari bir işlemdir. Ceza mevzuatına göre “adli arama” ve “önleme araması” şeklinde ikiye ayrılan arama işlemi; polis, jandarma, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza kolluk görevlileri tarafından yerine getirilebilir.

Suç işlendikten sonra uygulanabilen adli arama işlemi kapsamında kişilerin üstü veya eşyasının aranması Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.116 ve devamı maddelerinde belli usul kurallarına riayet edilerek gerçekleştirilebilen bir koruma tedbiri türüdür.

Suçun işlenmesini önlemek amacıyla yapılan önleme araması, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu m.9 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.18 ve devamı maddelerine göre yapılmaktadır.Ayrıca, özel güvenlik görevlilerinin de belli şartlarda arama yapma yetkisi vardır. Özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın